Antalya
15.03.2019
A

Ekonomik durumunuz çok kötü değilse, bankalar tarafından kuşatma altındasınız demektir.
Hemen her gün çalan telefonunuzdan, akla hayale gelmeyen fırsatlar, kampanyalar ve tuzaklar teklif edilir.
Yakın tarihte icra veya hacizle karşı karşıya kalmayan herkesin muhatap olduğu banka görevlileri, büyük bir kibarlıkla kampanyalarını anlatmak için izin isterler. Vaktiniz yoksa ertesi gün, yine geçiştirdiyseniz takip eden gün bıkmadan ararlar.
Kart satmaya çalışan da olur, sigortacılığa soyunan da, erken emeklilik fırsatı sunan da…
Sunulan tozpembe teklifler karşısında boşluğa düştüyseniz hapı yuttunuz. Uyanık davranıp, teklifi kibarca reddetmeye çalıştıysanız neler kaybettiğinizi dinlersiniz.
Sonuçta zorla bir şey satmıyorlar, ikna yeteneklerini kullanarak cebinizdeki paraya göz dikiyorlar!
Herkes işini yapacak. Bankaların görevi de bu. İstisnalar kaideyi bozmaz, ancak bankalar insanların ekonomisini çökertene kadar teklif sunmaktan bıkmıyor.
Sunulan teklifi kabul edenler, kısa süre sonra daha büyük paraların söz konusu olduğu yeni bir teklifle karşılaşıyor.
Bankaların bu kuşatması, vatandaşın ekonomisini bozulana kadar devam ediyor. Ekonomisi bozulan, kartları patlayan, taksitlerini ödeyemeyenler ise aynı banka tarafından kara listeye alınır.
Sizi arayıp kibarlıktan iki büklüm olan banka yetkilileri ortalıktan toz olur. Derdinizi anlatacak yetkili bulamazsınız.
***
Seçimlerden önceki süreci de buna benzetiyorum. Vatandaşlar evlerinde, işyerlerinde, piknikte, denizde, kaldırımda, kısacası nefes alabildiği her yerde siyasilerin kuşatması altında.
İstisnalar kuralı bozmaz, bizimkisi genel durumu özetlemek.
Adayların vaatlerine bakınca, Antalya 31 Mart’tan sonra cennete dönecek.
Herkese iş imkanı, para yardımı, altın kaplama yollar, ihtiyacı olmayana ‘Al sonra kullanırsın’ mantığında imkanlar vaat ediliyor.
‘Elektrik ve su bedava olacak, okuyan çocuğun varsa burs alacak, işin yoksa işin hazır olacak’.
Tüm bu güzelliklere veya hayallere sahip olabilmek için yapılacak tek şey; oy vermek.
Her adayın benzer teklifleri olduğu için kafan karışıyorsa, gerçekler orada başlıyor.
İki aday arasında kararsızlık yaşayanlar, siyasilerin gerçek yüzleriyle tanışmaya başlıyor.
“Bize değil karşıya oy verirsen…” diye başlayan cümleler kurulur.
Sonra cahil olursun, hain olursun, terörist bile olursun.
Bir bankanın, ödemesini geciktiren müşterisine yaptığı muamele gibi siyasiler tarafından kara listeye alınırsın.
Seçimden sonrasını yorumlamaya gerek yok.
Bugün kapınızdan gitmeyen siyasilerle randevu ile zor görüşürsünüz.
Herhangi bir talepte bulunulması halinde, ‘yasıl mevzuat’ gibi modası hiçbir zaman geçmeyen bahaneler üretilir.
Kısacası, yine ‘keklenen’ vatandaş olur.
O nedenle, siz siz olun: Bankanızı ve başkanınızı iyi seçin.
Mümkünse banka ile ilişkinizi kesin.
Ancak, vatandaşlık görevi gereği oyunuzu mutlaka ama mutlaka kullanın.

Paylaş
ETİKETLER:
Yok