Antalya
15.04.2019
A

Cuma sabahı hepimizi alarma geçiren bir haberle uyandık. Seçimlerden önce sosyal medyaya yansıyan ve oldukça ses getiren Ebru Türel’e ait ses kayıtlarından dolayı, ‘özel hayatın gizliliğinin ihlalinden’ dolayı CHP’den 6 isim gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınan isimler sıradan CHP’liler değildi. Aralarında CHP Antalya Koordinatörü Yusuf Meriç, kampanya döneminde etkinliği bilinen ve Muhittin Böcek’in sağ kolu olan Dr. Cem Oğuz, yine Böcek’in kampanyasında SKM yürütmesinde görevli Doğukan Demirkaya gözaltına alınan isimlerden bazılarıydı. İlerleyen saatlerde Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde işçi olarak çalışan Niyazi Ateş ve babası da göz altına alınanlara eklendi. Gözaltına alınan belediye işçisi kaydı kendisinin almadığını ama toplantılarda kayıt alınmamasına ilişkin bir uyarının da yapılmadığını belirtmektedir. İşçinin ifadesi, kaydın o toplantıya katılan herhangi biri tarafından alınmış olabileceğini göstermektedir. 


TÜREL ‘FETÖ’ DEMİŞTİ


Şikayette ‘özel hayatın gizliliğinin ihlali’ ifadesi kayıtların doğru olduğunun zımnen kabulü anlamına gelmektedir. Bu durumda Menderes Türel’in 30 Mart 2019 günü ANSİAD’da yaptığı konuşmada ses kayıtlarının ‘FETÖ montajı ses kaydı’ açıklaması açığa düşmektedir. Bu açığa düşme ‘FETÖ’ etiketinin ne kadar kolay kullanıldığının göstergesidir.
Ses kaydının gerçek olduğunun kabulünün esas vahim sonucu AKP içindeki kavganın su yüzüne çıkmasıdır. Zira, işçinin ifadesinde belirttiği, kaydın herhangi bir kişi tarafından alınmış olabileceği, dikkatleri CHP’nin üzerinden almakta ve AKP’ye yöneltmektedir. Demek ki, toplantıya katılan birisi bu kayıtları almış ve bir şekilde dışarı sızmıştır. AKP’nin toplantısında, AKP’lilerin yaptığı ses kaydını da ancak AKP’liler dışarı sızdırabilir. Ayrıca kayıtların sızdırılma zamanlaması da manidar. Seçimlere bir hafta kala kayıt bomba gibi düşüyor ve birden yayılıyor. Yani ses kayıtlarının oluşturduğu tahribatı tespit ve durumu düzeltmek için zaman kalmıyor. Ancak Menderes Türel yukarıda belirttiğim açıklamayı yapabiliyor ki, o da seçime iki gün kala
AKP’de iki ayrı grubun olduğu ve bu grup arasında geçimsizlik olduğu uzun zamandır biliniyor. Ses kaydının sızdırılması ile Menderes Türel’e karşı olan grup, seçimi kaybetme pahasına bir hamle yapıyor, hem Menderes Türel’i hem de pamuk ipliğine bağlı olan seçimi ateşe atıyor ve Antalya kaybediliyor. Seçimlerden sonra da Menderes Türel şikayette bulunarak bu hamleye cevap veriyor. Böylece parti içindeki gerilimi kamuoyuna yansıtma pahasına hesap sormaya başlıyor. Gözaltılardan sonra CHP’lilerin serbest kalması ve sadece belediye işçisinin tutuklanması, soruşturmanın esas hedefini de açığa çıkarıyor. Bu işçinin aynı zamanda AKP İl Yöneticilerinden birisinin de yeğeni olduğu, dikkat çeken başka bir ayrıntı. 
Özetle, bu gözaltılarda CHP sadece figüran durumundadır. AKP’nin kendi iç çekişmelerine eklemlenmeye çalışılmıştır. Bu yolla hem AKP’nin iç çatışması geri plana atılacak hem de yöntem olarak CHP’yi FETÖ ile ilişkilendirmek için algı malzemesi olarak kullanılacaktır.

Paylaş
ETİKETLER:
Yok