Antalya
27.06.2018
A
GÜNDEM , GÜNCEL , YAŞAM
Gazeteci tutuklatan yasalar gözden geçirilmeli
Gazeteci tutuklatan  yasalar gözden geçirilmeli

Seçimin geride kaldığını Türkiye’nin önüne bakması gerektiğini belirten ATSO Başkanı Çetin, “Türkiye’nin imajını bozan, gazetecilerin tutuklanmasına neden olan yasalar gözden geçirilmelidir" dedi   Antalya Ticaret ve Sanayi Odası'nın (ATSO) Haziran ayı olağan meclis toplantısı yapıldı. ATSO Başkanı Davut Çetin, seçim sürecinde Olağanüstü Hal’in kalkması konusunda ortak yaklaşım doğmaya başladığını vurgulayarak, "Artık siyasi gerginliğin azalması ve demokrasinin güçlenmesi yönünde hızlı adımlar atılmalıdır. Türkiye’nin imajını bozan, gazetecilerin tutuklanmasına neden olan yasalar gözden geçirilmelidir" dedi.  "Seçim atmosferi geride kalmalı ve icraat dönemi başlamalıdır. Bizim arzumuz bir an önce ekonomik reform takviminin ortaya konulmasıdır" diyen Davut Çetin, "Bir seçimde milletin bir kısmı zafer kazanmış, diğer kısmı mağlup olmuş sayılamaz. Seçim sonuçları ittifaklar şeklinde bile olsa uzlaşmanın gerekli olduğunu göstermiştir. Üç yıldan bu yana her konuşmamda uzlaşma dedim, bugün de uzlaşma sözüme devam ediyorum" şeklinde konuştu.   YABANCI SERMAYE İÇİN OHAL KALDIRILMALI Ekonomide yapısal reformların acil hale geldiğini belirten ATSO Başkanı Çetin şunları söyledi: "Mayıs ayına girerken dolar 4 liraydı, faiz artışına rağmen 4.70’lere çıktı. Cari açık ve borç ödemeleri nedeniyle her ay 7-8 milyar dolar dövize ihtiyaç var, ama yeterli döviz girişi yok. Vatandaş halen dolar satmadı, bu nedenle her ay merkez bankası 2-3 milyar doları rezervden karşılıyor. Ocak ayında merkezin rezervi 90 milyar doların üzerindeydi, geçen hafta 79 milyar dolara düştü. Bunlar yabancı sermaye girişini azaltıyor. Ekonomi ihracat sayesinde ilk aylarda büyümeye devam etti, fakat son aylarda duraklama başladı. Kredi faizlerinin artması finansman zorluklarımızı artırmaktadır. Bu ortam nedeniyle ekonomide mali disiplinin korunması, enflasyonun kontrol altına alınması, merkez bankasına güven tesisi gereklidir. Yabancı sermayeye güven vermek konusunda OHAL’in kaldırılması fayda sağlayacak, Türkiye’nin dış imajı düzelecektir."   HER KAFADAN BİR SES ÇIKIYOR Soğan, patates ve Antep fıstığı fiyatları fiyatlarıyla ilgili her kafadan bir ses çıktığını, üretim düştü diyenlerin olduğunu belirten Çetin, "Resmi verilere göre ciddi bir üretim düşüşü yok. Hatta mart ayında 400 bin ton patates depolarda çürüyecek, para etmiyor diye demeçler verildi. Sonra patatese ihracat iadesi desteği verildi. Fakat haziran ayına kadar ihracat artışı olmadı, Haziran’da ihracat arttı görünüyor. Ortada bir sorun var, fakat soruna teşhis konulacak bilgi yok. Maalesef bu çağda Türkiye’de halen yeterince veri ve bilgi üretilmiyor" ifadelerini kullandı. "Antep fıstığı fiyatı geçen ayrı bir uçuşa geçti. Baklavalık fıstık 210 liraya yükseldi. Baklavacılar zeytinli baklava üretmeye başladılar. Fıstıklı baklava için coğrafi işaret alındı, şimdi fıstık yok" diyen Çetin,  "Fiyatlar son günlerde bir miktar düştü, fakat halen baklavanın tadı kaçmış durumda. Bu nedenle yedinci grubumuz, yani fırıncılık sektörümüz fıstık boykotu yapılması önerisini getirdi. İzmir, Manisa, Malatya’da boykotlar yapılmış. Arkadaşlarımız Antalya’da 1 haftalık fıstık boykotu yapma önerisini getiriyorlar.  Eğer gerçekten birileri fırsatçılık yapıyorsa, stok yapılıyorsa boykot gibi eylemler yapılabilir.  Sektör istiyorsa biz de bu yönde karar alabiliriz" dedi.   BAKANLIK KONTROLÜ BİZE VERSİN "Bakanlık her ildeki durumu tam kontrol etmeli ya da bu görev yerel kurumlara verilmelidir. Bize verilse her yıl Ziraat Odası, Borsa bir araya geliriz, hangi üründe ne kadar ekim var, hangi sorun var bakarız ve üreticiyi uyarırız. Domates güvesi ya da tuta absoluta hastalığı sekiz yıl önce çıktı. O dönem Oda olarak biz broşür basıp dağıttık, sekiz yıl sonra halen bu hastalığın bu kadar yaygın hale gelmesi sistemde bir sorun olduğunu gösteriyor. Artık bir köyün tarımından sorumlu olan yerel birimler olmalı, kooperatifler veya birlikler güçlü olmalı" diye konuştu.   ARTIK TURİST SAYMAK İSTEMİYORUZ "Tarımda sorun yaşarken turizmdeki gelişme bu yıl olumlu beklentilerimizi doğrulamıştır. Turizmde Türkiye ortalamasının üzerinde artış var. 2014 rakamlarını haziran ayı itibariyle ilk kez geçmiş bulunuyoruz" diyen Davut Çetin, "Artık sadece turist saymak istemiyoruz. Bakmamız gereken yer, katma değeri artırmaktır. Bunun içinyeni ürünler geliştirmeye, turizmde inovasyona ihtiyacımız var. Bu arada Rusya ve Almanya pazarlarına, her şey dahil deniz turizmine bağımlılığı azaltmaya çalışmalıyız. Artık deniz turizminde yeni yatak yatırımı yapılmamalıdır. Kent, kültür, kongre, sağlık, alışveriş, fuar ve spor turizmine odaklanmamız gerekmektedir" ifadelerini kullandı.   DÖVİZLE KİRA ÖDEMESİ SONA ERMELİ Dövizle yapılan kira ödemelerinin büyük sıkıntılara neden olduğunu vurgulayan Davut Çetin, "Özellikle AVM’lerde yüksek döviz kirası ödeyenler zor durumdadır. AVM’ler içerisinde kapatıp çıkan mağazalar var. AVM yönetimleri kiraları yeniden gözden geçirmelidir. Türkiye’de bu dövize endekslemeden çıkamazsak kur artışı-enflasyon kısır döngüsünden de çıkamayız. Kira sözleşmeleri TÜFE veya ÜFE endeksli yapılmalıdır. Ücretler dövizle değil, vatandaşın geliri dövizle değil, üretici domatesi satarken dövizle satmıyor. Ya her şeyi dövize çevirelim ya da dövizle fiyat belirlemeyi bırakalım.  Döviz üzerinden fiyat belirlenmesi alışkanlığı artık terk edilmelidir" uyarısında bulundu.  Mustafa KOÇ                  

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: