Antalya
07.06.2019
A
Her bayramın klişe sözüdür; “Nerede o eski bayramlar”…
Yaşanan ve yaşanmayanlara bakınca, bu sözün öyle söylenip geçilecek kadar sıradan bir söz olmadığını anlayabiliyoruz.
Mesela; eskiden bayramların manevi havası daha farklıydı. Eş, dost ve akraba ziyaretleri aksatılmaz, tanımasak bile etrafımızdaki hasta ve yaşlıları mutlaka ziyaret ederdik.
Şimdiki bayramlarda tatil günü hesaplanıyor, otellerden yer ayırtılıyor.
Eskiden köyden kente göç fazla olmadığı için trafik canavarına bu kadar kurban verilmiyordu. Şimdiki bayramlarda trafik kazalarının en aza indirgenmesi, kazalardaki ölü ve yaralı sayısının minimum düzeyde tutulması için polis ve jandarma adeta teyakkuza geçiyor. Buna rağmen her bayram yüzlerce insanımız trafik terörüne kurban gidiyor. Bayramdan mı çıkıyoruz, savaştan mı, anlayamıyor insan.
Eski bayramlarda evler misafirlerle dolar taşardı. İkramlar, sohbetler bir başka tatlıydı. Şimdiki bayramlarda evler boşalıyor, oteller ve tatil beldeleri dolup taşıyor, açık büfelerin önünde kuyruklar oluşuyor.
Eski bayramlarda çocuklar bayramın gerçek sahipleriydi. Şeker toplanırdı mesela… Büyüklere yapılan ziyaretlerde verilen küçük hediyelerin manevi değeri çok büyüktü. Şimdiki bayramlarda çocuklar bile nereye gideceklerini şaşırıyor. Çünkü sinema, lunapark, eğlence mekanları onları bekliyor. Biz istediğimiz kadar kabul etmek istemeyelim, bayramlar artık ticari bir fırsata dönüştü. Turizmcilerin bayram tatilinin 10 güne çıkmasını istemesinin altında da bu gerçek yatmıyor.
Eski bayramların yerinde yeller esiyor.
Ve malesef, birkaç yıl sonra bugünkü bayramları bile arar duruma geleceğimizden endişe ediyor insan.
Paylaş
ETİKETLER:
Yok