Antalya
14.11.2018
A
RÖPORTAJ
Sulamada otomasyon sistemi
Sulamada otomasyon sistemi

Tarım sektöründe işgücü bulunamadığını belirten Ali Ormancıoğlu, sulamada otomasyon sistemi ile iş gücünden-zamandan ve gübreden tasarruf edilerek maliyetleri düşürdüklerini söyledi. Ormancıoğlu, özellikle Türk firmalarının Kafkasya bölgesine anahtar teslimi modern seralar kurarak ülkeye önemli ölçüde döviz kazandırdıklarını anlattı

RÖPORTAJ: HASAN YAVAŞLAR 

 

Mega Tarım Genel Müdürü Ali Ormancıoğlu, seracılıkta son yıllarda hızla otomasyon sistemine geçildiğini belirterek, “Akıllı tarım ile zamandan-gübreden-enerjiden ve iş gücünden tasarruf ederek  aynı zamanda da daha kaliteli bi şelilde verimi arttırıyoruz. Tarımda iş gücü bulmak artık çok zor. Otomasyon sistemi ile daha az iş gücü ile daha çok üretim yapılabiliyor” dedi. Türk firmaların özellikle Kafkasya ülkerinde modern sera kurulumu yaptığını belirten Ormancıoğlu, “Bu coğrafyada modern sera kurulumları gerçekleşiyor. Seraların tüm malzemeleri Türkiye’den gidiyor ve döviz girdisi sağlıyoruz” dedi. Ormancıoğlu, tarım sektörünün gelişmesi için alternatif pazarların bulunması ve ziraat fakültelerinin daha donanımlı mezun vermesinin sağlanması gerektiğini söyledi.

 

Mega Tarım ve çalışmaları hakkında bilgi verir misiniz?

Mega Tarım, 1994 yılında kurulmuş, 25 yıllık bir şirket. Kurulduğumuz yıllarda bölge çiftçilerine  damla sulama sistemi temin edip uygulamasını yapıyorduk. Ancak zamanla teknolojiye ayak uydurarak otomasyona yöneldik. Artık sulama ve gübreleme işlemleri bitkilerin ve ağaçların ihtiyacına göre tespit edilip bilgisayar ortamında yapılıyor. Böylece ürün daha kaliteli ve verimli oluyor. Ayrıca işçilikten-gübreden-zamandan ve enerjiden tasarruf ediliyor. Ayrıca bilgisayar bağlantısı yapılırsa evinizden ya da iş yerinizden de bağlanıp müdahele edebilirsiniz ve yine akıllı telefonlar ile de kontrol edebilirsiniz.

Otomasyon sistemine geçmenin avantajları neler?

Günümüzde seralarda çalışacak yerli işçi bulmak çok zor. Daha çok Suriyeli vatandaşlar veya seracılıkta hiç tecrübesi olmayan başka bölgelerden işçiler çalışıyor. Bu işçilerden bilgi eksikliğinden dolayı doğru sulama ve gübreleme yapmasını bekleyemeyiz ve doğal olarak ürünün verimini olumsuz etkiliyor. Otomasyon sistemine geçen çiftçiler, sulama ve gübrelemeyi insan kontrolünden çıkarıp tam zamanında ve ihtiyaca göre yapıyor, verimi artırıp, enerji-işçilik ve özellikle gübre maliyetini düşürüyor. Bu sistem için harcadığı parayı da birkaç yıl içinde amorti edebiliyor.

Bahsettiğiniz sistem, sahildeki seralarda mı, yoksa yaylalarda da kullanılıyor mu?

Son 5 yılda yaylalardaki seracılıkta büyük artış yaşanıyor. Geçmişte insanlar yayladan sahile seracılık yapmak için geliyordu. Şimdi iş tersine döndü. Sahilde artık yeni sera yatırımı azaldı, ancak yaylada inanılmaz bir artış var. Firma olarak biz de son yıllarda ilk bahar aylarında Isparta-Burdur-Denizli ve Antalya’nın yazın daha serin olan yüksek rakımlı bölgelerinde damlama sulama kurulumu için çalışıyoruz. Yayla bölgelerinde daha uzun bir hasat dönemi oluyor, böylece tonaj artışı oluyor.

Sahillerde sera yatırımında azalma görülüyor. Bunun nedeni nedir?

Sahilde son 5 yılda sera yatırımı azaldı. En büyük etken artan yatırım maliyetleri ve çiftçinin para kazanamaması. Çiftçinin daha çok desteklenmesi gerekiyor. Üretim ve tüketim arasındaki fiyat uçurum giderilmeli, çiftçinin hak ettiği parayı kazanması sağlanmalı. Örneğin; bir kilo domatesin maliyeti hesaplanmalı, bir taban fiyat olmalı ve o fiyatın altında satılmamalı. Diğer bi sorun da seralarda çalışacak işçi aileler bulunamıyor. Suriyeliler olmasa sektör bitmiş durumda. Bölgemizde 50 dönüm ve üzeri büyüklükte serası olan pek çok çiftçi var.  Bir çiftçi eşiyle en fazla 5 dönüm seraya bakabilir, 50 dönüm serası olan bir çiftçinin bu şekilde 10 tane aile bulması gerekiyor. Şu anda bu konuda ciddi sıkıntı yaşanıyor.

Bölgemizden pek çok firma yurtdışında seracılık faaliyetinde de bulunuyor. Sizin firmanız da tercih edilen bi firma. Yurtdışında tercih edilmenizin nedenleri nedir?

Şirketimiz Dünyanın öncü damlama sulama ve otomasyon markası Netafim’in Antalya Bölge toptancı ana bayisi. Yetiştirdiğimiz tarımsal yapılar ve sulama bölümü mühendislerimiz ile bizi tercih eden müşterilerimize proje danışmanlık hizmeti veriyoruz. Seraların ve bahçelerin sulama gübreleme projelerini çiziyoruz ve malzeme keşif özetini çıkartıyoruz. Rekabetçi teklifimiz sayesinde de tercih ediliyoruz.

Yurtdışında sera kurulumu yapmak, bindiğiniz dalı kesmek değil mi? Orada tarım gelişirse, Türkiye’den ihracat azalmaz mı?

Rusya ve Kafkasya coğrafyasında verilen yatırım teşvikleri ile, topraksız tarım modern sera ve meyve bahçe tesisleri hızla yayılıyor. Batıdan özellikle İspanya-Hollanda-İtalya ve doğudan Kore-Çin gibi ülkeler bu coğrafyada bize ciddi rakipler. Biz yapmasak birileri gelip yapacak. Bu sera ve bahçe tesislerini Türk firmaları yaparak ülkemize döviz girmesini sağlıyor. Bizim bu coğrafyaya yakın olmamız daha kaliteli- daha uygun fiyatlarımız ve bu coğrafyaya olan kan bağımız bizim daha çok tercih edilme sebebimiz oluyor. Ülke olarak bu ülkelere sadece sera ve sulama satmıyoruz, ilacı, gübresi hatta danışman ziraat mühendisleri bile genellikle Türkiye’den gidiyor. ‘Oralarda üretim artarsa bizim ürünler ihraç olmaz mı?’ sorunuza gelince; örneğin Rusya kış aylarında 10 Dolar’a domates yiyor . Ve domatesi hiç bilmeyen bölgeleri bile vardır. Üretim artarsa tüketim çoğalır, biz zaten yaklaşık 1 Dolar gibi çok düşük bir rakama ihraç ediyoruz. Sıkıntı olmaz ama yeni pazarlar bulmamız da gerekiyor.

Tarım sektörü sürekli sorunlarıyla gündeme geliyor. Sürekli krizlerle boğuşmamak için çözüm önerileriniz nedir?

Öncelikle Rusya krizinde olduğu tekrar aynı durumlar ile karşılaşmamak için yeni pazarlar bulmalı, yeni ülkeler ile anlaşmamız gerekiyor. Bu krizde bunu daha iyi anladık. Tabikide en önemlisi son teknolojilere ayak uydurmamız gerekiyor. Seralarımızın daha modern ve daha verimli olması gerekiyor. Çok kaliteli ürün yetiştirmemiz ve fiyatlarımızın cazip olması gerekiyor. Devletin de üreticiye destek vermesi gerekiyor. Seralarda tarım girdilerinin % 18 olan KDV payı % 8 e çekilmeli. Son aylarda ülke olarak yaşadığımız krizden çıkardığımız sonuç; ihracatı azaltıp üretimi arttırmak. Bunun için tarımı desteklemeliyiz.

Tarım stratejik bir sektör. Bu sektörde sürekli söz sahibi olmak için ne tür politika izlemeliyiz?

Gelecekte insanlar teknoloji ile karnını doyuramayacak, tarım ve hayvancılık olmazsa olmaz dır. Bu yüzden tarım ve hayvancılığa çok önem verilmelidir. Ayrıca küresel ısınmadan dolayı sular hızla azalıyor, petrol içemeyeceğimize göre, sularımızı çok idareli kullanmalıyız. En çok su israfı yapılan bahçe sulamaları tamamen damlama sulama ile yapılmalıdır. Salma sulama tamamen yasaklanmalı, damlama sulama için verilen teşvikler arttırılmalıdır. Şehirlerin tüm atık suları arıtılarak peyzaj sulamalarında kullanılmalıdır. Belki 3. Dünya Savaşı’nın nedeni su ve gıda temin etmek için olacak. Bu nedenle tarıma yatırım yapmalıyız. Bunun için de modern tarıma ağırlık verip teknolojiden yararlanmalıyız. Tarımda bizden ileri seviyede olan ülkeler ile rekabet edebilecek düzeye gelmeliyiz.

GROWTECH gibi tarım fuarlarının tarıma etkisi nedir?

Growtech, Dünya’nın sayılı en büyük tarım fuarlarından birisidir.Ve biz Antalyalılar olarak çok şanslıyız ki  Antalya’da düzenleniyor. Bu yıl 18.cisi düzenlenecek olan bu fuara Mega Tarım olarak biz de katılıyoruz. Bu fuar Sera ve Teknolojileri, Tarım Teknolojileri ve Ekipmanları, Sulama Sistemleri, Tohumculuk, Fidecilik, Bitki Besleme ve Koruma, Biyolojik Mücadele, Tarımsal Makine ve Ekipmanları’nın her alanında öncü firmaların katılımları ile gerçekleşiyor. Bu fuara Türkiye’den çiftçilerimiz-bayilerimiz ve özellkle yutdışı firmalarından çok büyük ilgi var. Bu sayede Antalya turizminede çok büyük katkı sağlıyor. Tarımla ilgilenen herkesi bu fuarları ziyaret etmelerini tavsiye ederim.

 MEGA Tarım olarak, çiftçinin bilinçlenmesi adına neler yapıyorsunuz?

Biz Mega tarım olarak bayisi olduğumuz Netafim le birlikte geçtiğimiz yıllarda çiftçilerimizi doğru sulama ve gübreleme konusunda bilgilendirmek için pek çok kez köylerde kahvelerde ve tarlalarda toplantılar çiftçi günleri tarla günleri düzenledik.Uzman Ziraat mühendisi arkadaşlar yanlış sulama ve gübrelemenin zazarlarını anlattı gösterdi,amacımız sadece reklam değildi,doğru bilgilendirme bizim markamıza  olan güveni arttırdı.Ayrıca bayi arkadaşlara da eğitici tanıtım toplantıları yapıldı.

Üniversitelerden mezun olan ziraat mühendisleri sizce yeterli mi?

Üniversitelerin ziraat fakülteleri teknolojide özel sektörün önünde gitmeli. Ancak malisef durum tam tersi, üniversitelerin imkanları kısıtlı. Üniversitelerde daha uygulamalı eğitimler olmalı. Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi, şehrin göbeğinde sınırlı bir alana sıkışmış durumda. Aksu – Serik arasında devlete ait bir çok tarım arazileri var.Buralar Akdeniz Üniversitesi Ziraat fakültesine tahsil edilebilir yada  yeni bir Ziraat fakültesi açılabilir. Burada daha çok uygulamaya yönelik daha modern son sistemler ile donatılmış seralar kurulabilir ve otomasyon ile sulanan bahçeler tesis edilebilir.Böylece buradan mezun olan arkadaşlar uygulama konusundaki eksikliklerini gidermiş olurlar, ve mezun olunca kolay iş bulabilirler.Okul yönetimi de bu tesislerde yetiştirdikleri ürünleri satarak döner sermayeye katkı yaparlar.Okul kendi kendini finanse eder.

Paylaş
ETİKETLER:
2018
YAZAR: