Antalya
08.03.2019
A

Geçtiğimiz iki ay içinde, ülkemizdeki büyükşehirlerde tanzim satış noktaları açıldı. Aslında, tanzim satış ülkemiz için yabancı bir kavram değildir. Tarım Kredi Kooperatifleri, Pancar Kooperatifleri ve çiftçi birlikleri aslında birer tanzim satış noktasıdır. Ancak, tarım ürünlerinin fiyatlarındaki yükseklik ve enflasyona olumsuz etkisi neden gösterilerek açılan bu tanzim satışlar, yeni bulunmuş bir sistem gibi halka lanse edildi. Bence tanzim satışlar, çok akıllıca yapılmış bir seçim yatırımıdır. Çünkü, seçimden iki ay önce başlatılmış, Tarım Kredi Kooperatifi Genel Müdürü’nün ifadesiyle de, seçimden hemen sonra bitirilecek bir projedir.
Tanzim satışlar neden gündeme geldi ve uygulandı?
Bu yıl bildiğiniz gibi, son yıllarda hiç görülmemiş biçimde yaşanan olumsuz doğa olayları( hortum, fırtına, yağmur, sel gibi) ve havanın sürekli kapalı gitmesi sebebiyle, Akdeniz Bölgesi’ndeki (Antalya, Kumluca ve Demre) seralarda sebzeler zamanında yetişmedi. Çünkü, sebzeler büyüyebilmek için mutlaka güneş ışığına ihtiyaç duyarlar. O dönemde Antalya’nın hiçbir serasında biber, patlıcan bulmak mümkün değildi. Tabii, bir malın arzı bu kadar düşerse fiyatlar tavan yapar. Patlıcan ve biber fiyatları da o dönemde tavan yaptı. Seçim arifesinde yaşanan bu durum, hükümetin önlem almasını gerekli kıldı. Zira, ülkemizde hem üreticiler hem de tüketiciler örgütsüz. Ancak örgütsüz tüketiciler, örgütsüz üreticilerden kat be kat daha fazla olduğu için, hükümet oy hesabı yaptı ve tüketiciye yönelik tanzim satışları uygulamaya başladı. Oysa, bu noktada sorgulanması gerekenler şunlardı:
-Bu ürünler neden az üretildi?
-Fiyat yükselmesi nasıl önlenebilir?
-Tarımsal girdilerin (mazot, gübre, tohum, ilaç gibi) üreticilere makul fiyatlarla verilmesi için ne gibi önlemler alınmalıdır?
-Tarımsal ürünlerde sürdürülebilirlik nasıl sağlanmalıdır?
Bu sorularla ve yanıtlarıyla kimse ilgilenmedi, maalesef hala daha kimse ilgilenmiyor.
Peki, çözüm ne?
Antalya’da seraların bulunduğu bölgede doğalgaz var. Ayrıca, son 10 yıldır yapılan seraların hepsi çok muntazam ve düzgün. Bu doğalgaz seraları ısıtmak için kullanıldığında, daha kaliteli ve daha çok ürün almamız sağlanabilir. Böylece yakıt maliyeti en az yüzde 50 düşer. Her yıl ocak-şubat aylarında yükselen sebze-meyve fiyatları da, üretim artacağı için geriler.
Kısacası tanzim satışlar, sürdürülebilir ve sorunların çözümünü sağlayacak bir yöntem değildir. Zira, 18 milyon nüfusa sahip İstanbul’da, 30 noktada kurulan tanzim satışlarla tarım ürünlerinin fiyatlarını düşüremezsiniz. Üreticiyi tarımsal girdi fiyatları altında ezdiren, alım gücünü her geçen yıl gerileten, üretmek yerine ithalat tercihi ile onu üretimden ve tarlasından koparan politikalar değiştirilmedikçe tanzim satışların özel sektör üzerinde oluşturduğu baskı, çiftçiye satış fiyatını indirme yönünde yansıyacak, bu durum da tarımsal üretime daha çok zarar verecektir.
Şu anda tanzim satışlardaki fiyatlar neden düşük?
Çünkü, belediyeler ya da tarım kredi kooperatifleri ürünleri direkt çiftçiden alıyor. Antalya’da herkes bu ürünlerin kaça satıldığını biliyor. Ancak, İstanbul’daki tanzim satışlarda alım fiyatının altında ürünler satılıyor.
Peki, acaba Tarım Kredi Kooperatifleri aradaki farkı ‘Görev Zararı’ olarak mı karşılıyor?
Son olarak şunu da belirtmek istiyorum ki; UNUTMAYALIM;  ÇİFTÇİNİZ ZENGİNSE MİLLET ZENGİN OLUR…

Paylaş
ETİKETLER:
Yok