Antalya
27.02.2019
A
GÜNCEL , SEKTÖR
40 yıl sonra tanzim satışa döndük
40 yıl sonra tanzim satışa döndük

ATSO Başkan Yardımcısı Mızrab Cihangir Deniz, tanzim satış uygulamasını sert bir dille eleştirdi. Deniz, “1970’lerde tanzim satış mağazaları vardı. 40 yıl sonra yeniden tanzim satış mağazalarına dönmeye başladık” dedi

 

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası'nın (ATSO) Şubat ayı olağan meclis toplantısı yapıldı. ATSO Başkanı  Davut Çetin TOBB'deki görevleri nedeniyle Ankara’da olduğu için Yönetim Kurulu'nu başkan yardımcısı Mızrab Cihangir Deniz temsil etti. M. Cihangir Deniz yaptığı konuşmada tanzim satış uygulamasına yönelik sert eleştirilerde bulundu. "Ekonomide durgunluk, işsizlik, yüksek faiz, girdi maliyetleri konularını konuşmamız gerekirken, son haftalarda en çok konuşulan konu patlıcan, biber ve toptancı haller oldu" diyen Cihangir Deniz, "Türkiye’de 1970’lerde tanzim satış mağazaları vardı. 40 yıl sonra yeniden tanzim satış mağazalarına dönmeye başladık. Dünyada iyi işleyen bir piyasa dışında, bir üründe arz ve talep dengesi sağlayan başka bir sistem henüz icat edilmedi" ifadelerine yer verdi.

 

 

FİYAT FARKI


"Bizde sebze ve meyve fiyatları bazen Avrupa’ya yakın, bazen de Avrupa’nın çok altında. Gübre, ilaç, plastik, mazot Avrupa fiyatındaysa, domates ve biberin fiyatı da Avrupa’ya eşit olmak zorunda" diyen Cihangir Deniz, "Marketlerde diş macunu, diş fırçası, deterjan, sucuk ve salam fiyatları Avrupa ayarında, hatta bazen daha da yüksek. Araba fiyatları, elektronik, hatta internet fiyatı da Avrupa’dan yüksek. Ama sıra sebze ve meyveye gelince istiyoruz ki, ucuz olsun. Bugün üretici bir kilo portakaldan kazandığıyla sahilde bir çay içemez. Eskiden kahvelerde çay kuruşla satılırdı. Şimdi kafelere geçtik çay ve kahve Euro üzerinden fiyatlandı. Bütün bunlara nasıl alıştıysak, sebze ve meyvenin Avrupa fiyatına gelmesine de alışacağız. Türkiye’nin sorunu ekonominin ve ücretlerin Avrupa düzeyine gelememesidir" dedi.  

 

 

KİT ZARARLARI


"Türkiye’de tarım alanlarını koruyamıyoruz. Antalya'da bile tarım alanlarını kendi elimizle konut alanlarına çeviriyoruz. Kooperatiflerimiz yok. Ambalaj sorunu var, ambalaj maliyeti yüksek. Seralarımız modern değil, lojistik modern değil.  Kış aylarında sera üretimi yetersiz olduğu için tüketici, yaz aylarında ürün bol olduğu için üretici kaybetmektedir. Taşıma sırasında, market ve pazarda ürünün dörtte biri çöpe gidiyor. Her 100 metrede bir market var, marketlerin işletme maliyeti yüksek. Semt pazarlarına üretici giremiyor, farklı bir yapı oluşmuş durumda, bu nedenle pazar maliyetleri de yüksek" diyen Cihangir Deniz, "Bu konuları artık herkes ezbere biliyor, bu gerçekler ortada iken, devletin veya belediyelerin bütçeden farkı ödeyerek ucuz sebze ve meyve satması mümkün değildir.Türkiye geçmişte KİT zararlarından, belediye zararlarından, banka zararlarından çok çekti. Geçmişteki hataları tekrar etmemeliyiz" ifadelerini kullandı.

 

 

HUKUK REFORMU


"ATSO'nun piyasa anketinden esnafın karamsar olduğu sonucu çıktı. TÜİK'in yaşam memnuniyeti anketi toplumun sadece yüzde 53’ünün mutlu olduğunu, mutluluk oranında yıllık yüzde 5 düşüş yaşandığını gösteriyor" diyen Cihangir Deniz, "Toplumun ümit ve güven içinde olması, yatırımcının ve yabancı sermayenin güven duyması için en önemli konulardan biri hukukun üstünlüğüdür. Türkiye demokraside, hukuk sisteminde, özgürlük ortamında dünyanın en ileri ülkeleri arasında olmalıdır.  Özgürlük ve adalet, yargı bağımsızlığı, özgür basın ekonomik ve sosyal gelişmenin temelidir. Sayın Mevlüt Çavuşoğlu bakanımız hükümetin adalet reformu hazırlığı içinde olduğunu açıkladılar. Yerel seçimlerden sonra kapsamlı bir hukuk reformu adımı atılmasını ümit ediyoruz" diye konuştu.

 

 

İŞVERENE VAR, ÇALIŞANA YOK


"Hükümet yeni istihdam teşvikleri uygulamaya başlamıştır. Bütün komitelerimizin raporlarında SGK prim desteği verilmesi konusu yer almıştır. İstihdam teşviklerinde kısa çalışma ödeneği gibi teşviklerden daha fazla yararlanmalıyız. Oda olarak önümüzdeki günlerde bu konuda bir bilgilendirme toplantısı da yapacağız ve istihdam kampanyasına destek vereceğiz" diyen Cihangir Deniz, bu teşviklerle ilgili rakamlara yer veren bir filmi ekrana taşıdı. Filmde yüksek  sesle dile getirilen "Burası Türkiye, burada iş var" sloganlarını eleştiren ATSO Meclis üyesi Şekip Dinçer, yüksek sesle dile getirilen sloganın Cihangir Deniz'in konuşmasında çizdiği tabloyla ilgisi olmadığını vurgulayarak, "Teşviklerde işverene çok şey var, çalışana hiç bir şey yok" ifadelerini kullandı.

 

 

KÖYLERİ BETONLAŞTIRIYORUZ


Cihangir Deniz'in gündeme getirdiği bir başka konu Bakanlığın verdiği yeni maden ruhsatları ve ormanlık alanlarda yükselen çok katlı yapılar oldu. Deniz, "Bakanlıkların belediyeye ve Odaya sormadan Ankara’dan tahsis yapması doğru değildir. Antalya’nın çevresinde, yamaçlarda, ormanlık alanlarda konut inşaatlarında çoğalma görüyoruz. Orman içine 3 katlı binalardan oluşan siteler yapılıyor. Köyleri betonlaştırıyoruz. Antalya’nın siluetini bozan büyük inşaatlar yapılıyor. Bu sorunlara daha fazla dikkat edilmesi gereklidir" dedi.

 

TURİZME İYİ BAŞLADIK


Cihangir Deniz'in, Antalya ekonomisiyle ilgili sunduğu bilgiler de şu şekilde: "Turizmde yıla iyi başladık. Bu yıl turizmde yine iyi bir sezon bekliyoruz. Kayıtlı istihdamda Kasım ayında Antalya'daki değişim beklediğimizden yüksek. Türkiye'de negatif olmasına rağmen bizde yüzde 5.5 artış var. Kayıtlı esnaf sayımız artmaya devam ediyor. Karşılıksız çek oranı geçen yıl Ocak'ta 1.6 iken bu yıl yüzde 4 oldu. 2016 yılında yüzde 8 oranına çıkmıştık, bu yıl daha fazla artış olmamasını ümit ediyoruz. İlginç bir gösterge kredi artış oranıdır. Antalya'da kamu bankaları kredileri yüzde 23 artarken, özel bankalarda artış yüzde 4'tür, yani özel bankalar kredi musluğunu kapamışlardır. Vergi tahsilatında durgunluğun etkisi görülmektedir.Konut satışlarında olumsuz bir tabloyla karşı karşıyayız. Bu konuda bir konut kredisi kampanyası için çalışıyoruz."  Mustafa KOÇ  

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: