Antalya
14.01.2019
A
GÜNCEL , EĞİTİM
Üniversitenin papyonlu hocası
Üniversitenin papyonlu hocası

AKDENİZ Üniversitesi (AÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Şanlı, 1993 yılında kurucu olarak geldiği fakültede 26 yıl boyunca derslerine papyon takarak girdi. Okulda 'Uzun saçlı, papyonlu hoca' olarak tanınan Dr. Şanlı'nın, 100'ün üzerinde papyonu var

 

Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Ekonomi Bölümü'nden 1978'de mezun olan, 1978-81 arasında Ulaştırma Bakanlığı Ulaştırma Koordinasyon Dairesi'nde tek ekonomist olarak çalışan Dr. Mustafa Şanlı'nın, 1981 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde asistan olarak başladığı akademik yaşamı, 1987-1993 yılları arasında HÜ'de devam etti. 1993 yılında yardımcı doçent doktor unvanıyla Akdeniz Üniversitesi'ne geldiğini belirten Şanlı, fakülteyi kurmak için kadrolu atanan ilk kişinin kendisi olduğunu söyledi.

 

 

BU FAKÜLTE BENİM ÇOCUĞUM

1993'te AÜ'de bir taraftan fakülteyi, bir taraftan da İktisat bölümünü kurduklarını anlatan Dr. Şanlı, 26 yıllık görev sürecinde dekan yardımcısı, fakülte yönetim kurulu üyeliği gibi birçok idari görev aldığını belirterek, “Neredeyse bu fakülte benim çocuğum. Fakülteye hep bu gözle baktım. O dönemde bir oğlum oldu. Fakülteyi kurmak için çabalarken onun büyümesini hiç görmedim. Akademik hırsım olmadığı için de doçentlik ya da profesörlüğü düşünmedim. 1993'te ilk geldiğimde üniversite genel sekreterinin misafir koltuğunda iktisat bölümünün ders programını hazırladım, hemen hocaları bulduk ve dersler başladı" dedi.

FAKÜLTEYİ SÜPÜRÜP TEMİZLEDİ

İİBF'nin o dönem binası olmadığını belirten Dr. Şanlı, şöyle konuştu: "Merkezi Derslikler'in bir kulübesi gibi gözüken iki katlı eski bir bina vardır, orada Turizm Fakültesi ders görüyordu ve iki sınıf bize verilmişti. Sonra şimdiki konservatuarın binası verildi. Bütçemiz yoktu, şehre çıkıp işadamları, gönüllülerden para değil, ayni olarak kullandığımız kağıtları topladım, daktilo, bilgisayar gibi fakültenin kullanılan malzemelerini böyle toparladık. Rektörlüğün taşınmasıyla eski bina İİBF'ye verildi, fakat temizletemedim. Evden süpürge getirip kendim temizledim. Perdeleri çamaşır makinesinde kendim yıkadım. Birçok uluslararası ve ulusal panel, kongre, seminer yaptık. O zamana kadar şehir, AÜ'yü bir tek Tıp Fakültesi olarak tanıyordu. İlk defa Tıp Fakültesi dışında bir üniversite olduğunu şehre duyurmuş olduk. Her hafta bir etkinlik yaparak Antalya'ya burada bir üniversite var dedirtebildik."

 

 

26 YIL HER DERSE PAPYONLA GİRDİ

26 yıldır kendisiyle özdeşleşen papyon olayını anlatan Dr. Şanlı, "Antalya'nın ünlü yaz sıcakları nedeniyle yaz okulları hariç, eylül- haziran döneminde her durum ve koşulda derse mutlaka papyonla girdim. 100'ün üzerinde papyonum var. Papyonun kravattan daha etkili olduğunu düşünüyorum. Ama daha önemlisi üniversitedesiniz ve bir derse giriyorsunuz. Öğrenci tam gençlik döneminde, yalnızca hocayı, anlattığı dersi dinlemez. Sizin Türkçeniz, davranışınız, tahta kullanışınızı, hocanın giyim- kuşamını izler. O giyim kuşamda, ona bir zarafetin nasıl olması gerektiğini de göstermen gerekiyor. Bunun anlattığım ders kadar bir misyon olduğunu da düşünüyorum. Ayrıca öğrenciye saygıdan dolayı bir hocanın derse daima derli- toplu girmesi gerekiyor ve bu nedenle papyon" diye konuştu. (DHA)

 

Paylaş