Antalya
03.07.2019
A

 

Dün, 1993 yılında Sivas Madımak Oteli'nde 33 aydının, iki otel çalışanının yakılarak katledilmesinin yıldönümü idi. Bu vahşeti, bu insanlık ayıbını anlatmaya, katliamın faillerini tarif etmeye benim kelime haznem elvermiyor. Şu anda bu katliamları, bu katliamları yapan güruhu kınamaktan, lanetlemekten başka elimden bir şey gelmiyor. Bu tür katliamların son bulması, Türkiye'de gerçek anlamda hukuk devletinin kurulması, bu tür olaylara karışanların ağır cezalara çarptırılmasıyla mümkün. O halde, bütün enerjimizle bu hukuk devletinin inşası için çalışmalıyız, çalışacağız demektir.

                                                           *****

31 Mart yerel seçimleri ve 23 Haziran İstanbul seçimi, özlemini çektiğimiz hukuk devletine geçiş için bir dönüm noktası olma özelliği taşıyabilir. Tek adam çevresinde kümelenmiş bir azınlığın yönetimi olan oligarşik devletin yerine demokratik hukuk devletini geçirecek "halk cephesi" bu seçimlerle birlikte kendiliğinden oluşmuştur. Bu "cephe"nin asgari müştereklerde birliğini koruması,bu müştereklerin kayıt altına alınmasıyla mümkün. Böyle olmazsa, bu tür birliktelikler kendiliğinden oluştuğu gibi, konjonktüre göre kendiliğinden dağılır.

                                                           *****

Somut şeyler söylemek gerekirse; 31 Mart ve 23 Haziran seçimlerinde CHP - İYİ Parti tarafından oluşturulan Millet İttifakı'na HDP'nin destek vermesiyle Türkiye'de ibre muhalefet cephesi yönüne kaydı. CHP - İYİ Parti cephesi, başta Kürt sorununun sorun olmaktan çıkarılmasına, ülkede 30 - 40 yıldır devam eden kirli savaşın sonlandırılmasına yönelik demokratik çözüm önerileri sunmazsa,HDP kendi bağımsız çizgisinin gereğini yerine getirecek; güçler dengesi iyimser bir tahminle 31 Mart öncesinde olduğu gibi oluşacaktır.

                                                           *****

İYİ Parti'nin HDP'yi nasıl göreceği; HDP'yi Türkiye partisi olarak mı göreceği yoksa "teröristlerin" partisi olarak mı göreceği bu noktada önemli. Bu sadece geçici ittifaklar açısından değil, Türkiye'de hukuk devletine götürecek sürecin tamamı açısından önemli bir konu. Parlamentoda bulunan partilerinizden biri, özellikle de bu parti seçmen tabanı ve milletvekili sayısı açısından parlamentonun üçüncü sırada yer alan partisi ise; "öteki", "terörist", "Kandil'in uzantısı", vb. konumuna yerleştirmiş iseniz, sözünü ettiğiniz "hukuk devleti"nin samimiyet içermediğini, "hukuk devleti, ama sadece kendim için" anlamına geldiğini gösterir.

                                                           *****

Demokratik hukuk devleti; Sivas, Çorum, Maraş katliamları gündeme geldiğinde, katliamın sorumlularını; faili meçhul cinayetler söz konusu ise bunların faillerini ortaya çıkarmakla kalmayıp, yasada yer alan ceza neyse o cezayla cezalandıran; zulme uğrayanların hakkını tarafsız şekilde savunan; ülke maliyesini soyup soğana çeviren hırsızların - arsız - manipülatör takımının cesaretle üzerine giden, bunu hak - hukuk eşitliği temelinde yapan bir devlettir. Bunları es geçen bir ekonomik - siyasi yapılanmadan, ne kadar cilalarsanız cilalayın, hukuk değil guguk devleti çıkar. Yeni Sivas katliamlarıyla muhatap olmamanın tek yolu sözünü ettiğimiz türden bir hukuk devletini inşa etmektir.  

Paylaş
ETİKETLER:
Yok