Antalya
29.05.2019
A
ADLİYE , POLİTİKA
Şık, yeniden hâkim önünde
Şık, yeniden hâkim önünde

Bülent Şık'ın halka açıkladığı gerekçesiyle dava konusu olan araştırması, 8 milyon insanın yaşadığı bölgede çevre kirliliğinin gıdalarda ve suda kanserojen etkiler yarattığını ortaya koyuyor

T24'ten Gökçer Tahincioğlu'nun haberine göre Sağlık Bakanlığı’nın halktan gizlediği kanser raporunu bir yazı dizisiyle halka duyurduğu gerekçesiyle 12 yıla kadar hapsi istenen bilim insanı Bülent Şık hakkındaki davanın ikinci duruşması 30 Mayıs Perşembe günü (yarın) saat 10.00'da başlayacak. Duruşma öncesi dosyaya giren bilirkişi raporunda, bölgedeki kirliliğe yönelik haberlerin daha önce de yayımlandığına işaret edildi. Uluslararası saygın kurumların da takip ettiği davada Şık hakkında savcılığın esas hakkındaki görüşünü açıklayabileceği belirtiliyor.

5 - 12 YIL ARASINDA HAPSİ İSTENİYOR
Akademiden ihraç edildikten sonra Cumhuriyet gazetesinde halk sağlığı konulu yazılar kaleme alan Bülent Şık, Kocaeli, Ergene Çayı havzasında yer alan Kırklareli, Edirne, Tekirdağ ile Antalya’da yapılan, Sağlık Bakanlığı’nca sonuçları kamuoyuna açıklanmayan araştırmayı halka duyurdu. Bir dönem çalışmalarında yer aldığı konu üzerinde, akademiden çıkartıldıktan sonra da ilgisini sürdüren Şık, bulgularını kamuoyu ile paylaştı. Bu nedenle Şık hakkında 5 yıldan 12 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

8 MİLYON İNSANI İLGİLENDİRİYOR
Araştırma, 8 milyon insanın yaşadığı bölgedeki çevre kirliliğinin gıdalarda ve suda kanserojen etkiler yarattığını ortaya koyuyor. Raporu, önlem alması gereken kamu kurumlarına bile göndermediği ortaya çıkan Sağlık Bakanlığı'nın şikayeti üzerine Şık’ın TCK 258 uyarınca “göreve ilişkin sırrın açıklanması” ve TCK 334 ile TCK 336 uyarınca “açıklanması yasaklanan bilgileri temin etme ve açıklama" suçlarını işlediği iddia edildi.

ZATEN BİLİNİYOR
Davanın ilk duruşması 7 Şubat’ta görüldü. 30 Mayıs’ta görülecek ikinci duruşma öncesi hazırlanan bilirkişi raporu Bülent Şık’ın açıkladığı bilgilerin daha önce de başka sitelerde yer aldığını ortaya koydu. Raporda, çeşitli tarihlerde çeşitli sitelerde Kocaeli, Ergene Çayı ve Antalya ile ilgili çıkan haberlere yer verildiği kaydedildi. Bu haberlerin Şık’ın yazısından önce olduğuna dikkat çekilerek, “İnternet ortamında yapılan araştırmalarda suça konu bölgeler ile ilgili suç tarihi olan 16 Nisan 2018 tarihinden önce de haber sitelerinde ve gazetelerin internet sitelerinde benzer haberlerin yapıldığı kanaatine varılmıştır” denildi. 

YARGILAMAYA SON VERİLSİN
Aralarında çevre dernekleri, ekoloji platformları, meslek odaları, sendikalar ve derneklerin bulunduğu 32 kuruluş ortak imzalı bir açıklama yayınlayarak, yargılamaya son verilmesini istedi. Yapılan açıklama şu şekilde: 
Türkiye’nin belirli bölgelerinde kanserden ölümlerin dünya ortalamasının üzerinde olması sebebiyle Sağlık Bakanlığı tarafından toprak, su ve gıdadaki kirlenmenin araştırılıp raporlaştırılması için 2011-2016 yılları arasında bir dizi akademisyen görevlendirilmişti. Görevlendirilen akademisyenlerden birisi de yakından tanıdığımız ve hayatındaki en önemli önceliği, halk sağlığı ile gıdanın ekolojisi çalışmalarına veren Antalya Akdeniz Üniversitesi’nde Yrd. Doç. Dr olarak çalışan Bülent Şık idi. Araştırmaya konu olan kentler Kocaeli, Antalya, Tekirdağ, Kırklareli ve Edirne iken, havzalar Ergene ve Dilovası’ndan oluşuyordu. 22 Kasım 2016’da çıkarılan 677 sayılı KHK ile görevine son verilen Bülent Şık, daha sonra da çalışmalarına devam edip, halk sağlığını ilgilendiren nişasta bazlı şeker, obezite, su ve gıdadaki zehirlenmeler üzerinden akademisyen titizliğiyle, seminerler vermeye ve basında bunları açık yüreklilikle yazmaya devam etti. 
Yaptığı çalışmalar ve uyarıcı yazıları sebebiyle toplum ve devlet tarafından ödüllendirilmesi gereken Şık’a tam tersine Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanan “Türkiye’yi kanser eden ürünleri devlet gizledi, biz açıklıyoruz! İşte zehir listesi” başlıklı yazı dizisi nedeniyle ve Sağlık Bakanlığı'nın talebiyle dava açıldı. Ve şimdi bu davanın ikinci duruşması 30 Mayıs’ta İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde görülecek. Bülent Şık birinci duruşmada yaptığı savunmasında: “Bir bilim insanı şirketlere veya kurumlara değil öncelikle topluma karşı sorumludur. Çünkü toplumun sağlığı ve geleceği şirketlerin ya da kurumların kısa vadeli çıkarlarına emanet edilemeyecek ölçüde önemlidir.” Diyerek halk sağlığı etiğinin, bilim insanı sorumluluğunun ve toplumsal adalet anlayışının ne olması gerektiğini net bir şekilde ortaya koyuyordu.
Bizler Antalya’da yaşayan ve çeşitli sivil toplum örgütlerinin üyeleri olarak asıl yargılanması gerekenin bu bilgileri uzun süredir halktan gizleyen Sağlık Bakanlığı olması gerektiğini düşünüyor ve toplum vicdanını zedeleyen bu yargılamaya derhal son verilmesini talep ediyoruz. Mustafa KOÇ

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: