Antalya
25.05.2019
A
YAŞAM , KÜLTÜR-SANAT
ATATÜRK İLKELERİNİ KORUMA VE KOLLAMADA GENÇLİĞE DÜŞEN GÖREV
ATATÜRK İLKELERİNİ KORUMA VE KOLLAMADA GENÇLİĞE DÜŞEN GÖREV

HAZIRLAYAN: YAVUZ ALİ SAKARYA 

 

 

 

“Ey Türk Gençliği! Birinci görevin, Türk bağımsızlığını, Türk cumhuriyetini sonsuza dek korumak ve savunmaktır. Gereksinim duyduğun güç, damarlarındaki soylu kanda bulunmaktadır.”  Mustafa Kemal Atatürk 

 

 

 

Not: Resimler, “7 Arıklar” sanat grubunun ANSAN galeride açtığı “İlk Adım” sergisinden alınmıştır.   

 

Yurt kurtarıcısı Mustafa Kemal’in bağımsızlık savaşımı vermek üzere Samsun’a ilk adımını attığı tarihin 100. Yıldönümü. Eli kulağında.  

Geçen yüz yıllık zaman içerisinde Atatürk döneminde alınan yol, çağdaş uygarlık adına kat edilen mesafe, insan aklının almayacağı kadar hızlı ve Türk toplumuna yakışır ve yaraşır konumda. Ulusumuz adına övünç verici.   

 

 

Ne var ki, son yıllarda her alanda içine düşürüldüğümüz çukur  ve  önümüzü görmemizi engelleyen siyah perde, hiçte bize yakışmıyor. Gün günden kötü geliyor.        

 

Çağdaş uygarlığı yakalama ve geçme konusunda Mustafa Kemal’in bize çizdiği hedeften büyük sapmalar içindeyiz. “Herkes Mersin’e, biz tersine” bir durum söz konusu. Buna Türk toplumu adına üzülmemek, endişe duymamak elde değil.        

 

Cumhuriyeti kuran Mustafa Kemal, ortamı ve koşulları iyi bilen, ilerde olabilecekleri bire bir gören ulu önder, onu koruma görevini başkasına değilsadece Türk gençliğine vermiştir. Her fırsatta, her gittiği yerde  geleceğe olan umudunu ve gençliğe duyduğu güveni dile getirmiştir. Onlara görevler yüklemiştir.   

 

Türk Gençliği, büyük atasını, ömür boyu süren çalışkanlığını örnek alarak, onun önder kişiliğinde ve öncülüğünde, akıl ve bilimi rehber edinerek ve yurtseverlik anlayışını geliştirerekkendi yenilikçi tavrını geliştirmeyi amaç edinmelidir. Devrimci tavrından asla ödün vermemelidir. Bu arada çok duyarlı olmalı yoldan sapanlara da aman vermemelidir.  

 

Türk gençliğine düşen görev, umursamazlık ve aymazlık değil, olanı biteni seyretmek, dur bakalım ne olacak deyip beklemek değil, sadece ve sadece yurdun ve cumhuriyetin kalıcı olması için üstüne düşen görevi her koşulda yapmaktır.  

Toplumu, uygarbarışçıl ve huzur toplumu yapmak, saygın kılmak, üreten ve öncelikle kendi kendine yeten bir varsıl topluma dönüştürmek gençliğin temel  ilkesi olmalıdır.  

 

Gençlik, ayrımsız tüm unsurlarıyla  çağdaş uygarlığın üstüne çıkmayı amaç edinmeli, Türk olmanın gururu ve sorumluluğu ile hareket etmelidir. Önce evrensel düşünceleri, çağlar aşan görüşleri ile Mustafa Kemal’i iyi anlamalı, anlatmalı, unutturulmaya çalışmak yerine kuşaktan kuşağa aktarılacak ve geliştirilecek ve devrimleri tamamlananacak hale getirmelidir. 

 

    

  

Atatürkçülük, geleceği görme, çağdaşlaşma ve yenileşme hareketidir. Durağan değildir. İnanılmaz hızla gelişen dünyada durmaya, seyretmeye ya da yerinde saymaya tahammülü yoktur. Türk gençliğinin buna tahammülü yoktur, olamaz.   

Atatürk ilkelerinin yaşatılması, korunması ve gelişmesinde, yarım bırakılanların tamamlanmasında ulu önderin de istekleri doğrultusunda gençlere, kendini genç hissedenlere büyük görevler düşmektedir.  

 

Mustafa Kemal, toplumun çıkışı,  içi vatan sevgisi dolu, sürekli gerçeği arayan bir gençlikte görmektedir. Uluönder, olumsuz gidişi, inancı, çalışkanlığı ve kendine güveni ile olumluya çeviren unsurun Türk gençliği olacağına gönülden inanmaktadır.  

 

Atatürk, defalarca deneyimlediği gençliğe