Antalya
03.05.2019
A

Ligin bitimine haftalar kala hedefe ulaşmak, kalan maçları daha rahat izlemek ve keyif yapmak için önemli.
Sezon başında belirlenen 41 puana, sezonun bitimine 5 hafta kala ulaşınca hedefler de büyüyor.
Antalyaspor camiası, takımlarından artık Avrupa’ya gidecek bir performans bekliyor.
Kağıt üzerinde kulağa çok hoş gelen bu hedefin gerçekleşmesi halinde maddi-manevi büyük kazançlar elde edilecektir.
Olayın görünen yüzünü bir tarafa bırakırsak, Antalyaspor’u riskli bir tablo da bekleyebilir.
Geçmiş yıllarda altyapısını tamamlamadan, mali durumunu gözden geçirmeden Avrupa kupalarında mücadele eden takımlara göz atınca, gerçekler tüm çıplaklığıyla karşımıza çıkıyor.
Denizlispor, Gençlerbirliği, Osmanlıspor, Bursaspor ve Akhisar takımları buna en iyi örnek.
Hazır olmadan Avrupa’ya giden tüm takımlar, takip eden birkaç sezon içinde küme düştü, bazıları hala toparlanamadı.
Antalyaspor’un, bu sezon için Avrupa’ya hazır olduğunu düşünmüyorum.
Nasıl olduğunu bilmediğimiz 500 Milyon civarında bir borç var. UEFA öncelikle finansal fair-play isteyecek. Takımın şu anda bunu gerçekleştirebilecek gücü yok.
Bu sezon başı, ligde kalacak bir kadro kuran yönetim, önümüzdeki sezon Avrupa’da başarılı olabilecek bir kadro oluşturmak isteyecek. Bu da ekstra maliyet demek. Antalyaspor’un şu an için böyle bir lüksü yok.
Günlük maç sonuçları ile gelen başarıyı kimse reddetmez. Bilerek ve isteyerek Avrupa’ya gitmemeye çalışmak da rencide edici olur. Ancak gerçekleri görerek hareket etmek zorundayız.
Mevcut borçları eritmeden, maliyetli bir kadro daha kurmak, Antalyaspor’un Ordu ve Mersin takımlarının akıbetine uğraması anlamına gelebilir.
Bu nedenle, yönetimin önümüzdeki iki sezon için maksimum tasarrufu göz önünde bulundurması gerekiyor.
Yarım sezon Samir Nasri’yi izleyip yıllarca parasını ödemek ne kadar mantıksız ise, orantısız büyüyerek erkenden Avrupa’ya gitmek de Antalyaspor’u yıpratır.
Mantıklı hareket etmekte yarar var.

Paylaş
ETİKETLER:
Yok