Antalya
16.10.2018
A

Ümit Uysal'ın CHP İl Binası önünde yaptığı adaylık açıklaması değişik bir kalabalığa sahne oldu. CHP önündeki meydan hınca hınç doluydu. CHP önünde çok adaylık açıklaması izleyen biri olarak, gördüğüm en kalabalık toplantının Uysal'ın miting havasında geçen toplantısı olduğunu söyleyebilirim. Toplantıya katılanların son derece heyecanlı ve coşkulu bir kalabalık oluşturduğunu da belirtmeden geçmeyelim. CHP'nin diğer adayı Konyaaltı Belediye Başkanı Muhittin Böcek. Böcek ve çevresi, 15 Ekim'de CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun Büyükşehir adaylığını açıklayacağı kampanyası yürütmüştü. Ümit Uysal'ın adaylık açıklamasını bir başka tarihte değil de 15 Ekim'de düzenlemiş olması, Böcek'in kampanyasının söylentiden ibaret olduğunu kanıtlamak amacı taşıyabilir mi? Uysal, üstü kapalı şekilde, "Ey ahali, Böcek 15 Ekim'de adaylığım açıklanacak' demişti. Bunun doğru olmadığını işte gördünüz" demiş olabilir mi? Uysal, bunu yaparken, genel başkan ve genel merkez yöneticilerine, "Bu konu parti tabanının arzusu hilafına kulis faaliyetleriyle, ikili üçlü ilişkiler sonunda karar verilecek bir konu değil.  Parti tabanının arzusu burada, bu meydanda toplanan kalabalıkta tecelli etmiştir" demek istemiş olabilir mi?

 

KUMBUL'UN İFADELERİ

Toplantıda dikkatlerden kaçmayan bir başka nokta İl Başkanı Ahmet Kumbul'un konuşmasında geçen ifadeler: "Bugün burada toplanan bu büyük kalabalık Cumhuriyet Halk Partisi'nin 19 ilçede, Antalya Büyükşehir Belediyesi'nde ve birçok ilde de iktidar olacağının habercisidir. Örgütün içinden gelen, gençlik kolları başkanlığı, il başkanlığı yapan; son beş yıldır sosyal demokrat belediyeciliğini nasıl yapılacağını gösteren Ümit Uysal bugün adaylık açıklamasını yapıyor. Burada toplanan kalabalık, Cumhuriyet Halk Partisi'nin içinden gelenlerin, örgütün tozunu yutup gelenlerin nasıl başarılı olduğunun göstergesidir. Önümüzdeki süreçte de parti içinde liyakat esasını uygulamaya, parti içinde emek verenlerin, hak edenlerin gereken yerlere gelmesi gerektiğini hep beraber nasıl savunageldiysek, bundan sonra da savunmaya devam edeceğiz." Buradan tek tek cümleleri çıkarıp yorumlamaya bilmem gerek var mı? "Örgütün içinden, gençlik kollarından, il başkanlığından gelen, örgütün tozunu yutup da gelen"... Bunlar, "Bıyıkları var, miyav miyav der"in kediyi tarif etmesi gibi, Ümit Uysal'ı tarif eden ifadeler.

 

NE OLUP BİTER?

Bu noktadan sonra akla şu soru geliyor: Konaaltı'na aday olmayacağını, Büyükşehir adayı olduğunu açıklayan Böcek aday yapılmazsa ne tür rahatsızlıklar doğar? Ya da bu tür bir durumda Böcek ne tür rahatsızlıklar yaratır? Aday gösterilmemesi durumunda Ümit Uysal'ın durumu gerçekten dediği gibi mi olur? Kendisi bu tür bir durumda hiç bir rahatsızlığının söz konusu olmayacağını kaç kez belirtti. O durumda "Örgütün içinden gelenler", "Örgütün tozunu yutanlar" düsturunu her dem gündeme getirenlerin; "Sabahın bir sahibi var; sorarlar bir gün sorarlar" özdeyişleri paylaşan parti çevrelerinin tavrı ne olur. Çetin Osman Budak'ın sessiz ve derinden gitmesinin bir hikmeti mucibesi yoksa, milliyetçi muhafazakâr oyları toplamak adına genel merkezden partinin bırakın içinden gelmeyi, tozunu tuzunu yutmayı, yakınından bile geçmemiş biri paraşütle indirilip, CHP tabanının önüne konabilir mi? CHP'de olmaz diye bir şey yoktur. CHP yönetiminin, "CHP'nin bir tek rakibi vardır, o da kendisi" yüksek kanaatini geçersiz kılmak, parti tabanının gönlünü hoş kılmak için bu aritmetiğe iyi kafa yorması gerekiyor.

Paylaş
ETİKETLER:
2018