Antalya
28.06.2019
A
Sinema meslek örgütü temsilcilerinden bir grup Başkan Böcek'i ziyaret ederek Altın Portakal Film Festivali'yle ilgili görüş ve önerilerini paylaşmış. Büyükşehir Belediyesi tarafından servis edilen haber metninde sinemacıların adına yer verilse de görüş ve önerilerine yer verilmemiş. Sinemacıların önerisini buradan biz aktaralım: "Festivali yapımcı - yönetmen Baran Seyhan yapsın." Baran Seyhan'ın yanında önerilen diğer isimler, sinema yazarı Deniz Yavuz ve Ankara Film Festivali'nden tanıdığımız Ahmet Boyacıoğlu.
*****
Baran Seyhan'ın adı festivalle ilgili daha önce de geçmişti. Baran Seyhan'la ilgili düşüncelerimi o günlerde bu sayfadan aktarmıştım. Tekrar aktarayım: Altın Portakal'da sansür skandalının patladığı 2014 yılında sinema örgütleri, sinema yazarları, jüri üyeleri, ardı ardına festival yönetimini protesto etmeye başladılar. Bu protestolara karşı, Altın Portakal'dan ulusal yarışmaları çıkaran Menderes Türel'in festival komitesini, "Ortada bir sansür yok! Ortada yasaklanmış, veto edilmiş bir film yok. Programdan çıkartılmış bir 'gezi belgeseli' de yok. Bilakis programa alınmış pek çok 'gezi belgeseli' var..." diye başlayan açıklamasında Baran Seyhan şu cümlelerle savunmuştu: "Neler oluyor orada diye zahmet edip arayıp bilgi almak varken 'kamuoyuna duyurulur' fetişizmine kapılmak hangi vicdanın eseridir? Hadi diyelim ki çekindiniz elinize yapışır diye akıllı telefonlarınız, sansürcü dediğiniz bu festival komitesi kim diye de mi aklınıza getirmediniz? Gazetecilik kariyerinde, yeni medya işlerinde ve en yakın, hoyrat zamanlardaki TV şovlarında alabildiğine özgürlükçü tavır almış olan Elif Dağdeviren... Sansürlenmeye son derece müsait filmlere yapımcı olarak imza atma cesareti göstermiş, yapımcı kimliği adına dünya çapında ödüllere layık görülmüş, Avrupa Film Akademisi üyesi, görsel işitsel alanlarda faaliyet gösteren kadınların Avrupa çatı örgütü EWA başkan yardımcısı Zeynep Özbatur Atakan… Kendi ülkelerinden neredeyse kovulmuş sinemacıların dünyayla buluşmasını sağlamış, Kürt’ün 'K'sinin telaffuzundan maraza çıktığı dönemlerde kendi festivalinde yürekli filmlerin gösterilmesi için göğsünü siper etmiş, Türkiye’de festivalciliğin dünya çapındaki ismi, şimdilerde çok takdir ettiğiniz festivalcilerin de hocası Hülya Uçansu… Bugüne kadar özgürlükten yana tavrını her fırsatta belki herkesten de önce yüksek sesle haykıragelmiş, ulusal ve uluslararası çapta pek çok kişinin hayal bile edemeyeceği platformlarda jüri üyeliği, danışmanlık yapmış, Uluslararası Film Eleştirmenleri Federasyonu FIPRESCI yönetim kurulu başkanı ve unutmadan hatırlatayım Sinema Yazarları Derneği Genel Başkanı Alin Taşçıyan… Bu dört kadın, bütün bu vasıflarından arınmış bir halde, hiç onurları yokmuş gibi bir gece ansızın sansürcü olmaya karar verdiler, öyle mi? ... Cehalet işte… Bence ya komiksiniz ya da art niyetlisiniz…"
*****
Sinemacıların önerdiği diğer iki isimden Deniz Yavuz, Antrakt dergisinde Hülya Özyol'un yanında ustalaşan biri. Festival işini Özyol, Deniz Yavuz'dan çok daha iyi bilir. Diğer isim Ahmet Boyacıoğlu, Ankara Film Festivali'nde Yürütme Kurulu üyesi olarak görev yaptı. Avrupa Filmleri Festivali Genel Sekreterliği ve Ankara Sinema Derneği Başkanlığı da yapan Boyacıoğlu, festival denince akla gelen isimlerden. Ancak, Ankara Film Festivali ile Antalya Film Festivali arasında, program içeriği, festival alanı, etkinlik sayısı, vb. açısından çok büyük fark vardır. 19 ilçeye yayılması düşünülen Altın Portakal, bu açıdan on tane Ankara Film Festivali demektir. 15 - 20 yıllık festival tecrübesi olan Hülya Özyol ve Göksel Kumsal, bu işi önerilen isimlerin hepsinden çok daha iyi yapar. Sinema yazarı Tuncer Çetinkaya, Türkiye'nin önde gelen sinema yazarları arasında yer almaktadır. 
*****
Altın Portakal Antalya'nın olduğu kadar sinema sektörünü oluşturan tüm kesimlerin de festivalidir. Festival organizasyonu içinde sektör temsilcilerinden çok sayıda isim festival danışmanı, proje sorumlusu, jüri üyesi, vb. olarak festival organizasyonunun birinci dereceden aktörleri arasında zaten yer alacaktır. Uluslararası yarışma için örneğin festivalin acilen bir danışmana, direktöre, her neyse, ihtiyacı vardır. Ama festival organizasyonunun merkezinde Antalya'yı, Altın Portakal Film Festivali'ni çok iyi bilen Antalyalılar olmalıdır. Festival organizasyonundan Antalyalıların dışlandığı bütün yıllarda büyük sorunlar, maddi -manevi büyük kayıplar yaşanmış, festival bütçeleri üçe beşe katlanmış, festival sansür skandallarıyla belediye yönetimlerinin başına bela olmuştur. Bizimki bu anlamda sadece bir uyarı. 
Paylaş
ETİKETLER:
Yok