Antalya
02.02.2019
A

Obezite, tüm dünyada ve ülkemizde önlenebilir en önemli ölüm nedenlerindendir. 21. yüzyılın en önemli toplum sağlığı problemi  ve son yıllarda yükselişe geçen ciddi halk sağlığı sorunlarından biridir. Şimdiye kadar her branştan yapılan çalışmalarda obezitenin diabet (şeker), hipertansiyon, dislipidemi (kan yağlarında yükselme), inme, kalp krizi, kalp hastalıkları, kalp yetmezliği, uyku apnesi, safra kesesi taşı, böbrek taşı, ürik asit yüksekliği, kemik hastalıkları,  polikistik over sendromu, kısırlık, karaciğer yağlanması, pıhtı atması, dolaşım yetmezliği, solunum fonksiyonu bozuklukları, belirli kanser türleri (barsak, prostat, rahim, meme, safra kesesi) gibi durumlara bağlı olarak ölüm riskini ve oranlarını artırdığı gösterilmiştir.

Obezite sebep olduğu sağlık problemlerinin yanı sıra bilişsel fonksiyonlarla da yakından ilişkilendirilmektedir. Son yıllarda yapılan çalışmalarla obezite,  azalmış bilişsel ve özellikle dil, motor kapasite, dikkat gibi yetenekleri kapsayan yönetimsel fonksiyon ile ilişkilendirilmektedir. Ayrıca beyin hacminde  azalma, demans, Alzheimer, sosyopati, agresif kişilik özellikleri, anksiyete, major depresif bozukluk, depresyon gibi psikolojik bozukluklarla da etkileşimi bulunabileceği çalışmalarda ifade edilmektedir.

ÇEŞİTLİ ÇALIŞMALARDAN ELDE EDİLEN SONUÇLAR

  • 2009 yılında 10308 işçi üzerinde yapılan bir çalışmada mental bozukluk artmış obezite riskiyle ilişkilendirilmiş, obezite riskinin yaşla beraber arttığına işaret edilmiştir.
  • İspanya’ da 395 çocuk ile yapılan çalışmada çocuklarda 2 saatten fazla TV izleme, düşük IQ ve obezite ile ilişkili bulunmuştur.
  • ABD’ de 90 katılımcı ile yapılan çalışmada ‘Artmış bel çevresi yüksek tansiyona sebep olmasından ötürü düşük bilişsel fonksiyonla ilişkilidir’ denmiştir.
  • ABD’ de 1703 kişi üzerinde yapılan çalışmada yüksek BKİ ve bel çevresi mental testlerde düşük performansla ilişkilendirilmiştir.
  • 2003 Framingham çalışmasında obezite ve hipertansiyon orta yaşta erkeklerde düşük bilişsel fonksiyon ile ilişkili bulunmuş,  kadınların hipertansiyonu daha iyi kontrol altında tutabilmesinin bu farkta etkili olduğu ifade edilmiştir.
  • Kadınlar üzerinde yapılan bir çalışmada obez kadınlarda daha yüksek anksiyete skoru, daha kötü psikolojik sağlık, daha negatif psikolojik problemler görülmüştür.
  • 2013 Massachusets çalışmasında vücut ağırlığının beyin yapısındaki değişmelerle ilgili olduğu görülmüştür.
  • Bir başka çalışmada obezite ve Parkinson’da görülen beyin lezyonları arasında ilişki kurulmuştur.
  • Araştırmalara göre BKi>40 kg/m² olanlarda depresyon riski artmakta ve  obezlerde depresyon daha ağır geçmekte  aynı zamanda daha kötü seyirli olmaktadır.
  • Çocukluktaki zeka puanlarıyla yetişkinlik obezitesini ilişkilendirilen çalışmalarda yüksek IQ’ya sahip çocukların sebze, meyve, balık, tam tahıllı ekmek tüketiminin yüksek, cips, kek, bisküvi tüketiminin düşük olduğu bulunmuş, düşük IQ’ya sahip çocukların ise daha fazla alkol, sigara kullandığı ve ileride obeziteye neden olabilecek kötü beslenme alışkanlıklarına sahip oldukları sonucuna ulaşılmıştır.
  • Yaşlılarda yüksek kilolu olunması demansın çeşitli formları ve beyin yapısında Alzheimer’dakine benzer değişikliklerle ilişkilendirilmiştir.

 

Obezite, genetik, endokrinolojik, hipotalamik ve çevresel faktörlerin etkileşimi sonucu ortaya çıkan kompleks bir sağlık sorunudur. Obezitede artan yağ dokusu oldukça aktif bir metabolik ve endokrin organ gibi çalışmakta ve çeşitli sağlık sorunlarına yol açmaktadır. Obezite ve tedavisi konusunda bilgi kirliliklerinin önüne geçilmeli, kafa karışıklıklarına sebep olmayan daha güçlü ve etkili ekip çalışmaları yapılmalıdır.

 

Uzm.Dyt.Betül AY YILMAZ

Referanslar:

https://www.academia.edu/5598437/01_KTD-2011-4-1-Obez_Kad%C4%B1nlarda_Biyokimyasal_ve_hematolojik

http://dergipark.gov.tr/download/article-file/165449

https://neu.edu.tr/wp-content/uploads/2016/07/biyokimya-doktora-2012.pdf

https://docplayer.biz.tr/23084801-Ankara-egitim-ve-arastirma-hastanesi-tibbi-biyokimya-bolumu-cebeci-ankara.html

Paylaş
ETİKETLER:
Yok