Antalya
07.05.2019
A

Bu sezon başı devreye giren VAR sistemi ile maçların daha adil geçeceğine olan inancımız, hiç olmadığı kadar artmıştı.
Hem de Türk futbolunda kirli ve karanlık işlerin hiç bitmeyeceğine dair, yıllardır belleğimize yerleşen önyargılarımıza rağmen bu inanca sahip olmuştuk.
Geride bırakmaya hazırlandığımız sezonda gördük ki; yine erken sevinmişiz. O teknolojiyi de kullanan önyargılı, eyyamcı hakemler sonuçta. 
Önceden hakemler göz göre göre eyyam yaparlardı, VAR sisteminden sonra delilli-ispatlı-belgeli yapıyorlar, kimse de engel olamıyor.
Bu sezon Antalyaspor’un Galatasaray ve Başakşehir maçları buna en çarpıcı örnek oldu. Maçın hakemleri bilerek ve isteyerek Antalyaspor aleyhine eyyam yaptılar. Eyyam yapamayacaklarını anladıklarında ise VAR sistemine başvurmaya gerek görmediler.
Diyelim ki; Göztepe-Antalyaspor maçında Mete Kalkavan, iki Anadolu takımı arasında oynanan maçı yönettiği için çok dikkat çekmedi. Galatasaray-Beşiktaş maçındaki yönetimi nasıl açıklayacağız?
Öyle bir hakem yönetimi sergilendi ki; tüm Türkiye’nin gözünün içine baka baka, “Şampiyonu ben belirlerim” der gibi, herkesle inatlaşarak maçı aldı, istediği takıma kazandırdı.
Bülent Yıldırım ve Mete Kalkavan, bana göre mevcut hakemler arasında en eyyamcı iki isim.
Ve bana göre Türk futbolunun kanserli hücreleri.
Milyon dolarlar harcayarak kurulan takımlar, bu muhteremleri de ikna edebilirlerse başarılı olabilirler.
Bülent Yıldırım 10 yıldır aynı eyyamlarını sürdürüyor.
Çok net hatırladığım eyyamlarından birisini 2015-2016 sezonunun 3.haftasında İstanbul Şükrü Saraçoğlu Stadı’nda bizzat şahit oldum.
Maç boyunca Fenerbahçeli futbolculardan fırça yiyen, sürekli azarlanan, onların istemediği düdükleri çalamayan Yıldırım, tüm uğraşlarına rağmen maçı evsahibi ekibe kazandıramadı. 42.dakikada Luis Nani’nin attığı gole, Antalyaspor 70.dakikada Guilherme Gusmao’nun golüyle karşılık verdi. Maçın sonuna 4 dakikalık uzatma gösterilmesine rağmen Fenerbahçe bir türlü öne geçemedi. 90+7’de, cezaalanı dışında Antalyasporlu Kadir Bekmezci’nin, Nani’ye temas dahi etmediği pozisyonda faul kararı veren Yıldırım, frikikten Nani’nin attığı golün santrasını bile yaptırmadan maçı bitirmişti.
Bu adam Türk futbolunda hala hakemlik yapabiliyorsa, futbolun bileşenlerinin ağlamaya hakkı yok. O maçta Antalyaspor’un hakkını çalan Bülent Yıldırım, önceki akşam Beşiktaş’ın hakkını yemiş ve şampiyonluğu adeta kendisi belirlemiştir.
Son yıllarda Bülent Yıldırım’ın yolundan giden Mete Kalkavan çıktı başımıza. Futbolu yönetenler, bu tür kanserli hücreleri kesip atamadığı sürece, Türk futbolunu hiçbir yere götüremez.
Çünkü bu hakemlerin yönettiği maçlarda racon kesen futbolcular, Avrupa’ya gittiklerinde ağızlarının payını alarak dönüyor.
Sonra Türk futbolunun niye gelişmediğini tartışır gibi yapıp, kendimizi kandırıyoruz.

Paylaş
ETİKETLER:
Yok