Antalya
02.10.2018
A
GENEL , YAŞAM , KÜLTÜR-SANAT
Sinemacıların olduğu bir habitatı kaybediyoruz
Sinemacıların olduğu bir habitatı kaybediyoruz

Ulusal Yarışma ile ilgili röportaj veren yönetmen Kaan Müjdeci, “Bizim çok değerli oyuncularımız, yönetmenlerimiz, çok değerli bir Antalya seyircimiz var. Bunları kaybedeceğiz. Sinemacıların olduğu bir habitatı kaybediyoruz” dedi

Gazeteci Banu Tuna, Antalya Film Festivali'nden çıkarılan ulusal yarışmanın devamı için başlatılan Ulusal Yarışma'yı düzenleyen isimlerden yönetmen Kaan Müjdeci ve Yapımcı Serkan Çakarer'le görüştü. Banu Tuna, Hürriyet Gazetesi'nde yer alan röportajında Müjdeci'ye, "Mevcut durum devam ederse Türkiye sineması neler kaybeder? Neler var kaybedecek?" sorusunu yöneltti. Tuna'nın sorusuna Kaan Müjdeci, “Bizim çok değerli oyuncularımız, yönetmenlerimiz, filmlerimiz, çok değerli bir Antalya seyircimiz var. Bunları kaybedeceğiz. Sonra çok pişman olacağız. Daha önce kaybedilmiş kurumlardan biliyoruz böyle olacağını. Sinemacıların olduğu bir habitatı kaybediyoruz” cevabını verdi. Ulusal Yarışmanın gelecek yıl Antalya’ya döneceğine inandığını belirten Müjdeci, “Bir festivalin en önemli işlevi keşiftir. Antalya Film Festivali bu sene kimi keşfetti?” ifadelerini kullandı.

 

BELEDİYE BAŞKANI FESTİVALİN SAHİBİ DEĞİL

Banu Tuna'nın, "Bir festivalin sahibi kimdir?" sorusunu yönelttiği  Yapımcı Serkan Çakarer, soruyu,  "Cevap çok paydaşlı ama belediye başkanı bunlardan biri değil. Seyircisi, film yapanlar, festivali düzenleyenler... Denklemin hiçbir tarafında belediye başkanı olamaz. Belediye başkanı, festivalin en iyi şekilde yapılması için altyapıyı hazırlar, güvenliği sağlar. Hangi yarışmaların olacağına karar veremez” şeklinde cevapladı.

 

İKİ FİLM NEDEN ÇEKİLDİ?

Kaan Müjdeci, Ulusal yarışmadan iki filmin çekilmesiyle ilgili de şunları söyledi: "İstanbul Film Festivali, Ulusal Yarışma’daki gösterimleri filmin İstanbul prömiyeri sayıyor ve kendi festivallerinde prömiyer yapamayacağını söylüyor. Kötü niyet olduğunu düşünmüyorum, usulde sorun var. İstanbul Film Festivali ile bu konuyu konuştuk. Geçen yıl için tolerans gösterdiklerini ancak bu sene gösteremeyeceklerini, prömiyer şartının önemli olduğunu söylediler." Yedi filmin yarışıyor olmasının temsiliyet sorunu yaratmayacağını belirten Müjdeci, "Bizim sayıyla bir işimiz yok. Tüm yönetmen ve yapımcı arkadaşlarım, 21 tane meslek örgütü destekliyor. Yarışma sembolik kısmı işin. Önemli olan Ulusal Yarışma’nın kaldırılamamış olması. Asıl mesele sinemacıların boykotu" diye konuştu.  

 

ULUSAL YARIŞMA HAKKINDA NE DEDİLER?
 

Banu Tuna'nın röportajı içinde oyuncu - yönetmen - jüri üyesi Onur Saylak, sanatçı - jüri üyesi Gülsün Karamustafa ve sinema yazarı - gazeteci Uğur Vardan'ın Ulusal Yarışma ile ilgili görüşleri de yer aldı.

 

Onur Saylak / oyuncu, yönetmen, jüri üyesi
‘BİZ’ DİYEBİLENLER YARIŞMAYI AYAKTA TUTACAK

Antalya Film Festivali, sinemacıların şenliğiydi, ta ki son iki seneye kadar. Her şeyin yerli ve milli olmasını bekleyenler, iş film festivaline gelince nedense film festivalinin başka ülkelerdeki gibi olmasını savundular, gelenek yerine marka kavramını ortaya attılar. 50 yılı aşkındır Türk sinemasının ana damarını oluşturan festival, sektörle paylaşmadan, tartışmadan yapılandırıldı. Eminim ki bu değişecek, Ulusal Yarışma hak ettiği yere, Antalya’ya dönecek. Antalya Film Festivali hepimizin özlediği o büyük şenlik havasına bürünecek. ‘Ben’ demeden önce ‘biz’ demeyi beceren sinemacılar ve sinemaseverler bu an gelene kadar Ulusal Yarışma’yı ayakta tutacaklardır.

 

Gülsün Karamustafa / sanatçı, jüri üyesi
SİNEMAYI OLUŞTURANLARA GÜVENİYORUM

 

Geçen yıl ödül verme aşamasında içinde bulunduğum Ulusal Yarışma’nın bu yıl jürisindeyim. Şu ana kadar seyrettiğim filmlerin, gerek içerik gerekse sinemasal dil açısından ulaşmış oldukları nokta çok memnun edici. Sinemaya kurumlar destek verir ama sinemayı oluşturan sinemacılar ve seyircilerdir. Onlara güveniyorum.

 

Uğur Vardan / eleştirmen, jüri üyesi

BU BİR DEVAMLILIK HATASIDIR

 

Antalya Film Festivali’nin kalbi her daim Ulusal Yarışma’da atıyordu. Lakin, festivali yönetenler geçen yıl aldıkları kararla 53 yıllık bu geleneği ve kurumsallaşmış yapıyı kaldırdılar. Bir grup sinemacı da kendi mesleklerine uygun olarak ‘Sinema Tarihimiz’ adlı filmdeki bu ‘devamlılık hatası’nı bertaraf etmek üzere harekete geçti ve ‘Ulusal Yarışma’ kararı aldı. Ben ilerde Ulusal Yarışma’nın evine döneceğine inanıyorum.

 

ÖDÜL TÖRENİ 4 EKİM'DE

Ulusal Yarışma açılış filmi "Keşanlı Ali Destanı"nın Beyoğlu Sineması'nda 30 Eylül akşamı yapılan gösterimiyle başladı. 4 Ekim’e kadar sürecek programda paneller ve forumlar da yer alacak. Film gösterimleri Beyoğlu Sineması’nda, paneller ve forum Galatasaray Lisesi arkasındaki Cezayir’de gerçekleşecek. Ödüllerin açıklanacağı kapanış töreni ise 4 Ekim’de. Mustafa KOÇ

 

 

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: