Antalya
13.05.2019
A
Bu başlık bana değil, CHP Genel Merkezi'nden "parti büyükleri"nin referansıyla 56. Uluslararası Antalya Film Festivali'ni düzenleme görevi verildiği söylenen Yapımcı - Yönetmen Baran Seyhan'a ait. Aşağıdaki paragraflar da Baran Seyhan'ın bu başlık altında, yaşanan sansür skandalı nedeniyle festivali protesto eden jüri üyeleri, sinema meslek örgütleri ve sinema yazarlarına yönelttiği eleştirilerden bazı bölümler. Baran Seyhan'ın 4 Ekim 2014 tarihinde paylaştığı bu salvo atışların facebook hesabında varlığını korumakta olduğunu hatırlatalım:  
*****
"Birkaç gündür ortalıkta gezen çarşaf bildiriler ve 'kamuoyuna duyurulur' açıklamaları maalesef gerçeği yansıtmıyor. Hadi lafı uzatmayalım: Ortada bir sansür yok! Ortada yasaklanmış, veto edilmiş bir film yok. Programdan çıkartılmış bir 'gezi belgeseli' de yok. Bilakis programa alınmış pek çok 'gezi belgeseli' var."
*****
"Neler oluyor orada diye zahmet edip arayıp bilgi almak varken 'kamuoyuna duyurulur' fetişizmine kapılmak hangi vicdanın eseridir? Hadi diyelim ki çekindiniz elinize yapışır diye akıllı telefonlarınız, sansürcü dediğiniz bu festival komitesi kim diye de mi aklınıza getirmediniz? Gazetecilik kariyerinde, yeni medya işlerinde ve en yakın, hoyrat zamanlardaki TV şovlarında alabildiğine özgürlükçü tavır almış olan Elif Dağdeviren... Sansürlenmeye son derece müsait filmlere yapımcı olarak imza atma cesareti göstermiş, yapımcı kimliği adına dünya çapında ödüllere layık görülmüş, Avrupa Film Akademisi üyesi, görsel işitsel alanlarda faaliyet gösteren kadınların Avrupa çatı örgütü EWA başkan yardımcısı Zeynep Özbatur Atakan… Kendi ülkelerinden neredeyse kovulmuş sinemacıların dünyayla buluşmasını sağlamış, Kürt’ün 'K'sinin telaffuzundan maraza çıktığı dönemlerde kendi festivalinde yürekli filmlerin gösterilmesi için göğsünü siper etmiş, Türkiye’de festivalciliğin dünya çapındaki ismi, şimdilerde çok takdir ettiğiniz festivalcilerin de hocası Hülya Uçansu… Bugüne kadar özgürlükten yana tavrını her fırsatta belki herkesten de önce yüksek sesle haykıragelmiş, ulusal ve uluslararası çapta pek çok kişinin hayal bile edemeyeceği platformlarda jüri üyeliği, danışmanlık yapmış, Uluslararası Film Eleştirmenleri Federasyonu FIPRESCI yönetim kurulu başkanı, ve unutmadan hatırlatayım Sinema Yazarları Derneği Genel Başkanı Alin Taşçıyan… Bu dört kadın, bütün bu vasıflarından arınmış bir halde, hiç onurları yokmuş gibi bir gece ansızın sansürcü olmaya karar verdiler, öyle mi? Antalya yerel yönetimi ve Ankara’nın konuyla ilgili otoriteleri de bu dört kadının hayat duruşlarından, dünya görüşlerinden hiç haberdar değilmiş demek ki, yoksa niye bu komiteye teslim etmiş olsunlar festivali. Cehalet işte… Bence ya komiksiniz ya da art niyetlisiniz…"
*****
Baran Seyhan'ın parlata parlata bitiremediği "bu dört kadın", Antalya Film Festivali'nden ulusal yarışmaları çıkaran Menderes Türel'in festival direktörleri, festival danışmanları; Türel dönemi festivallerinin proje ortakları. (51 ve 52. festivallerde Baran Seyhan'ın da bu ekip içinde danışman olarak yer aldığını biliyorduk. Kendisi hiç bir projede ortaklığım olmadı dediğine göre, buna inanmak zorundayız.) 
*****
Varmak istediğimiz yer şurası: Antalya Film Festivali illa birilerine ihale edilecekse bu o festivalin içini boşaltanlara ya da festivali özünden edenlere övgü düzenlere değil, en azından buna karşı çıkanlara ihale edilmeli. Kaldı ki ortada ihale edilecek bir festival yoktur. Türel'in ilk döneminde festival ihale ettiği TÜRSAK'tan geriye tekmeli yumruklu skandallar, Akaydın'ın ihale ettiği piar ajansından geriye o meşhur göz afişinin hatırası, ikinci Türel dönemindeki festival ihalesinden sansür skandalları, festival protestoları, ulusal yarışmanın İstanbul'da düzenlenmesi kaldı. Bu festivalin yıllarca çilesini çekmiş, her yönetim değişikliğinde işinden edilmiş, 10 yıllık 20 yıllık emekleri ortada kalmış, başkalarının 20 milyona mal ettiği festivali 6 - 7 milyona maletmiş; skandallara, sansür tartışmalarına meydan vermeden onlarca yıl festival yönetmiş kendi çocukları; festivalin "asli unsurları" vardır. Festivalin bu "asli unsurları", "sinemanın asli unsurları"yla el ele, kol kola, Altın Portakal'ı altın portakal yapar ve de festival için her şey çooook mu çok güzel olur.  
Paylaş
ETİKETLER:
Yok