Antalya
14.03.2019
A

Seçim atmosferi farklıdır.  Adaylar tarafından vaad edilenlerin  ne kadar ciddiye alınması gerektiğini, söyleyenler de  seçmenler de bilir. Bunlar propagandadır ve Hitler’in Bakanı Göbbels “Herkesin inandığı bir yalan, gerçek haline gelir” diyeli çok olmuştur. Bir yalanı doğru kılmak için de durmadan tekrarlanması, insanlar arasında dolaşıma girmesi, gazete, tv, reklam ve panolarda beynimizin içine sokulması gerekir. Yalan, ne kadar çok tekrarlanıp ne kadar dolaşımda kalırsa inandırıcılığı o kadar artacaktır. İlk başta inanmayanlar bile, zaman geçtikçe, dolaşımda olan o yalana neden inanmadığını dahi unutarak eskisi gibi olumsuz tepki vermemeye başlar. İletişim ve propaganda teknikleri, 21. yüzyılda başlı başına  önemli bir alan  olmuştur. Bu alanın inceliklerini bilen uzman şirketler de  her seçim döneminde çeşitli kampanyaları üzerimizde denerler.
Antalya’da belediyelere ait panolar, propagandanın önemli araçlarından biridir. Bugünlerde panolarda en sık karşımıza çıkan, halen  Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı olan  ve yine AKP’den Büyükşehir Belediye Başkan adaylığını  koyan Menderes Türel’dir. Daha önce Antalya’yı yeşillendirmekle övündüğü afişlerle donatmıştı panoları, şimdi ise yeni yatırımlar ve istihdam yaratmak vaadiyle çıkıyor seçmenlerin karşısına… Yetinmemiş, yerel gazetelere de boy boy benzer ilanlar vermiş durumdadır. Bu reklam ve afişlerden anlıyoruz ki Antalya’ya 20 milyar TL yeni yatırım yapacakmış, 359 yeni projeyle  70 bin kişiye yeni istihdam sağlanacakmış… Rakamlara farklı anlamlar vermek mümkündür. Yine de rakamlar sözlerden daha kesin bir gerçekliğe işaret ederler.
Son beş yılda Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin toplam bütçesi yaklaşık 7 milyar tl olarak gerçekleşmiştir. Bunda da 2014 yılında devreye giren Bütünşehir olmanın etkisiyle, İl Özel İdaresinin bazı mal ve gelirlerinin  Büyükşehir Belediyesine devri etkili olmuştur.  Yoksa belediye bütçesi 2014 yılından önce çok daha düşüktü. Bu bütçe rakamları içinde memur ve işçi ödemeleri gibi cari ödemeler, borç ödemeleri de mevcut. 2018 Bütçesi 2,350 milyar tl düzeyinde gerçekleşmiş. Bu durumda yaklaşık 2019 bütçesi de 3 milyar düzeyinde olduğunu varsayabiliriz. Enflasyon etkenini hesaba katmadan, önümüzdeki 5 yıl için yetki istendiğine göre, yaklaşık toplam 15 milyar tl.lik bir belediye bütçesi karşımıza çıkıyor. Dediğimiz gibi cari giderler, maaş ödemeleri, borç ödemeleri hepsi bu bütçeden karşılanacak. Bu bütçenin hepsi yatırıma yönlense bile, 20 milyar TL’lik bir kaynak bulunmuyor. Eğer Türel, merkezi hükümetin yapacağı yatırımları da işin içine katıyorsa, bunun ne zaman ve nasıl gerçekleşeceği kesin olmadığı gibi yine Türel’in hanesine yazılacak bir artı getirmeyecektir. İlgili Bakanlıkların yapacağı yatırımlar olur. Yok eğer Lara Kruvaziyer Liman projesi  gibi, denizi ve kıyıyı öldürecek projeleri işin içine katıyorsa, o hesaplar hiç tutmaz. 2017 rakamlarına göre yap işlet devret modeliyle Lara Birlik Plajına 800 milyon TL yatırımla kruvaziyer ve yat limanı yapmayı planlıyorlar. Bu tür projeleri de yatırım kaleminden sayıp rakamları kabartıyor olma ihtimali yüksektir.  Kruvaziyer liman projesine  uluslararası bir ilgi olmadı. O tür uçuk projeler kârlı olmadığı gibi, üzerinde  hukuki ihtilaflar yoğun. İstihdam yaratması ise oldukça  şüpheli.

 

 


Her durumda Antalya’ya gelecek 20 milyar TL yatırımın mantıklı bir açıklamasını göremiyoruz.  Bu yüzden 359 proje ve 70 bin kişiye istihdam sözü, elbette seçim vaadi olarak havada asılı kalacaktır. Şüphesiz ki  insanların işsizlikten ve  ekonomik krizden kırıldığı bugünlerde iş vaadetmek  en güzel propaganda… Tabii kendisine şunu da hatırlatmalı,  Belediye Başkanı olur olmaz işten attığı yaklaşık 2000 Belediye çalışanının, sürgün ettiği personelin  hesabı verilmemiş şekilde masada duruyor. Önce kamuoyuna bu hesap vermeli…  İnsanları işinden at, sonra insanlara iş bulmayı vaad et. Tam bir göz boyama…
Bir de giderayak uygulamaya koyduğu bisiklet yolu projesi var. Antalya kıyı bandını baştan başa geçen, yeni yol yaratmadan, mevcut yol ve kaldırımlar üzerinden mavi boya ile boyanarak uygulamaya konulmuş  bir yol projesi. Bu yolların hepsinin boyanması gerekmiyordu. Üstelik  kullanılan boyanın kalitesinden dolayı  açık havada bile bir hafta boyunca boyanın kimyasal kokusu, o yolu kullananları ve yakınından geçenleri rahatsız etti. Bisiklet yolundan geçenler ve bisiklete binenler,  sağlıklı bir kentte yaşama hakkını kullanırken, soludukları kimyasallar yüzünden rahatsız oldu. Rahatsızlık sadece boyanın kokusundan değildi.  Alelacele yapılan bu projeye belediye bütçesinden  2 milyon 730 bin lira gibi bir rakam ödenmesi de işin başka kötü kokan boyutuydu.
Seçimlere gidilirken, Türel’in boyaları kokuyor…  

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok