Antalya
05.03.2019
A

Oynadığı 12 iç saha maçından 3 galibiyet çıkaran, her 4 iç saha maçından sadece 1’ini kazanan Antalyaspor, demek ki tipik bir deplasman takımı… “Şampiyonluk” veya “Avrupa” hayali kurarak büyük beklentiler içinde olmak, demek ki aşırı iyimserlikmiş.
Her maçtan önce taraftar desteği isteyen ve aradığı desteği bulan kırmızı-beyazlı takım, bu kadar kötü bir iç saha istatistiğine sahipse, demek ki taraftar kadar görevini yerine getirmiyor.
Futbolun meyvesi goldür. Taraftarı sezon başından bu yana tam destek veren bir takım, 24 maçta sadece 26 gol atıp, buna karşılık 36 gol yiyorsa, demek ki taraftarına karşı görevini tam olarak yapamadı.
“Bu maçı kazanırsak, hedef büyür” dediğimiz her maçı kaybeden bir takımın teknik direktörü demek ki, hedefi büyük olan takımlarda görev alamaz. Antalyaspor, ligi hatırı sayılır bir noktada bitiremezse demek ki Bülent Korkmaz artık sadece ligde kalmaya çalışan veya ekonomisi kötü olduğu için iddialı olmayan takımlarda görev alabilecek.
Sezon başından bu yana 4-5 futbolcunun ekstra performansı ile ayakta kalıp puan alan Antalyaspor, demek ki takım olamamış ve bazı oyuncuların özverisi ile buralara kadar gelmiş.
İlk yarıdaki muazzam performansından sonra, devre arasında hakkında çıkan transfer söylentilerinden sonra dağılan Ruud Boffin, demek ki büyük kaleci olamayacak. İlk yarıdaki performansı gösterebilecek potansiyele sahip olan Boffin, demek ki bugüne kadar bu yüzden patlama yapıp büyük takımlarda oynamamış.
Sezon başında yaşanan transfer sıkıntıları nedeni ile gençleri oynatan Antalyaspor, o dönemlerde başarılı olmuştu. Yeni transferlerin takıma katılması ile kalitesi artan takımda, form grafiği düşen bazı oyuncular bu kadar şans bululuyorsa, demek ki gençlere verilen şans, biraz mecburiyetten, biraz da camianın gazını almaya yönelikmiş. Defansta Salih, yaptığı hatalara rağmen ısrarla şans bulabiliyorsa, Bahadır’ı kenarda tutmanın mantığı yoktur.
VAR sistemine rağmen, ekranda izledikleri pozisyon ile ilgili bile yanlış karar veren hakemler, demek ki futbolu ve kurallarını bilmiyor. Futbolu biliyorlar ve buna rağmen hatalı karar veriyorlarsa, demek ki art niyetliler. Art niyetin olduğu yerde kural veya iyi niyet aranmayacağına göre, demek ki bundan sonra hakem hataları ile ilgili yorum dahi yapmayacağız. Çünkü değmez.
Aslında biz futbolu biraz fazla hayatın merkezine koymuşuz. Futbolu yönetenler, oynayanlar, oynatanlar ve futboldan geçinenler bu eğlenceyi farklı amaçlar için kullanıyor. Futbol yöneticiliğine soyunan işadamlarının şirketleri büyürken kulüplerin batmasını başka bir mantıkla açıklayamıyoruz zaten.
Demek ki futbol sadece futbol değilmiş.
Demek ki futbol, bildiğimiz kadar masum ve temiz değilmiş.
Demek ki futbolu, çok fazla hayatın merkezine koymayacakmışız.

Paylaş
ETİKETLER:
Yok