Antalya
18.08.2018
A
GENEL , GÜNCEL
Depremle ilgili duyarsızlık devam ediyor
Depremle ilgili duyarsızlık devam ediyor

TMMOB Mimarlar Odası ve Kimya Mühendisleri Odası Antalya şube yönetimleri ve Antalya Tabip Odası yönetimi tarafından 17 Ağustos depremin 19. yıldönümü anısına yapılan basın açıklamalarında deprem ve afetlere karşı önlemler konusundaki duyarsızlığın devam ettiğine dikkat çekildi. 

 Mimarlar Odası Antalya Şube yönetimi tarafından yapılan açıklamada, "Sadece can kaybımız değil, ekonomik, sosyal, hukuksal ve daha birçok boyutuyla ilklerin yaşandığı asrın büyük, belki de en büyük felaketi, Marmara depreminin üzerinden 17 yıl geçti. Ancak ağır yıkım ve bilançonun faili olan, doğaya meydan okuyan, bilimsel, teknik bilgi ve kararları doğru olarak uygulamayan 'Kentleşme Politikaları' etkisi artırılarak sürdürülmektedir" denildi. "Böyle büyük bir yıkımdan sonra başta imar planları olmak üzere diledikleri değişiklikleri yapan, kendilerini her yeri imara açmaya yetkili sayan seçilmişlerin, hiç olmazsa bundan sonra hesap verebileceğini düşündük. Ancak gelinen değişen bir şey yok. Seçilmişler yine kendilerini tek yetkili görmeye devam ediyorlar ve yine diledikleri yeri diledikleri gibi yasa ve yönetmeliklere aykırı olarak imara açıyor ve planları istedikleri gibi değiştiriyorlar" denilen Mimarlar Odası açıklamasında, "Bilim ve akıldışı karar ve uygulamalara bir an önce son verilmesi; demokrasi ve hukuk normlarının esas alınması; toplumumuzun ihtiyacı olan can ve mal güvenliğinin sağlanması için ilgilileri ve sorumluları sınırsız 'rant ve yağma politikaları'na son vermeleri için uyarıyoruz" ifadelerine yer verildi. 

 

KİMYASAL TEHLİKEYE KARŞI MASTER PLANI

Kimya Mühendisleri Odası tarafından yapılan açıklamada, depremler sonrasında kimyasallardan kaynaklanacak tehlikelere karşı stratejik bir master planının hazırlanmamış olması eleştirilerek, "Sorun deprem değil; denetimsizlik, bilim ve teknik dışı anlayıştır" denildi. Büyük İstanbul Depremi olasılığının yaşanan sürecin can sıkıcı gerçeği olduğu hatırlatılan Kimya Mühendisleri Odası açıklamasında, "Uzmanların ve bilim adamlarının ısrarla bu gerçeği hatırlatmasına rağmen geçen 19 yıllık süreçte bu olası deprem için ne yazık ki ciddi bir önlem alınmamıştır. Marmara Denizi içerisindeki faylardan doğması ve en az 7 büyüklüğünde olması beklenilen bu depreme karşı başta İstanbul olmak üzere Marmara Bölgesi savunmasız bir bekleyiş içerisindedir. Tarihi kimliği, gelişmiş sanayi gerçeği ve demografisi düşünüldüğünde depremin meydana getireceği akis çok şiddetli olacaktır" uyarısında bulunuldu.

 

YAŞANANLAR İKTİDARA BİR ŞEY ÖĞRETMEMİŞ

Antalya Tabip Odası yönetimi de deprem gerçeğine şu şekilde dikkat çekti: "Depremlerin felakete dönüşmesinin nedenleri; bilinçsizce verilen yer seçimi kararları, mühendislik hizmetlerinin yeteri düzeyde kullanılmaması, ranta dayalı imar planları, kamusal denetim dışında gerçekleşen yapılaşma ve niteliksiz plansız kentleşmedir. 17 Ağustos 1999 Marmara depreminden bugüne geçen 19 yılda, üzülerek görüyoruz ki; meydana gelen depremler ve diğer doğal afetler sonucunda yaşanan can kayıpları, sosyal ve ekonomik travmalar, siyasal iktidara hiçbir şey öğretmemiştir. Bilim ve meslek çevrelerince ortaya konan risk ve afet yönetimine ilişkin görüşlere, alınması gerekli önlemlere dikkat çeken açıklamalara itibar edilmemiş, yıllar süren çalışma ve raporlar göz ardı edilmiştir. Bu ihmal ve umursamazlık nedeniyle yıllar içinde yaşanan felaketlerde binlerce insanımız hayatını kaybetmiştir."

 

GÖZ YUMANLAR SUÇA ORTAKTIR

Deprem gerçeğine dikkat çeken bir başka sivil toplum kuruluşu Birleşik Kamu İş oldu. Birleşik Kamu İş Genel Başkanı Mehmet Balık,  "17 Ağustos Depreminin üzerinden 19 yıl geçmesine rağmen ülkemizde depreme karşı gerekli önlemlerin alınmadığını şehirlerdeki afet olaylarından bilmekteyiz" dedi. "AKP iktidarı seçimlerde oy almak amacıyla imar affını yasalaştırmıştır. Kaçak yapılara, plansız, projesiz ve ruhsatsız ya da bilimsel koşulları yerine getirmeyen ve getiremeyecek olan binalar af edilerek ilerde yaşanacak ölümlere göz yumulmuştur" diyen Mehmet Balık, "AKP iktidarının, binalara gerekli analiz ve araştırma yapmadan imar affı kapsamına alması ilerde yaşanacak ölümlerden birinci dereceden sorumlu olacağını belirtmek isteriz. Yeterli denetim mekanizması kuramayanlar ve imar affını gerçekleştirenler sorumludur. Yapan, yaptıran, göz yuman ya da görmezden gelen herkes suça ortaktır" diye konuştu. Mustafa KOÇ

 

 

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: