Antalya
18.07.2018
A
GENEL , GÜNCEL , YAŞAM , TARIM
İthalat kabusu
İthalat kabusu

Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Vural Şahin, dövizdeki artış nedeni ile çiftçinin 2019 yılına kadar borçlandığını belirterek, “Çiftçi şu anda çıkmazda ve 2019 yılına kadar borçlu. Samanı ithal ettiğimiz için karlı olduğumuzu söyleyen Bakan var. Bu anlayışla devam edersek, tarımda her şeyi ithal edeceğiz” dedi

Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Başkanlığı’na 30 Ocak 2018 tarihinde yapılan genel kurulda seçilen Vural Şahin, en büyük amaçlarının mesleki saygınlık ve itibar olduğunu söyledi.  Siyaset üstü bir kuruluş olduklarını belirten Şahin, bahane bulmadan tarımla ilgili her projede yer aldıklarını söyledi.  

FİYAT ARTIŞLARININ NEDENİ

Tarım ürünlerinde dönem dönem yaşanan fahiş fiyat artışlarının çiftçi veya haldeki komisyoncudan kaynaklanmadığını söyleyen Vural Şahin, “Hal’de 2 Lira olan domates, markette-manavda 6-7 Lira. Bunun sebebi aracılardır. Ekim-dikim boşluğu fiyatları bu kadar yükseltmez. Biz onunla ilgili de bir proje söyledik. Dedik ki; Tarım Bakanlığı, hem mühendis arkadaşlarımıza istihdam yaratsın hem de Antalya’da ürünlerin dikimleri hakkında ilgili komisyonlardan fikir alıp bunların fiyat dengelerini eşleştirsin. Bu dengeyi de her türlü yayın kanalıyla tarım il ve ilçe müdürlükleri veya STK’lar dile getirsin. Domates 10 Lira olduğunda, buna Hal ağızdan mı bakacağız yoksa pazardakinden mi? Benim için hal daha önemli. Çünkü pazardaki 10 Lira olan domates, Hal’de en fazla 3 TL.

ÇİFTÇİ BORÇ İÇİNDE

Antalya’da tarımla uğraşan insanların 2019 yılına kadar borçlu olduğuna dikkat çeken ZMO Başkanı Vural Şahin, açığın çok büyük olduğuna dikkat çekti. Vadelerin kendiliğinden açıldığını ve bu duruma çeki düzen verilmesi gerektiğini belirten Şahin, “Çiftçiye doğruyu öğretmek gerekiyor. ZMO olarak, öncelikle hayatından ve yaptığı işten memnun olmayan sektör temsilcilerinden işe başlayacağız. Bunu başarabilmek için temel yapı taşları var. Ziraat Fakültesi Dekanı Davut Karayel, Tarım İl Müdürü Mustafa Sözen, ATSO Başkanı Davut Çetin; ATB Başkanı Ali Çandır ve diğer sektör bileşenleri… Tarımla ilgili her projede bir araya gelebiliyoruz. Bu sorunları da, bu insanlarla kafa kafaya vererek çözmeye çalışacağız” şeklinde konuştu.

ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Tarımda yaşanan sorunlarla ilgili çözüm önerilerinin hazır olduğunu belirten Şahin, şunları anlattı: “Birincisi; iyi ve kaliteli üretim yapmalıyız. İkincisi,pazar bulmamız lazım. Bir uçak düştü tüm Antalya tarımı çöktü. Hala toparlayamadı insanlar. Şuan Rusya, Azerbeycan ciddi anlamda sebze üretimi yapıyor. Orada üretimi anlatan, mühendis olarak, işçi olarak gidenler buradan gidiyor. Rusya şimdi seçicilik yapıyor. Sadece domates satarsan ve sadece Rusya’ya satarsan, diğer ürünlerinin dengeli fiyatı da olmaz. O yüzden komşularınla iyi geçineceksin, ürününü iyi yapacaksın, ondan sonra zaten gerisi gelir. Tarım Bakanı tıpçı, yardımcısı hukukçu olursa olmaz”.

HERŞEYİ İTHAL EDERİZ

Tarımda mevcut anlayışın devam etmesi halinde, ilerleyen süreçte Türkiye’nin her şeyi ithal edeceğini savunan Şahin, “Üretmezsek, ekonomik anlamda güçlenemezsek, Tarım Bakanı ‘samanı ithal ettiğimiz zaman daha karlıyız’ derse bu iş olmaz. Bizlerin birer değeri var. Ürünlerin, o ekolojiye uygunluğuyla alakalı markalaşmış, hafızalarda yer etmiş ürünlerimizi de köreltiriz. Üretemeyiz” dedi.

MARKALAŞMADA BİLİNÇLENME

Son yıllarda Antalya’da üretilen ve patenti alınan bazı ürünlerin, sektör için ne anlam ifade ettiği sorusuna, ZMO Başkanı Vural Şahin şu cevabı verdi: “Bilinçsel anlamda markalaşma olarak değil ama yerel anlamda biliyoruz. Mesela Korkuteli’de ciddi bir kuraklık söz konusu şuan. Daha önceki yıllarda 4-5 sefer yapılan sulama şimdi 1 kez, en fazla 2 kez yapılabiliyor. Karyağdı Armutu’nun, kuraklık nedeniyle neslinin tükenmesine kadar gidecek bir durum da söz konusu. Markalaşma anlamında da, başta devlet bankaları olmak üzere ilgili kurumların desteklemeleri, teşvik etmeleri gerekiyor. Bununla ilgili mücadele yapılsa iyi olur. Yok etmektense yaşatmak daha iyi olur”.

ZMO YALNIZ KALIYOR

Ziraat mühendislerinin, sektörün yalnız insanları olduğunu savunan Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Vural Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü: “İşlenebilir toprağın, tarım arazisinin korunmasının peşindeyiz. Biz bunun peşindeyken, çiftçinin aynı iş bilincinde olması gerekiyor. Kırcami ve Çakırlar imara açılıyor. Boğaçayı Projesi bir diğer etken. Oraya gelen tuzlu sularla narenciye zarar görecek. İmar planlarıyla halk da rantla birlikte neden üretim yaptığını sorgulayacak, daire yaptırıp satsa daha karlı olacağını düşünecek. Burada Ziraat Mühendisleri Odası yalnız kalıyor. Çünkü senin hakkını korurken, sen de onu istiyor olmalısın”.

SOSYAL ve TEKNİK PROJELER

Ziraatın temel taşlarını oluşturan kurumlar Tarım İl Müdürlüğü, Ziraat Fakültesi Dekanlığı, BATEM, Antalya Ziraat Odası, Zirai Karantina Müdürlüğü, Hal Komisyonu, İhracatçılar Birliği, ATSO ve Antalya Ticaret Borsası ile sürekli temas halinde olduklarını belirten Şahin, “3320 üyemizin her birinin menfaatleri doğrultusunda çalışmalar içerisinde bulunuyoruz. Projelerimizi ikiye ayırdık; sosyal projeleri ve teknik projeler. Teknik projeler; bakanlıklar nezdinde üyelerimize getirilen kısıtlamalar veya haksız yaptırımların her birisinde, ilgili kurumlarla görüşerek doğruyu bulmada katkı sunuyoruz. Her şeye ‘hayır’ diyen değil, doğruya ‘evet’ yanlışa ‘hayır’ diyen bir odayız. Sosyal projelerle de, üyelerimizin kaynaşması ve kenetlenmesini sağlayan sosyal etkinliklere ağırlık veriyoruz” diye konuştu.

ÇİFTÇİ ÇIKMAZA GİRDİ

Antalya’nın, Türk tarımının başkenti olduğunu ve kentin en güçlü sivil toplum örgütünün de Ziraat Mühendisleri Odası olduğunu belirten Başkan Şahin, şunları söyledi: “Sektörün ve çiftçinin sorunları ile yakından ilgileniyoruz. Tarımın sorunlarının çözümü için seçim beklendi. Seçim geçti, doların ateşi dinmiyor. 4 ayda 3.8’den 4.8’e geldi. 100 Lira’lık ilaçlar 230 Lira oldu. Dolayısıyla çiftçi artık yıldı, idare etme gücü kalmadı. Tarım sektörünü oluşturan insanlar, çok ciddi olarak kredi borcuna girdi”. 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: