Antalya
02.06.2018
A
ARŞİV , GÜNCEL , YAŞAM
İbradı'daki maden ocakları yargıda
İbradı'daki maden ocakları yargıda

UNESCO tarafından dünyanın çok önemli 9 alanından biri olarak belirlenen İbradı Ormanları içinde bulunan maden ocakları yargıya taşındı   UNESCO tarafından dünyanın çok önemli 9 alanından biri olarak belirlenen İbradı Ormanları içinde bulunan maden ocakları İbradı Belediye Başkanlığı ve Belediye Meclis Üyesi Gülsüm Köleoğlu tarafından yargıya taşındı. Antalya İdare Mahkemesi'ne sunulan dava dilekçesinde İbradı ilçesi Karamıklı yaylasında yapılması planlanan mermer ocağı projeleri için Antalya Valiliği tarafından verilen "ÇED gerekli değildir" kararının iptali istendi. İbradı Belediye Başkanı Serkan Küçükkuru,  "Bölgede faaliyette olan iki ocak bulunuyor. 13 ocak için ruhsat sürecinin devam ettiği söyleniyor. Şuan hukuki süreci başlatmış bulunuyoruz. İbradılılar olarak dünyanın korunması gereken 9 bölgesinden biri olan İbradı bölgesinde geriye dönülmez doğa tahribatı yaratacak, sularımızı kullanılmaz hale getirecek maden ocağı inşaatına izin vermeyiz" dedi. Dava avukatı Münip Ermiş, projenin bu haliyle yaban hayatı, endemik türler, orman dokusu açısından çevreye ve sosyal yaşama etkisinin son derece olumsuz olacağını belirterek, ÇED raporu hazırlanmasının zorunlu olduğunu söyledi. HUKUKA AYKIRI BİR KARAR "ÇED gerekli değildir" kararının hukuka aykırı bir karar olduğu vurgulanan dava dilekçesinde şu sözlere yer verildi: "Bölgenin tarım ve ekoloji açısından değeri yüksek bir bölge olması, biyolojik çeşitliliğin, ekosistemin, tarımın ve köy halkının telafi edilemez zararlarla karşı karşıya kalacak olması sebebi ile davalı idarenin savunması alınmadan, davanın ihbarı gibi usul işlemleri beklenmeden, bilirkişi incelemesi yapılması ve buna dair itirazların incelenmesi gibi işlemlerin tamamlanmasına kadar geçecek süre için, yürütmeyi durdurma hakkında yeniden bir karar verilinceye kadar, takdiren teminat alınmaksızın öncelikle dava konusu işlemin/kararın yürütmenin durdurulması kararı verilmesini talep ederiz". ÇOK ÖNEMLİ 9 ALANDAN BİRİ "Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile Dünya Yaban Hayatını Koruma Vakfı (WWF) tarafından belirlenen çok önemli 9 alandan biri olan bölge, UNESCO Dünya Miras Listesi Türkiye Birimi tarafından hazırlanan 'Aday Doğal Alan' önerileri listesinde ön plana çıkmaktadır. Ayrıca Milli Parklar ve bazı kurumlar tarafından hazırlanan biyoçeşitlilik raporlarına göre, bu yöre özel korumalı alan kabul edilmektedir. Bölge, doğal açıdan koruma alanı olduğu gibi dünyanın en rahat nefes alınabilir alanlarından birisi olarak tescillidir" denilen dava dilekçesinde, "İbradı coğrafyası, Torosların bu bölgesine özgü çok sayıda endemik bitki içermektedir. Proje endemik bitkilere zarar verecek ve yörede yapılacak arıcılık ve hayvancılık faaliyetlerini olumsuz etkileyecektir. Belirtilen yamaçlar çok sayıda koruma altında olması gereken yaşlı ağaçlar barındırmaktadır. Bu bölgede doğal ortamda yaşayan yaban hayvan türleri bulunmaktadır. Dağ keçileriyle yılkı atlarının doğal yaşam alanların sahanın içerisinde kalmaktadır" ifadelerine yer verildi. YÜKSEK ÖNEMDE SU KAYNAKLARI VAR Bölgenin yüksek önemde temiz ve içilebilir su kaynakları barındırdığı, Sülek ve Karamıklı su kaynaklarının bölge için hayati önem taşıdığı, İbradı suyunun Sülek su kaynağından sağlandığı, kuraklaşma tehlikesinin bulunduğu bilimsel olarak açıklanan bölgede mevcut su kaynaklarını korumanın önemli olduğu belirtilen dava dilekçesinde, Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı’nın, “Alanın kuzey-kuzeybatısında yaklaşık 1.5 kilometre uzaklığında İbradı Sülek su kaynağı bulunmakta olup, patlatma usulü ile çalışma yapılmamalıdır. Ayrıca İbradı Sülek su kaynağının nitelik ve niceliğinde negatif etki tespit edilmesi durumunda faaliyetin durdurulması ayrıca akifer verimini negatif etkileyecek faaliyetler yapılmamalıdır” sözlerine yer verildi. ÇED RAPORU ZORUNLUDUR Dava avukatı Münip Ermiş, Türkiye'nin uluslararası planda çevrenin ve doğal yaşamın korunması ile ilgili Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi, Avrupa Peyzaj Sözleşmesi, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi, Dünya Kültürel ve Doğal Mirasın Korunması Sözleşmesi, RAMSAR ve Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi gibi sözleşmelerde imzası bulunduğunu hatırlatarak, "Bu sözleşmeler, Anayasa  gereği iç hukukun bir parçası haline gelmiştir. Projenin bu haliyle, yabani hayat, endemik türler, orman dokusu açısından çevreye ve sosyal yaşama etkisi son derece olumsuz olacaktır. ÇED raporu hazırlanması bu nedenle zorunludur" diye konuştu.  Mustafa KOÇ        

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: