Antalya
03.07.2019
A
YAŞAM
ÇGD'den kültür gezisi
ÇGD'den kültür gezisi

Antalyalı gazeteciler, hafta sonu ÇGD Antalya Şubesi’nin organize ettiği kültür turu kapsamında düğmeli evler ve Altınbeşik Mağarası’yla ünlü İbradı ile Akseki’yi ziyaret etti

 

Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Antalya Şubesi tarafından düzenlenen hafta sonu gezisinde Akseki, İbradı ilçeleri; Ormana, Ürünlü Mahalleleri ve Altınbeşik Mağarası ziyaret edildi. Yöre kimliğiyle bütünleşmiş, ilçe ve mahallelerin simgesi haline gelmiş tarihi ve otantik mekanları ziyaret eden gazeteciler, geçtiğimiz yıl yaşamını kaybeden kent tarihçisi - arşivci Mustafa Üstün'ün ölüm yıldönümü için düzenlenen anma programına da katıldılar. ÇGD Antalya Şube Başkanı Engin Korkmaz, Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğretim üyelerinden Hasan Üstün ve ailesi başta olmak üzere İbradılı ailelerin desteğiyle geziyi gerçekleştirdiklerini belirterek, "İbradı, Antalya tarihinde önemli yere sahip, çok önemli devlet ve bilim insanları yetiştirmiş bir ilçemiz. İbradı, Akseki ve Ormana, bölgeye has düğmeli evleriyle kültür turizminin en önemli uğrak yerleri arasına girdi. Hafta sonunda gerçekleştirdiğimiz iki günlük gezimizde bölgenin kültür tarihi ve bölgeye has düğmeli evler mimarisi konusunda yerinde bilgiler edinme fırsatı bulduk. Gezimizin gerçekleşmesi için bize destek veren Hasan Üstün hocamıza, ailesine ve komşularına teşekkür ediyoruz. İbradı gezimize rehberlik eden Halis Yörür, Ormana gezimize rehberlik eden Zeki Cengiz ve Ürünlü'deki atölye evinde bizi ağırlayan Nurhayat Varol'a da ayrıca teşekkür ediyoruz" dedi.

 

İLK DURAK AKSEKİ

Muratpaşa Belediyesi'nin sağladığı ulaşım desteğiyle başlayan gezinin ilk durağı Akseki Etnografya Müzesi oldu. 1860'lı yıllarda Hacı Hüseyin Efendi'nin oğlu Hacı Hüseyin Efendi tarafından yaptırılan konak, Hüseyin Efendi'nin torunları tarafından Türkiye Diyanet Vakfı'na bağışlandı. 2012 - 2013 yıllarında Akseki Belediyesi tarafından restore edilen konak, 2016 yılında Etnografya Müzesi olarak düzenlendi. Müze Müdürü Mehmet Soylu, Akseki'ye has düğmeli ev mimarisine örnek teşkil eden konağın, bölgenin en nitelikli 5 yapısından biri olduğunu söyledi.  Akseki'nin geleneksel yaşam kültürü yanında bölgenin ekonomik yapısını da simgeleyen müzede, 3 bin 500 civarında eser sergileniyor. Akseki ziyaretinin ikinci durağı "Ben Aksekiyim Resim Müzesi" oldu. Resim Müzesi'nde, Akseki'nin geleneksel yaşamına ve eski mesleklere ait görüntüler ve bölgeye özgü ağaçlar ve diğer bitki türlerinin görüntüleri yer alıyor.

 

OSMAN AMCA VE BAHÇESİ

Müze ziyaretlerinin ardından İbradı'ya hareket eden ÇGD heyeti, Üzümdere Irmağı üzerinde bulunan Handost Restaurant'taki öğle yemeğinin ardından, adını ırmaktan alan Üzümdere Mahallesi'ne geçti; burada 13 dönümlük bahçesi içinde doğayla iç içe yaşam süren 80 yaşındaki Osman Amca'yı (Osman Yavuz)ziyaret etti. İçme ve sulama suyunu bahçesinden çıkan pınarlar ve Üzümdere'yle bahçesi arasında açtığı arklardan karşılayan Osman Amca, elektriğini de su kuvvetiyle döndürdüğü çark aracılığı ile sağlıyor. Yalnızlığı ve yaşlılığı nedeniyle bahçeyi çekip çevirmekte zorlandığını belirten Osman Amca'nın bakmak zorunda olduğu iki de kardeşi varmış. Bahçeyi bu nedenle satmak zorunda olduğunu belirten Osman Amca, "Bahçeyi turistik tesis kurmak amacıyla isteyenler oldu. Ama ben buranın doğal ortamının bozulmasını istemiyorum. Buradaki geleneksel üretimin devam ettirilmesini istiyorum. Ziyaretime gelenler, 'Aaa ne güzel bir yer, ne güzel bir yaşam' deyip, benimkine benzer bir yaşam sürmek istediklerini söylüyorlar; ama kent hayatından feragat edip buralara gelmeye de cesaret edemiyorlar.  Kooperatiflere filan çağrı yaptım. Gelsinler, buradaki geleneksel üretimi bozmadan devam ettirsinler" dedi. 

 

ÜNLÜ İSİMLER ÇIKARDI

Osman Amca'ya veda ettikten sonra İbradı'ya geçildi. ÇGD heyetine İbradı'yı orada doğup büyüyen emekli öğretmen Halis Yörür gezdirdi. İlçe içinde bulunan tarihi konaklar ve düğmeli evler hakkında yerinde bilgiler aktaran Halis Yörür, İbradı'nın asırlık kestane ağaçları, özel olarak da "Arapastık" denilen kestane ağacı hakkında bilgiler verdi. Halis Yörür, Osmanlı İmparatorluğu’na sayısız ulema yetiştirmiş İbradı'nın çok sayıda Cumhuriyet aydını da olduğunun altını çizdi. Kadı Abdurrahman Paşa, İbradı deyince ilk akla gelen isim. Aralarında üst düzey devlet görevlileri, iş insanları, bilim insanları, politikacı, modacı, sanatçı ve edebiyatçıların bulunduğu Yahya Minkari, Sadi Irmak, Kasım Gülek, Ali Bozer, Yüksel Bozer, Safa Giray, Korkut Boratav, Pertev Naili Boratav, Zeki Başeskioğlu, Muammer Aksoy, Orhan pamuk, Ayşe Kulin, Nazlı Ilıcak, Ömer Çavuşoğlu, Hakkı Süha Okay, Osman Sipahioğlu,. Faik Yılmaz İpek, Hazım Türegin gibi isimler, İbradı doğumlu, anne - baba tarafından İbradılı ya da İbradı'yla yakın akrabalığı olan isimlerden bazıları.

 

'ARAPASTIK' AĞACI

İlçede bulunan "kadı konakları" ulemanın ikametgâhı olma yanında, mahkeme işlevi de görmüş. Halis Yörür “Kadı Mezarlığı” denilen ilçe mezarlığında bulunan tarihi mezarlar ve bu mezarların özellikleri, kimlere ait oldukları hakkında da bilgiler aktardı.  Asırlık ağaçlarla kaplı kestane ormanı niteliğindeki mezarlığın yanında bulunan 1100 yıllık anıtsal ağaç "Arapastık"ın hikâyesi, İbradı tarihi açısından önemli bir yere sahip. Arapastık Kestanesi, adını siyahi köle Zeynep'in trajik sonundan alıyor. Rivayete göre, ağası Mustafa Efendi, Zeynep'i eşi Said’den ayırıp satması için, kardeşi İbrahim Efendi'ye gönderir. Buradan kaçan Zeynep, intikam almak için Mustafa Efendi'nin konağını yakar. Yangın tüm İbradı'ya yayılır, ilçedeki çok sayıda konak ve ev yanıp kül olur. Yapılan yargılamanın ardından Zeynep idam cezasına çarptırılır, ceza  bu ağaçta infaz edilir. Arapastık Ağacı'nın bir dalı kökünden kırıktır. İbradılılar, Zeynep'in asıldığı dalın bu dal olduğuna inanırlar. İnfazı kendine yediremeyen ağaç dalını kırıp, kendi dışına atar.

 

ORMANA İYİ KORUNMUŞ

İlk günün akşamında kent yaşamından kaçıp Ürünlü Mahallesi'ne yerleşen Nurhayat Varol'un belgesel filmi izlendi. ÇGD gezisinin ilk gün programı, bu gösterimle sona erdi. Gazeteciler ikinci gün mahalle sakini zeki Cengiz'in rehberliğinde Ormana'nın ünlü düğmeli evlerini ziyaret edip, evler ve yöre mimarisiyle ilgili bilgiler aldılar. Erimna Antik Kenti yakınında kurulan Ormana'da 100'ün üzerinde düğmeli ev ile 10 konak orijinal haliyle bugüne kalmış. Bu ev ve konaklardan bazıları butik otel olarak turizmin hizmetine sunulmuş. Ormanalı iş insanlarının yaptırıp hizmete açtığı  Yaşlılar Evi, mahallenin en çok dikkat çeken yapılarından biri. Ormanalı yaşlılar, ahşap ve taş mimarisiyle bu seyirlik yapı içinde, sedir kokuları arasında, ücretsiz şekilde keyifli yaşam bir sürmekteler. Ormana'nın düğmeli evleri arasında "Cemalim Cemalim" türküsünün kahramanı Karatay'ın konağı da bulunuyor. Bir aşk hikâyesi nedeniyle vurulup yaşamından edilen Karatay'ın torunları, dedelerinin konağını restore ettirip, bölge kültürünün bir parçası kılmışlar.

