Antalya
15.11.2018
A

Yıllardır süre gelen bir hastalıktır Antalyaspor'da kritik zamanlarda maç kazanamamak. Şartlar ne kadar uygun olsa da zirve yarışı ya da düşmeme mücadelesi verilen her durumda rakip kim olursa olsun, iç saha/dış saha farketmeksizin puan kaybı yaşandı.

         Hafta içinde rakibin çok zorlu bir Uefa maçı oynamış olması işimizi biraz olsun kolaylaştırır, bir kaç haftadır oynanan kısmen iyi oyunla yorgun rakibe karşı rahat bir galibiyet alacağımızı düşünmüştüm ama önceki dönem kulüp başkanının Antalyaspor'dan, süper lig kulüpleri için çerez sayılabilecek bir rakam için kulübe haciz göndermesi bir çuval inciri berbat etti. Futbolcuların maçtan çok bu olayın konuşulduğu süreçten etkilendiği bariz ortadaydı özellikle kalemizde golü görene kadar. Golden sonra biraz kıpırdanan takım beraberliği yakalasa da son dakikada gelen gole engel olamayarak sahadan mağlup ayrıldı. Bir puanın ve yenilmemenin çok önemli olduğu bu süreçte bu mağlubiyetin yazılacağı kişi ve kişileri Antalyaspor camiası gayet net bir şekilde gözlemlemiş ve her ortamda yüzüne vuracaktır. 

        Bu şehirde 'Antalya çocuğu' tabiri oldukça sık kullanılır. Antalya doğumlu olan ve şehre olan bağlılığı ile ön plana çıkmış kişiler için kullanılan bu tabiri kendine yakıştıran önceki Başkan Cihan Bulut'un Antalyaspor'a yaşattığı bu olay 'Antalya çocuğu' tabirini çok ince eleyip kullanmamız gerektiğini düşündürdü ben ve bir çok Antalyasporluya. 

        Kimliğinde ne yazdığı mühim değil. Bu şehrin en büyük değeri olan Antalyaspor'a ve Antalya'ya menfaatsiz faydası olan herkesi bu şehir başının üzerinde taşır. Üç kuruş için bu markaya icra gönderip küçük düşüren herkes de istisnasız Antalyaspor tarihinin çöplüğünde yerini alacaktır.

        

                    

Paylaş
ETİKETLER:
Yok