Antalya
20.12.2018
A

 

Aylardır, tarım ile ilgili sayfa hazırlıyorum. Üreticiler, komisyoncular, ihracatçılar, sektörle ilgili ticaret yapan hemen herkesle görüşme fırsatım oldu.

Gazeteciyi gören, sıkıntılarını anlatıyor. Görüştüğüm sektör mensuplarına, çözüm önerilerini de sorup, fikirlerini kamuoyuyla paylaşmaya özen gösterdim.

Yaklaşık 5 aydır yaptığım tarım sayfasında, sorunlar da, çözüm önerileri de aşağı yukarı aynı.

Üreticinin en büyük sorunu girdi maliyetlerinin yüksek olması. Mazot, gübre, ilaç ve fideye gelen zamlar sürekli yükselirken, ürünü sattıkları fiyat yerinde saymış.

Komisyoncular, günah keçisi ilan edilmekten bıkmış. Enflasyonun sorumlusu olarak kendilerinin gösterilmesinden şikayetçiler ve sattıkları üründen aldıkları yüzde 8’lik prim dışında kazançlarının olmadığını anlatmaya çalışıyor.

İhracatçılar ise alternatif pazar bulunmamasından şikayetçi.

Sektörün tüm bileşenlerinin ortak sorunu ise, tarımda planlamanın olmaması. Bir önceki yıl para kazandıran ürün, ertesi yıl arz fazlalığı nedeni ile çöpe atılabiliyor. Bir hastalık nedeni ile ürünler telef olup, masrafını dahi çıkaramıyorlar. Bilinçsiz ve plansız üretim ise diğer önemli sorun.

Son günlerin moda tartışması, komisyonculuğun kaldırılacağı söylemleri ise artık yavaş yavaş rafa kalkıyor gibi. Hükümet yetkilileri şimdilik bu karardan vazgeçmişe benziyor.

Tüm bunlar sektör içinde tartışılırken, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, geçtiğimiz günlerde detaylı bir röportaj verdi.

Bakan Pakdemirli’nin söyledikleri, sektörü temsil edenlerle hemen hemen aynı.

2019-2023 dönemini tarım ve orman yönetiminde yapısal reformlar dönemi ilan ettiklerini söyleyen Pakdemirli, “Başta ata tohumlarımız olmak üzere genetik kaynaklarımızın geleceğe taşınmasını sağlayacak kurumsal reformlar yapacağız. Ata tohumu dönemini başlatıyoruz” dedi. Pakdemirli, doğru iklim ve doğru toprakta, doğru ürünün kullanılacağını, ata tohumu dönemi başlatacaklarını, tarımsal üretimde teknoloji kullanımını artıracaklarını ve havzaları yetkilendireceklerini söyledi. Türk tarımının en önemli sorunları arasında yer alan arazilerin toplulaştırılması konusunda da görüş belirten Pakdemirli, arazilerin toplulaştırılmasına büyük önem verdiklerini belirtti. Hemen her konuda görüşlerini belirten Bakan, “Tarım kesinlikle teknoloji ile buluşmalı. Bu bizim için lüks değil, artık bir gereklilik” demeyi de ihmal etmedi.

Kısacası Bakan Pakdemirli, tarladaki üreticiden haldeki komisyoncuya, pazardaki manavdan sofradaki tüketiciye kadar herkesin düşündüklerini dile getirmiş.

Sorunlar belliyse, çözüm yolları konusunda ortak akıl oluştuysa, çözüm için üretilen formüller konusunda sektör hemfikir olmuşsa…

Bu durumda sorunun en büyüğü çözülmüş demektir.

Türk tarımının sorunları belli, çözüm için öneriler ve izlenecek yol da belli.

Sektörün tabanından tavanına kadar herkes bu konuda hemfikir.

O halde söylemler ile eylemler örtüşmeli.

Orta ve uzun vadeli çözüm için herkes elinden geleni yapmalı.

Çünkü gelecek tarımda. Dünyayı doyuran, Dünyanın lideri olacak. Tarımı olmayan ülke ise mutfağı olmayan eve benzeyecek.

Paylaş
ETİKETLER:
Yok