 

DÜĞMELİ EVLER

Çoğnluğu 18. ve 19. yüzyıllardan düğmeli evleri konaklardan ayıran özellik, dış cephe duvarlarında harç kullanılmaması, taşların hatılla bağlanmış olmasıdır. Genellikle iki kat olan bu evlerin alt katları ahır ve samanlık, üst katları insan kullanımı için inşa edilmiştir. Kışlıodalarda tavan vardır; diğer odalar tavansızdır. 1960'lı yıllarda yonga" denilen ahşap malzeme ile kaplı çatılarda, 1960'lı - 70'li yıllardan itibaren kiremit kullanılmaya başlandı. Bölgedeki bağ evleri, geçici kullanım için yapıldığından, köy evlerine göre daha küçük düğmeli evlerdir.

 

ALTINBEŞİK'TE KEYİFLİ ANLAR

ÇGD heyeti, Ormana turunun ardından Altınbeşik Mağarası'na geçip, botlarla mağarayı gezip, keyifli anlar yaşadılar. Büyükşehir Belediye şirketlerinden ANSET'in işletmesini üstlendiği mağarada, botlarla 150 metre kadar ilerlenebiliyor. Mağarayı 1996 yılında bölgede Oymapınar Barajı ile ilgili araştırma yapan Türkiye Speleoloji Derneği Kurucu ve Onur Başkanı Temuçin Aygen  keşfetmiş. Profesyonel dağcı ve mağaracılar 15 kilometre uzunluğunda olan Altınbeşik Mağarası'nın 5 bin metrelik bölümünü keşfetmişler. Mağara, adını üzerinde bulunan Altınbeşik Tepesi'nden almış. Yaz ayları boyunca ziyarete açık olan mağara, bu aylarda her gün 300 ile 800 kişi arasında konuk ağırlıyormuş.

 

KENT YAŞAMINDAN KÖY YAŞAMINA

ÇGD gezisinin son durağı yine düğmeli evleriyle ünlü Ürünlü Mahallesi oldu. Ürünlü'de gazetecileri kent yaşamından uzaklaşıp Ürünlü'ye yerleşen Nurhayat Varol ağırladı. Ürünlü'de satın aldığı düğmeli evde sakin bir yaşam süren Nurhayat Varol, tanınmış bir fotoğraf sanatçısı. 10 yıl kadar önce Ürünlü'ye yerleşen Nurhayat Varol, beş yıldır 12 ay boyunca Ürünlü'de yaşıyor. Daha önce ahır ve samanlık olarak kullanılan alt katı sergi salonu ve atölye olarak değerlendiren Nurhayat Varol, fotoğraf sanatı yanında çektiği belgesellerle de tanınıyor. Komşusu olan "Kübra" adlı yaşlı kadının yaşamından kesitler sunun belgesel, filmi izleyen gazetecilerin büyük beğenisini kazandı.  Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nden gelen bir grup bilim insanı 2006 yılında "Ürünlü Kültür Köyü" projesi hazırlamış; projeyi takiben köy, kentsel sit alanı olarak korumaya alınmış. 100'e yakın geleneksel ev ve bağ evi bulunan Ürünlü'de bulunan evlerin bahçeleri ağaç dokusuyla birlikte korunmuş bulunuyor.

 

YILKI ATI SÜRPRİZİ

Ürünlü'den hareket eden gazeteciler dönüş yolculuğunu İbradı'yı Manavgat ve Beşkonak'a bağlayan "Avasun Yolu"ndan yaptılar. Dönüş yolculuğunun iki heyecanlı karşılaşmasından ilki yılkı atları oldu. Yolun sağında bulunan düzlükte yayılmakta olan atlar, gazeteciler fotoğraf yarışına girince ürküp kaçtılar. Avasun Yolu'nun ikinci sürprizi Oymapınar ve Managat Barajlarını neredeyse kuşbakışı gören manzara oldu. Mustafa KOÇ

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: