Antalya
19.03.2019
A

Seçimlere 13 gün kaldı. Hepimiz bütün dikkatimizi Antalya Büyükşehir ve ilçe kampanyalarına yoğunlaştırmış durumdayız. Aynı zamanda ülke genelindeki gelişmeleri de izlemeye çalışıyoruz. Öncelikle şunu bir not edelim. Geçmiş seçimlerin öğrettiği bir gerçek karşımızda duruyor. İktidar, seçimlerde son iki haftayı çok iyi kullanıyor. Bu, 2010 yılından bugüne bütün seçimlerde karşımıza çıktı. Bugüne kadar yaptığımız tespitler ve tahminleri yeniden gözden geçirmemiz gerekebilir.
Bu seçim aynı zamanda farklı sosyolojik olguları da bünyesinde barındırıyor. Bu olgular, önümüzdeki dönemin ipuçlarını taşıdığından şimdiden analizlerini yapmamız gerekiyor.


KEPEZ VE MURAT DİNÇ GERÇEĞİ


2014 seçimlerinde MHP’den aday olmuştu. Bu dönem de Millet İttifakı’ndan CHP’nin adayı olarak yine Kepezlilerin karşısına çıktı. Çok tartışıldı, CHP içinde belli bir kesimden direnç gördü. HDP’nin tavrı merak edildi, İyi Partililerin ne kadar destekleyeceği konuşuldu. Yani maça 3 – 0 yenik başladı. İlk farkındalığını bu tepkileri yok saymayarak ve bütün kesimleri ikna etmeye çalışarak yarattı. Doktor olmasının verdiği avantajla hastalığı doğru tespit etti ve iletişim dilini buna göre kurdu. Gerek meydanlarda gerekse ikili sohbetlerinde Kepez’in gerçeklerine özellikle de sosyolojik gerçeklerine dikkat çekti. Ortaya koyduğu projeler ve kullandığı söylemin geri planında sosyal, kamusal belediyecilik anlayışının izlerini her tarafta hissettirdi.
Bu koşullar altındaki Kepez ve Murat Dinç örneğinde şu olgu açığa çıktı. Kepez kutuplaşmadan, ötekileştirmeden, siyasal farklılaşmalardan yorulmuştu. İşte Murat Dinç bu yorgunluğu fark ederek seçmene nefes alabileceği bir alanın olduğunu, bu alanın lütuf değil, bir hak olduğunu gerçeğini hatırlattı ve karşılık buldu. Uzlaşmaz ve yanyana gelmez gibi düşünülen HDP, MHP ve İyi Parti seçmenini tartışmasız şekilde etrafında birleştirdi. CHP, zaten bu alana, bu nefese zemin hazırladığı için her dem yanındaydı. Bütün eleştirileri ortadan kaldırdı ve beş benzemezi birleştirdi ve Kepez’i kazanabilme noktasına taşıdı.
İşte bu birleşim, önümüzdeki dönemin sosyolojik ipuçlarını taşıyor ve Murat Dinç’in kampanyası masaya yatırılması ve ciddi bir analizinin yapılmasını zorunlu kılıyor. Önümüzdeki dönem için bir parametre değişikliği yaşanıyor ve bunun ipuçlarını Kepez veriyor.


KORKUTELİ VE HASAN ALİ İRBAN


Merkezde olduğumuz için çoğunlukla 5 merkez ilçeye yoğunlaşıyoruz ve diğer ilçeleri çoklukla gözden kaçırıyoruz. İşte gözümüzden kaçan yerlerden birisi de Korkuteli. Seçim analiz sayfasında Korkuteli süreci özetlendiği için burada o konuya girmeyeceğim. Ama Saadet Partisi adayı Hasan Ali İrban’a parantez açmak gerekiyor. Zira, Saadet Partisi gibi Antalya’da gücü çok sınırlı ve kapsamı belli bir partiden aday olup da, ister kazansın ister kazanmasın,  başkanlığın en önemli adaylarından birisi haline gelmiş olmak ayrıntılı incelemeyi hak ediyor.
Genellikle partisinde aday gösterilmediği için başka partilerden aday olanlar bırakın başarılı olmayı, kazanma potasına girmeyi bile çok nadiren başarırlar. Hele de Korkuteli gibi Ak Parti’nin kalesi olan bir yerde bu noktaya gelmek imkansıza yakındır. Hasan Ali İrban, işte bu imkansızı başarmış gibi görünüyor. Çünkü seçim için Korkuteli’nin önde gelenleri, seçimi kazanmaya yakın taraflardan birisinin Hasan Ali İrban olduğunu özellikle belirtiyorlar.


KEPEZ VE KORKUTELİ NEDEN ÖNEMLİ?


Türkiye, son 10 yıldır bir toplum için çok yorucu ve yıpratıcı bir süreçten geçti. Şüphesiz bu sürecin birinci derece sorumlusu iktidardır. İktidar, sürekli değişen destekçilerine rağmen ülkeyi ayrıştıran, kutuplaştıran söylemi ile ikili yapıyı gündemde tuttu ve varlığını bu ikili yapıya dayadı. “bizden olanlar – olmayanlar” ayrımı ile politikalarını yaşama geçirdi. Gelinen noktada artık ortadan ikiye yarılmış bir Türkiye yaratıldı. Muhalefet partileri de bu politikanın karşısına birleştirici ve ikna edici politikalar üretemeyince toplum bir umutsuzluk ve karamsarlık anaforuna kapıldı.
Genel politikada yaşanan ve çözüm üretilemeyen bu duruma çözüm kıvılcımları şimdi yerelden gelmeye başlıyor. Ülke genelinde de mutlaka başka örnekleri vardır. Ama Antalya’da Kepez ve Korkuteli bu konuda uç veren iki nokta. Zira her iki aday da karşı mahalleden çıkıp da hem kendi hem de karşı mahalle duvarlarını yıka yıka ilerliyorlar. Bizim mahalle, karşı mahalle ayrımına karşı çıkarak hem kendi mahallelerinin hem de karşı mahallenin surlarında gedikler açıyorlar. HDP’li ile ulusalcıyı, SP’li ile CHP’liyi eklemleyip bunların arasına da Ak Partilileri yerleştirmeye çalışıyorlar. Surları yıkabilirler mi ya da ne kadar gedik açabilirler, 31 Mart gecesi öğreneceğiz. Ama görünen odur ki, seçime iki hafta kala elde ettikleri başarı bile umutlu olmak ve duvarları yıkmaya inanmak için yeterli.

Paylaş
ETİKETLER:
Yok