Antalya
21.11.2018
A

"Ordu'da Cıngırt Kalesi'nde defineci talanı", "Maltepe Fındıkbayırı'nda tarihi eserlerin bulunduğu alanda 15 defineci çukuru", "Isparta'nın Yalvaç ilçesinde bulunan antik çağ ve Roma dönemlerinde Anadolu'nun önemli inanç merkezlerinden biri olan Men Tapınağı ve kutsal alnında defineci yağması", "Santa Harabeleri'ne defineci talanı", "Karya Hekatomnos Mezarı'nda defineci talanı", "Herakleia Salbake'de defineci talanı", "Etenna'da, Onabara'da, Trebenna'da, Neopolis'te, Kithanaura'da, İdebessos'ta tarih yağması"... Bu liste uzayıp gidiyor. Sözün özü antik kentlerimiz, ören yerlerimiz talan ediliyor: Tarihi mekânlarımız vandalizmin işgali altında; tarih kırılıp parçalanıyor, yok ediliyor.

 

KÜLTÜRÜN ANAVATANI

Bir kez daha hatırlatalım; modern uygarlığın beşiği Anadolu. Anadolu felsefede, edebiyatta, sanatta, tarih yazımında, tıpta, Avrupa uygarlığının, dünya uygarlığının beşiği. Bilimsel düşünce Thales'le, Anaksimenes, Anaksimander, Anaksagoras'la Anadolu'dan Avrupa'ya gitti.  İlk Grek filozoflarının olduğu gibi ilk logografların da çoğu Anadolu'dandı, İonialı idi. Miletoslu Kadmos, Hephaistos; Kyme’li Ephoras, Lampsakoslu Kharon, Knidos’lu Ktesias tarih yazımını efsanecilikten kurtaran; vezinli destanlar yerine, düzyazı ile tarih yazan ilk "ilk"ler oldular.  Felsefenin, tarih yazımının olduğu gibi, edebiyat ve şiirin anavatanı da Anadolu ve Anadolu'ya bitişik Ege adalarıdır.

 

'İYİKİ KAÇIRILMIŞ' MI DESEK?

Bizim bu kültüre, bu değerlere nasıl sahip çıktığımızı görmek için Avrupa'dan Amerika'ya uzanan bir coğrafyada arkeoloji müzelerini gezmemiz, Anadolu'dan kaçırılıp bu müzelerde sergilenen eserleri görmemiz yeter. Bergama Zeus Sunağı, Athena Tapınağı Propylonu; Milet Traianus Tapınağı ön cephesi, Milet Agora Kapısı; Troia Hazineleri; Ksanthos Nereidler Anıtı, Payava Lahdi; Maussolleion Heykeli ve kabartmaları; Knidos Aslanı; Magnesia Zeus Tapınağı, Zincirli Höyük Hitit Kabartmaları, Myrina Heykelcikleri, bunlar arasında öne çıkanlar. Antik kentlerimiz ve ören yerlerimizdeki kaçak kazılar ve defineci talanını görünce insanın içinden iyi ki bunlar yurt dışına kaçırılmış demek geliyor.

 

BİR ŞEY YAPMALI

Antalya coğrafyası içindeki bazı antik kent ve ören yerlerindeki talanla ilgili Beydağları Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü - BEYDOSK Başkanı Metin Atasayar'dan dinlediklerim, Atasayar'ın gösterdiği delik deşik edilmiş tarihi mekân fotoğrafları nedeniyle dudaklarım uçukladı diyebilirim. "Bu işin üstesinden ağır cezalarla gelinebilir" deniyor. Bu yargı bugüne kadarki pratikle pek uyuşmuyor. Tarihi eser kaçakçılığıyla ilgili cezalar zaten ağır; etkili olacak olsa, jandarma dayağıyla da desteklenen bu cezalar şimdiye kadar bir çözüm üretirdi. Atasayar'ın, "Bekçi olan yerlerde bu sorun yaşanmıyor ya da en azından aleni yaşanmıyor" hatırlatması bu noktada önemli. "Türkiye'de bekçi yetiştirilemeyecek kadar çok antik kent ve ören yeri var" diyebilirsiniz. Böyle olması, antik kentlerimiz ve ören yerlerimizin bugünkü hali pürmelali karşısında sergilenen adamsendeciliğe teslim olmamızı haklı çıkarmaz, çıkarmamalı.

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok