Antalya
30.11.2018
A
RÖPORTAJ , SPOR
Altyapı özerk olmalı
Altyapı özerk olmalı

Antalyaspor eski başkanı Sedat Peker, kırmızı-beyazlı kulübün amatör kulüplere kapılarını daha çok açması gerektiğini belirterek, “Altyapı, idari ve mali anlamda özerk olmalı. Altyapı koordinatörleri yönetimle gelip, gitmemeli. Gerekirse 10 yıllık anlaşma yapılmalı” dedi

 

Antalyaspor Eski Başkanı Sedat Peker, spor yöneticiliği hayatını ve kırmızı-beyazlı kulüpte yaptığı icraatları anlattı. 20’li yaşlardan itibaren Antalyaspor ile iç içe olduğunu, yıllarca altyapı sorumluluğu görevini yürüttüğünü ve 3,5 yıl başkanlığını yaptığını belirten Peker, “Başkanlığım döneminde, kulüp tarihinde birçok ilki başardık” dedi

 

50 FUTBOLCU PROFESYONEL OLDU

Amatör kulüplere Antalyaspor’un kapılarını sonuna kadar açtıklarını belirten Peker, “Altyapıda reform gerçekleştirdik. O dönem altyapı takımlarında forma giyen 50’nin üzerinde futbolcu, bugün hala profesyonel takımlarda görev yapıyor” dedi. Altyapıların özerk olması gerektiğini savunan Peker, “Mali ve idari anlamda bağımsız olan altyapılarda, görevliler yönetimle gelip gitmemeli. Mevcut Altyapı Koordinatörü Sedat Karabük ile keşke 10 yıllık anlaşma yapılsa” dedi.

****

Röportaj: Hasan YAVAŞLAR

Sayın Peker, uzun yıllara dayanan bir spor yöneticiliği geçmişiniz var. Antalyaspor ile temasınız nasıl başladı?

20 yaşlarımın sonuna doğru, Antalya’nın en eski kulüplerinden Yenikapıspor’un yönetiminde ve başkanlığında bulunarak spor yöneticiliğine başladım. Bundan önce lisanslı judocuydum. Ama çocukluğumdan beri Antalyaspor’un neredeyse hiçbir maçını kaçırmadım. 2000’li yılların başında Bekir Kumbul istifa ettiğinde, yönetimde yer aldım, altyapı sorumluluğu ve transfer komitesinde görev aldım. 2004-2005 sezonunda Antalyaspor başkanı oldum. 3,5 yıl başkanlık yaptım. Görevi bırakalı da 10 yıl oldu.

Sizi daha çok altyapıya verdiğiniz önemle tanıyoruz. Bu özelliğiniz nereden geliyor?

Amatör sporun içinden geldiğim için, Antalyaspor’da altyapıya önem verdim. Genç yaşta amatör takımda görev yaptığım için, tüm amatör takımlarla ilişkilerim iyi seviyedeydi. Tüm takımlardan bilgi akışı geliyordu. Her ortamda söylüyorum; Antalyaspor, Antalya amatör kulüplerini ihmal etmemeli ve sürekli bilgi akışına sahip olmalı.

Altyapıda görev yaparken, Antalyaspor kentteki amatör takımlarla iyi anlaşıyordu. Bunu nasıl başardınız?

O dönemlerde, Hasan Subaşı Tesisleri’ndeki iki adet antrenman sahasını A Takım kullanıyordu. Aslında altyapı için antrenman sahamız bile yoktu. Ancak kamu kurum ve kuruluşlardan, diğer takımlarla olan ilişkilerimizden dolayı saha sıkıntısı yaşamadık. Zaten altyapı çalışmalarımızı A Genç, B Genç, Yıldız ve Minik kategorilerinde yoğunlaştırmıştık. Kulübe randevularımdan 1 saat önce giderdim ve altyapı takımlarının çalışmalarını izlerdim. Çocukların aileleri ile iç içe bulunur, takımları tek tek ziyaret ederdim. Sporcu aileleri ile tam bir aile ortamımız olmuştu. Bütün amatör kulüplerle toplantılar yapardık.

Mevcut altyapı çalışmalarını nasıl görüyorsunuz?

Antalyaspor, biraz daha kabuğuna kapalı değil de, dışa açık olmalı. Elbette kontrol olsun ama sporcu ailelerine ve amatör takımlara kulübün kapısı biraz daha açık olmalı. Bunun için Antalyaspor’un, kentle bütünleşmesini sağlamayı amaçladık ve ilk kez okul ziyaretlerini başlattık. Liselere gittiğimizde okullar tribüne dönerdi. İnanılmaz bir ilgi görüyorduk. X

Zeki Yıldırım’ı Yolspor’dan alırken yaptığınız pazarlık hala konuşuluyor. Bunu bir de sizden dinleyebilir miyiz?

Zeki Yıldırım’ı almak için Yolspor Yönetimi ile görüştük. Ne istediklerini sorduğumuzda, bizden 10 adet futbol topu ve ayakkabı istediler. Kendi arabamla götürüp isteklerini yerine getirdim ve Zeki’nin bonservisini aldım. Antalyaspor ile amatör takımlar arasında böyle güçlü bir bağ vardı ve istediğimiz her oyuncuyu alabiliyorduk.

Başkanlık yaptığınız dönemde, yaptığınız ilkler nelerdi?

Antalyaspor’un dergisini çıkardık. Antalyaspor Store ilk kez kuruldu. Dükkan dükkan gezerek kombine satışlar yaptık. Yenikapı Gençlerbirliği bünyesindeki kadın futbol takımını Antalyaspor’a alarak, takımın ilk bayan futbol takımını kurduk. Kadın takımını kurarken, oynayacak sporcu bulabilir miyiz endişesi vardı. Sadece Gazi Lisesi’ne gittiğimizde 100’ün üzerinde öğrenci oynamak için başvurdu ve ilgi karşısında şaşırmıştık.

Altyapıda başarının ölçüsü nedir?

Antalyaspor altyapısı için başarı göstergesi, yerel liglerde alınan galibiyetlerle ölçülmemeli. Antalyaspor, zaten bu maçları alacaktır. Orta ve uzun vadeli planlama ile profesyonel takıma oyuncu yetiştirilmeli. B Genç takımı ile üst üste iki yıl Türkiye üçüncüsü olduk. Aynı takımla PAF Ligi’nde Türkiye şampiyonu olduk. O takımda forma giyen Musa Nizam, Zeki Yıldırım ve Osman Çelik hala Antalyaspor’da oynuyor. Aynı jenerasyondan 50’nin üzerinde futbolcu hala profesyonel liglerde forma giyiyor. Kulüp kulüp gezerek o jenerasyonu yakalamıştık.

Sportif başarı ile sporcu yetiştirmeyi aynı sezonda başardınız. O dönemi anlatır mısınız?

Dönemin teknik direktörü Ümit Turmuş, şampiyonluğa giden PAF Takımı’ndan 7 oyuncuyu birden profesyonel yapmak istedi. Altyapı antrenörleri ile yaptığımız görüşme sonrası, Turmuş’a, “7 oyuncuyu da profesyonel yapabilirsin, ancak geri göndermemek şartıyla” dedik. Kabul etti ve Musa Nizam, Osman Çelik gibi isimlerin de olduğu 7 futbolcu profesyonel oldu. Şampiyonluğa giden PAF Takımı’na, B Genç Takım’dan 7 isim alarak yola devam ettik ve sezonu şampiyon tamamladık.

Antalyaspor’un mevcut altyapısı için tavsiyeleriniz neler?

Altyapı Koordinatörü Sedat Karabük, şu anda Antalyaspor’un altyapı koordinatörü. Ben isterim ki Karabük’ün sözleşmesi en az 10 yıl olmalı. Her başkan ve yönetim gittiğinde altyapıda değişim yaşanmamalı. Bana göre altyapının yapısı ve bütçesi, üstyapıdan bağımsız özerk olmalı.

Altyapıya önem verdiniz ancak önemli transfer başarılarına da imza attınız. Sizin aklınızda kalan başarılı transferler kimlerdi?

Görev süremiz içinde Galatasaray’a Volkan Yaman’ı, Fenerbahçe’ye Ali Bilgin’i, Beşiktaş’a da Burak Yılmaz’ı satmıştık. Ali Bilgin’i Antalyaspor’a transfer ettiğimizde yaşı 27 idi. 28 yaşında Fenerbahçe’ye sattık ve Nihat Özdemir kendi şahsi çekini vermişti. Herkes Ali’nin kaçarak gittiğini bilir ancak biz Fenerbahçe’den o dönem iyi bir bedel almıştık.

Son dönemlerde Antalyaspor yönetimleri, bir önceki başkanın temlikleriyle uğraşıyor. Sizin döneminizde bu işler nasıl gidiyordu?

Başkanlık görevine geldiğim ilk yılda, kulüp nefes alamıyordu. Ben başkan olarak 200, her yönetici de 100’er bin TL para ödedi. Bunun yanında her deplasman için bir yönetici sponsor oldu. Önce maliyeti minimuma indirdik. Özel uçakla deplasmanlar bizim dönemimizde başladı. Ancakg ünümüzde yönetimde bulunan arkadaşlar, görevi bıraktıktan sonra maçlara bile gelmiyor. Alacağı olanlar temlik koyduruyor. Antalyasporlu olmak için yönetimde olmaya gerek yok. Ben 10 yıldır görev almıyorum ancak kulübün özellikle altyapı takımlarını çok yakından takip ediyorum. Çünkü amatör futbolun hala içindeyim ve Antalyaspor’un da altyapı takımlarını çok yakından izliyorum.

Antalyaspor’un mevcut borç yükünü nasıl görüyorsunuz?

Şu andaki borç yükü, Antalyaspor’a hiç yakışmıyor. Bizim dönemimizde gelirle bu kadar değilken, borç yapmadan yola devam ediyorduk. Şimdi çok büyük gelirler varken borçların artması beni çok üzüyor. Ligde derece yapmak önemli ancak öz kaynaklara dönerek oyuncu yetiştirip satmak çok daha önemli. Türkiye’de şu anda para bulmak çok zor. O nedenle öz kaynaklara bir an önce dönülmeli.

Ali Şafak Öztürk Başkan’a tavsiyeleriniz neler olur?

Antalyaspor’un finans tablolarını düzenleyen bir ekip vardır mutlaka. Öncelikle mali durumu düzenleyecek çalışmalar yapılmalı. Mali tabloyu düzelttikten sonra Ali Şafak Öztürk’ün çok başarılı olacağını düşünüyorum. Çünkü futbolu çok seviyor ve başarılı olmayı da istiyor. Ancak günümüzde artık başarılı olmak için ekonominin düzelmesi gerekiyor.

Antalyaspor’a gelmek isteyen futbolcular için Antalya kenti bir öncelik oluyor mu?

Dünya’nın her yerinden futbolcu Antalya’ya gelmek ister. Başkanlığımız döneminde Polonyalı Piotr Dziewicki ve Jaroslaw Bieniuk ile görüştüğümüzde, Türkiye’den iki kulüp daha teklifte bulunmuştu. Ancak eşleri daha önce tatil için Antalya’ya geldiklerini ve Antalya’dan başka yerde yaşayamayacaklarını söyleyince, daha düşük paralara bize imza atmışlardı. Oscar Cordoba transferini de, futbolcunun Antalya’da yaşamak istemesi nedeni ile daha düşük bütçeyle gerçekleştirdik.

Bir spor adamısınız aynı zamanda Slovenya fahri konsolosunuz. Konsoloslukla spor yöneticiliğini birleştirip, ortak bir proje hedefiniz var mı?

Evet, Slovenya fahri konsolosuyum. Antalya ile Slovenya arasında bir basketbol köprüsü kurmak istiyorum. İki şehir basketbolu arasındaki ilişkiyi geliştirerek yazın Slovenya’da, kışın da Antalya’da kamp organizasyonları yapmak istiyorum. 

Paylaş
ETİKETLER:
2018
YAZAR: