Antalya
09.05.2019
A
ÇEVRE , KÜLTÜR-SANAT
Kesikti, özeldi
Kesikti, özeldi

1896'da çıkan yangından sonra 'kesik minare' olarak kalan Kaleiçi’ndeki Şehzade Korkut Camisi’ne külah eklenmesi meslek odalarının tepkisini çekti . Ortak görüş, “Onu özel kılan minaresinin kesik olmasıydı” şeklinde oldu.

 

  

Kesik Minare'ye külah giydirilmesine yönelik eleştiriler devam ediyor. Antalya Tanıtım Vakfı'nın ardından Mimarlar ve Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası da karara karşı çıktı. Mimarlar Odası Antalya Şube Yönetimi tarafından yapılan açıklamada, "Kesik Minare açık hava müzesi olarak kalmalıdır" denildi.  Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ufuk Aydın da yaptığı paylaşımda, "Kesik olması bir eksiklik değil, tam tersine onu bize özel yapan, bizi de çok havalı yapan bir semboldü" ifadelerini kullandı. 

TARİHİ OLDUĞU GİBİ SİLUETİ DE BOZAR
Kesik Minare’nin üstüne kubbe konulmasına karşı çıkan ilk isim Antalya Tanıtım Vakfı (ATAV) Başkanı Yeliz Gül Ege olmuştu. Bu haliyle yapının özelliğini kaybedeceğini ve  yapının tarihi özelliğinin nedeninin kesik olması olduğunu belirten yeliz Gül Ege tepkisini, “Antalya siluetinde kullandığımız hali kesik hali zaten. Bu yapının tamamlanması hem tarihi hem de Antalya’nın siluetini bozar. Bence bu ‘kesik’ şekilde kalmalı” diye göstermiş idi.

 

 

TEMYİZ SONUCU BEKLENMEKTE
Mimarlar Odası Antalya Şube Yönetimi tarafından yapılan açıklamada, Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu onaylı Kaleiçi kentsel ve 2. Derece Arkeolojik Sit alanını Koruma Amaçlı İmar planında olduğu gibi Koruma Kurulu'nun sonraki kararlarında da Kesik Minare Camii'nin 'Açık Hava Müzesi' olarak kullanılmasının esas alındığı; Vakıflar Bölge Müdürlüğünün itirazı sonucu yapının cami olarak kullanım kararı alındığı belirtilerek, "Danıştay kararına karşı, Karar düzeltme yoluna başvurulmuş ise de, Danıştay 14.Daire karar düzeltme istemimizi reddetmiştir. Antalya 1.İdare Mahkemesi, Danıştay bozma kararı uyarınca bu kez davamızın reddine karar vermiştir. Bu karara karşı, tekrar Danıştay’a, temyiz yoluna başvurulmuş, Temyiz sonucu beklenmektedir" denildi.

 

 

AÇIK HAVA MÜZESİ OLSUN
"Yargı süreci devam etmesine karşın Vakıflar Bölge Müdürlüğü, bölgede cami ihtiyacı olmamasına karşın Cami amaçlı restorasyon çalışmalarına hızla devam etmektedir. Sembol haline gelmiş kesik minarenin, minare olarak kullanılmasına yönelik restorasyonu ve üzerinin kapatılması sembol olma özelliğini de kaybedeceğinden, turizm açısından önemini de yitirecektir. Yapı, Kültür ve Turizm Bakanlığınca 'Kültür ve Turizm Alanı' ilan edilen Kaleiçi’nde bulunmaktadır. Kent Belleğinde 'Kesik Minare' ismi mihenk taşı niteliğindedir" denilen Mimarlar Odası açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "Küçük bir alanı kapsayan Kaleiçi bölgesinde 4 adet büyük cami ve 3 adet mescit bulunmakta olup birçoğu cemaatsizlikten kullanılamaz durumdadır. Ayrıca bölge çoğunlukla turistik dükkanlar, pansiyonlar ve barlardan oluşmaktadır. Bu bölgede ikamet eden insan yok denecek kadar azdır. Bu kadar az ikametin olduğu bir bölge de halen kullanılmayan 4 adet büyük caminin ve 3 adet mescidin olması kamunun ibadet yeri kullanımı için yeterli olduğu düşüncesindeyiz. Bölge tarihsel yapısı ile yoğun ilgi gören bir turistik alandır. Bu durumda yapının açık hava müzesi olarak kullanma fonksiyonu daha önem kazanmaktadır." 

BİZE HAS BİR SEMBOLDÜ
Kesik Minare'ye külah takılmasına ilişkin bir açıklama da Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Antalya Şube başkanı Ufuk Aydın'dan geldi. "Kesik Minare, bizimdi. Antalya’nındı. Tüm dünyadan bize örnek gösterilen, o şehirleri ayrıcalıklı kılan sembol tarihi yapılar gibi bizim memleketimize, kentimize özel, farkımızdı. Bizim Pizza Kulemizdi. Kaleiçi kentinin, en sağlam 'point of interest'iydi. Antalya çocuklarının, yolunu, rotasını belirlerdi" diyen Ufuk Aydın, "Kesik olması bir eksiklik değil, tam tersine onu bize özel yapan, bizi de çok havalı yapan bir semboldü. Gelip görenlerin neden bu halde diye merak edip, kentin tarihini okuyup, anlayıp, öğrendiği bir nevi anıttı. Artık her minare gibi" ifadelerini kullandı.   Mustafa KOÇ

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: