Antalya
26.09.2018
A
RÖPORTAJ
Turizmde aslan payı patronlara
Turizmde aslan payı patronlara

Rus uçağının düşürülmesiyle başlayan turizm krizi, patronlar için büyük ölçüde çözülmüş görünüyor. Antalya, bu yıl geçmişe oranla en yüksek turisti karşıladı. Peki, bu pastadan turizm işçisi ne aldı?

 

Dev- Turizm-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Yahyaoğlu, turizmde aslan payının oteller, alışveriş merkezleri ve seyahat acenteleri üçgeninde dağıtıldığını belirterek, turizm işçisinin yok pahasına çalıştırıldığını söyledi. Yahyaoğlu, turizmde kalifiye eleman sıkıntısı olmadığını, yetişmiş patron sorunu olduğunu savundu.

Röportaj: Müzeyyen YÜCE

Antalya turizmi geçmiş yıllara oranla Rus uçağı krizini geride bırakmış gözüküyor. Bu yıl 14 milyon turist hedefi ile yola çıkılan kente, şuana kadar 7 milyonu aşkın turist geldi. Turizmin patronları otellerin doluluk oranlarının artmasıyla pastadan aslan payını alırken, turizmin kalbinde yer alarak hizmet sektöründe canını dişine takarak çalışan turizm çalışanları bu pastanın neresinde yer alıyor? Devrimci Turizm-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Yahyaoğlu ile yaşanan turist patlamasının turizm işçisine ve kent ekonomisine katkısını konuştuk. Yahyaoğlu durumu şu sözlerle özetledi: “Turizmde aynı binanın içerisinde iki farklı yaşam var. Bir yerde lükse harcanan milyar dolarlar, diğer yanda yok pahasına çalıştırılan işçiler?

RÖPORTAJ: Müzeyyen Yüce

Bu sene turizmi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Son üç yıl krizle geçti. Rus uçağının düşürülmesi olayıyla Rus turisti yüzde 94’lere varacak şekilde kaybettik. Bu sene 2014’e yani kriz öncesi yıl ile kıyaslandığında fena bir yıl değildi.

Turizm bu sene otellerin yüzünü güldürdü. Bu durumun Antalya’ya, kent esnafına bir katkısı var mı?

Turizmin bu sene iyi olmasının etkisini çarşıda, pazarda görmüyoruz. Antalya’daki otellerin ‘her şey dahil’ uygulamaları, turistlerin şehir merkezine çıkmamasına neden oluyor. Otellerin, alışveriş merkezlerinin ve seyahat acentelerinin üçgeni içinde turizm pastası paylaşılıyor. Bu durumun ne Antalyalıya, ne de turizm işçisine bir faydası var.

Turizm işçisi bu pastadan pay alıyor mu?

Hayır. Asgari ücret düzeyinde işçiler 3- 5 ay arası çalıştırılıyor. Zaten hali hazırda birçok hak kayıpları var. Otel turizmciliğinde çalışanlar, süreklilik olmadığı için tazminat, ihbar ve yıllık izin haklarından mahrumlar. Tüm bunların yanında asgari ücret üzerinden gösterilerek çift bordro uygulaması var. Bu da emeklilik sürelerinin uzamasına, daha düşük emeklilik maaşı almalarına neden oluyor.

 

 

 

“İSTİHDAM SEFERBERLİĞİ İŞÇİYE YARAMADI”

Turizm Bakanlığı, kriz dönemlerinde turizm işçilerine yönelik tedbirler alıyor mu?

Turizmde kriz olduğu zaman devlet işverenlere iş-kur üzerinden para aktarmaya başlıyor. İstihdam seferberliği diye bir kampanya başlattılar. Stajyer patlaması yaptı. İşyerinde hali hazırda çalışan elemanlara gidin İş-Kur üzerinden tekrar başvuru yapın dediler. İş-Kur’dan geldiği zaman işçinin parasını İş-Kur ödüyor ve emeklilikte de sayılmıyor. Çünkü işbaşı eğitimi (stajyer) olarak geçiyor. Liselerden gelen öğrenciler için de yapılan staj uygulaması aynı. Staj adı altında gelen çocuklar otelde asgari ücrete yapılacak işleri işçi olarak yapıyorlar. Turizm işçilerinin yaş aralığı 15-28 yaş olmuş durumda. Bir köle gibi çalışıyorlar. Resmen bu açıdan bakıldığı zaman da bir çocuk emeği sömürü var.

Peki bu durum, müşteri ve personel memnuniyetine nasıl yansıyor?

Turizmde güler yüzlü hizmet hayal olmuş durumda. Ne müşteri memnun ne de çalışan. Artık çalışanların yakalarına ‘güler yüz’ rozeti takıyorlar. İşçiler emeklerinin karşılığını aldığında, insanca çalışma koşulları onlara sunulduğunda yakalarına takılan rozete gerek kalmayacak. Aynı binanın içerisinde ‘hizmet’ adı altında şaşalı bir israf var; bir tarafta da insanca çalışma koşullarından yoksun, yemek yedikleri yerden tutun da, soyunma odalarına kadar kötü şartlarda çalışan işçiler...

Turizmde aynı binanın içerisinde iki farklı yaşam var o zaman? Bir yerde lükse harcanan milyar dolarlar, diğer yandan yok pahasına çalıştırılan işçiler?

Otellerin personel bölümlerine ve müşteri bölümlerine bir girip bakmak gerekiyor. Birisi altın kaplama saray, diğeri gecekondu. Aynı binan içerisi. Arka sokak ile ön sokağı aynı binanın içine nasıl yerleştirdiniz. Adaletsizlik burada başlıyor. Personelinize bu kadar aşağı bir hizmet sunuyorsunuz. Duşları, soyunma odaları çok kötü. Personel yemekhaneleri havasız, izbe. Bodrumlarda hijyenik bile olmayan ortamlarda yemek yiyecek sonra da yukarıya çıkıp mermerden sarayda müşterilerine hizmet yapacak. Bu insanca değil. Bu durumun turizme de, patrona da bir faydası olmayacak.

“TURİZMDE YETİŞMİŞ PATRON SORUNU VAR”

Sorun nerede?

Turizm sektöründe yetişmiş patron sıkıntısı var. Üst yönetim kadroları ahbap-çavuş ilişkisi ile doluyor. Eğer patronlar tüm bu sorunları öngörebilseler sorunlar çözülür. Şuan Antalya’da 600 bin civarında turizm işçisi var. Oteller de kalifiye eleman bulabilir ancak bunun en önemli ön şartı turizm işçisinin hak ettiği ücreti ödemek. Ve personeli dinlendirerek çalıştırmak.

Turizm şoförlerinde durum nasıl?

Acentaların veya otellerin çalıştırdığı turizm şoförlerinde durum daha vahim. 24 saat çalışıyorlar. 24 saat içerisinde Alanya’ya müşteri götürüp, gelen müşteriyi almak için bekliyor çalışan ve bu sirkülasyon böyle sürüp gidiyor. Turizm şoförü aralarda uyumak zorunda kalıyor.  Bu da kazalara sebebiyet veriyor. Bu kazalar iş kazası değil, cinayet. Bunların yaşanmaması için bakanlığın, sendikalaşmanın önündeki engelleri kaldırması gerekiyor. Sendikalar varsa bir kurumda devletten ve işçiden çalınamaz.

“STAJYER ADI ALTINDA KAÇAK İŞÇİ”

Turizm sektöründe kaçak işçi durumu nedir?

Yoğunluk olarak turizm sektöründe Kırgız, Ukraynalı, Türkmenistanlı kaçak işçiler çalıştırılıyor. Stajyer adı altında getirilerek kaçak çalıştırılanlar da var. (Yabancı stajyer) Ve bu durum seneye birkaç kat daha artacak. Bu kişiler daha ucuz ücretlere çalıştırılıyor. Sabah, öğle, akşam postasına çıkarılıyor. Neredeyse hiç uyumadan çalıştırılıyorlar. Bunun yanında kaçak işçi çalıştırılıyor. (Kırgızistan, Türkmenistan, Ukrayna) Ucuz iş gücü ithal ediliyor. Kayıt dışı kaçak işçiler asgari ücretin altında çalıştırılıyor. 5 yıldızlı milyar dolarlık oteller asgari ücretin altında eleman çalıştırıyor. Kalitelerin düştüğünü görmezden geliyorlar.

Mevcuttaki turizm bakanı Mehmet Ersoy da Antalyalı. Umutlu musunuz kendisinden?

Turizmin işverenleri açısından umutluyuz. Ama geçtiğimiz yıl kendisinin sahibi olduğu otelde sendikalaşmak istediğimizde işçileri işten attılar. Şimdi o otelin patronu, turizm bakanı olarak karşımızda. Anayasanın işçilere hak gördüğü sendikalaşmayı içine sindirememiş bir patron şimdi turizm bakanı olarak karşımızda. Oysa Turizm Bakanlığı, emek ve sermaye arasında dengede kalmak zorunda. Turizm bakanı olduğundan bu yana kendisinden randevu istedik, hala vermedi.

 

 

 

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: