Antalya
19.02.2019
A

En sonunda yiğitler meydana çıktı. Artık Antalya’nın bütün ilçelerinde bütün adayları biliyoruz. Ülke genelindeki kamplaşma Antalya’da da varlığını sürdürüyor. Büyükşehir ve ilçe belediye başkanlıklarında Millet İttifakı ile Cumhur İttifakı arasındaki yarışa tanıklık edeceğiz ve yer yer nefesimizi tutarak izleyeceğiz bu yarışı.
Kampanyaların yeni yeni başladığı bugünlerde, mevcutta var olan bir durumu tartışmaya açalım. Genelde sol jargonda kullanılan bir ifade olan “ittifaklar meselesi” bugün Antalya’da karşımızda duruyor. Her ne kadar ittifakların yetkili ağızları “ittifakımızın arkasındayız” minvalinde demeçler verse de, sahadan gelen veriler henüz ittifakların tam olarak kaynaşamadığını gösteriyor.
CHP’nin başta Kepez için ihtiyacı olan Kürt seçmen oylarına ulaşabilmek için yürüttüğü arka kapı diplomasisi ittifak ortağı olan İyi Parti seçmeninde sıkıntı yaratıyor. Buna karşılık, İyi Parti’nin de Kürt seçmenini gözetmeksizin yaptığı açıklamalar Kürt seçmende soğukluk yaratıyor. Her ikisinin ortasında olan ve birisi ile resmi ortaklığı olan, diğerinden de destek bekleyen CHP iki arada bir derede süreci götürmeye çalışıyor. CHP’nin bu süreçteki başarısının ölçütü, belediye meclis üyelikleri açıklandığı zaman belli olacak. Bu arada şu notu düşmekte de fayda var. Her iki ittifak için de görüşmeleri en başarılı yürüten ve maksimum faydayı elde eden İyi Parti oldu. Antalya’da küçük nüanslar hariç bütün istediklerini alan İyi Parti kanadının bundan sonra tabanını Millet İttifakına kanalize edememesi en büyük siyasi başarısızlık olacaktır.
Cumhur İttifakı da çok farklı bir noktada değil. Orada da MHP seçmeninde AKP’ye karşı bir direnç gözleniyor. Bunun en önemli nedenlerinden birisi şüphesiz ekonomik koşullar. MHP’liler ekonomik koşullardan dolayı hükümete bir uyarı yapma gerekliliğini dillendiriyorlar. Olayın bir de siyasi tarafı var ki, esas direnç de burada başlıyor. 24 Haziran öncesinde başlayan Cumhur İttifakı sürecinde MHP bir ittifak ortağı olmaktan ziyade AKP’nin yedek lastiği durumuna düştüğünü düşünenler azımsanmayacak kadar çoğunlukta. Belediye başkanlıkları ve belediye meclis üyeliklerinde çok da beklediğini bulamayan MHP tabanı da buna karşılık AKP’ye direnç geliştiriyor. Millet İttifakında ittifak ortaklığını en iyi değerlendiren parti İyi Parti ise Cumhur İttifakında da bu ortaklıktan karlı çıkan MHP gibi duruyor ve MHP seçmeni bu durumun farkında.
Son olarak bu iki duruma örnek saha bilgisini paylaşalım. Örneğin, Muratpaşa’da İyi Parti seçmeni CHP’ye, MHP seçmeni de AKP’ye mesafeli duruşunu koruyor. Kepez’de ise Kürt seçmen CHP’ye, yine MHP seçmeni AKP’ye mesafeli. Bu durum Muratpaşa’da yine Ümit Uysal’a seçim kazandırabilir ama Kepez’de bombanın kimin elinde patlayacağı belli olmaz.
Örgütlerin yeni yeni sahaya indikleri bugünlerde ittifakları doğru değerlendirebilen ve serseri mayın olmaktan çıkarıp kendi çekim alanına sokabilen taraf seçimi kazanacaktır.

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok