Antalya
11.06.2019
A
EĞİTİM
Eğitimdeki istikrarsızlık endişe verici
Eğitimdeki istikrarsızlık endişe verici

Eğitim İş Antalya Şube Başkanı Fatin Iltar, 2018- 2019 eğitim yılını değerlendirdi. Iltar, Eğitim sistemindeki istikrarsızlığın eğitimciler ve öğrenci velilerinde endişeye yol açtığını söylerken, buna sebep olarak da iktidarın özel okul hayalini gösterdi 

  Eğitim İş Antalya Şube Başkanı Fatin Iltar, 2018- 2019 eğitim öğretim yılı değerlendirdi. Iltar, bu yıl da eğitim ve bilim emekçilerinin yıllardır birikerek artan sorunlarının daha da ağırlaştığını ifade etti. Eğitim sisteminde istikrarın sağlanamamasının eğitimciler ile öğrenci velilerini tedirgin ettiğini belirten Fatin Iltar, “TEOG sisteminin kaldırılışının ikinci yılında, liseye giriş ve üniversite sınavlarıyla ilgili onlarca değişiklikler oldu.  Yaşanan belirsizlikler, liselerde temel ders olan matematik dersinin etkisizleştirilmesiöğrencileri eleme adına zorlaştıran anlayış, ders kitapları ya da müfredatla sık sık oynamalar eğitim sistemimizi alt üst etmektedir.  Ortaokul sonrası çıkmaza giren öğrenciler, lise mezunu olan öğrencilerin üniversite kapılarında bekletilmesi, üniversitelerde birçok bölümün kapatılma hazırlıkları, öğretmen yetiştiren kurumların itibarsızlaştırılması, farklı bölüm mezunlarının da öğretmen olarak atanabilmeleri için yapılan hazırlıklar ve bunlardan doğan belirsizlikler öğrencileri, velileri ve öğretmenleri olumsuz etkilemiştoplumu kaygıya sevk etmektedir” ifadelerine yer verdi.  

 

İKTİDARIN ÖZEL OKUL HAYALİ  

 

Eğitim İş Antalya Şube Başkanı Iltar, eğitim sistemindeki dalgalanmaların sebebinin iktidarın özel okul hayali olduğunu dile getirerek, şunları söyledi: “Bu sistem hükümetin hayali olan özel okuldan başka bir şeye hizmet etmemektedir. Daha önceki yıllarda MEB’in, “En büyük ve en kapsamlı eğitim hareketi” dediği FATİH Projesi’nde başarısızlık tescillenmiş, iletişim operatörlerinden alınan 1 milyon 438 bin tablet çürümeye terk edilmiş ve projenin kamuya yükü 2 milyar lira olduğu iddia edilmiştir. Bir yandan temel bir insan hakkı ve bir kamu hizmeti olan eğitim piyasaya açılırken, öte yandan da ulusal belleği silinmiş, sorgulamayan, itaatkâr, kendi adına karar verenlerin kararlarına biat eden bir nesil yetiştirilmeye çalışılmaktadır. Çocuklarımızın öğrenmeye değil, sınavlara koşullandırıldığı, öğretmenlerin düşük ücretle, esnek ve güvencesiz çalışmaya zorlandığı, siyasal kadrolaşmanın sınır tanımadığı, okullardan bilim ve sanatın kapı dışarı edildiği, matematiğin tartışmaya açıldığı, dini referans alan uygulamaların arttığı bir eğitim sistemiyle sağlıklı bireylerin yetiştirilmesi mümkün değildir. Eğitim-İş Antalya Şubesi olarak, çocuk ve gençlerimizin, geleceğimizin siyasi iktidarın yarattığı enkazın altında yok olmaması için acil adımlar atılması zorunluluğunu bir kez daha belirtiyoruz.” MÜZEYYEN YÜCE  

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: