Antalya
24.04.2018
A
GENEL , GÜNCEL , YAŞAM
Çocuklar sistematik şiddetle karşı karşıya
Çocuklar sistematik şiddetle karşı karşıya

  23 Nisan Çocuk Bayramı’na bağlı olarak Türkiye’de çocuk rakamlarına ilişkin bilgi veren ABÇHM Başkanı Serap Ertuğrul, “Evlenen her üç gelinden biri çocuk gelin.  2002 yılından bu yana çocuklara karşı işlenen istismar suçları 4 kat arttı” dedi     23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Antalya Barosu Başkanı Polat Balkan, Antalya Barosu Çocuk Hakları Merkezi (ABÇHM) Başkanı Serap Ertuğrul ve Çocuk Hakları Merkezi Koordinatörü Özhan Karazeybek'in ilköğretmen okulu ve ortaokul öğrencileriyle buluştuğu etkinlikle  kutlandı. Antalya Barosu Çocuk Hakları Merkezi'nin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’yla ilgili bildirisini okuyan ABÇHM Başkanı Avukat Serap Ertuğrul, "Çocuklara bayram armağan eden ilk ve tek ülke olan  Türkiye'de çocukların sistematik şiddetle karşı karşıya olduğunu" vurgulayarak, "23 Nisan 1920’den bu yana Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını hâlâ aynı coşku ve heyecanla kutlamaktayız. Ancak aradan geçen 98 yılda ülkemizde çocuk haklarını sağlama yolunda yapılan çalışmaların yeterli seviyeye ulaştığını söylemek mümkün değildir" dedi. Antalya Barosu Başkanı Polat Balkan da yaptığı kısa konuşmada, "Çocuklarımıza güvenli bir ortam yaratamadık. 700'den fazla çocuğumuz anne babalarının işlediği suçlar nedeniyle cezaevinde. Bu tabloyu düzeltebiliriz" ifadelerine yer verdi.   200 BİN ÇOCUK CEZAEVİNDE "50 binden fazla çocuk sokakta yaşamaktadır. Binlerce çocuk sokaklarda dilendirilmektedir. Yoksul fertlerin yüzde 44’ünü çocuklar oluşturmaktadır. Çalışan çocuk sayısı 2 milyonun üzerindedir. Evlenen her üç gelinden biri çocuk gelin. Sadece 2015'te, 18 yaşından küçük evlendirilen kız çocuk sayısı 31 bin 337’dir. 2002 yılından bu yana çocuklara karşı işlenen istismar suçları 4 kat artmıştır. Adli sicil kayıtlarına göre son 5 yılda çocuk istismarı dava sayısındaki artış yüzde 50’nin üzerindedir" diyen Serap Ertuğrul, "Yılda ortalama 10 bin çocuk cinsel olarak istismar edilmektedir. Bu olaylar içinde okulların, yurtların ve kursların ağırlığı dikkat çekicidir. Şikayet edilmeyen, kayıtlara geçmeyen, basına ve sivil toplum örgütlerine yansımayan olaylar düşünüldüğünde ise gerçek, bu rakamın kat be kat üzerindedir. 2011-2018 yılları arasında yaşam hakkı ihlal edilen çocuk sayısı 4 binin üzerindedir. 2017 yılında meydana gelen iş kazalarında yaşamını yitiren çocuk sayısı 60, 2018‘in ilk 3 ayında yaşamını yitiren çocuk işçi sayısı 10’dur. Adalet Bakanlığı verilerine göre cezaevlerinde annesinin yanında kalan 0-6 yaş grubu çocuk sayısı 30 Ocak 2014 tarihi itibarıyla 339 iken, 2017 yılı Temmuz ayı itibarı ile 249’u 1 yaş ve altında olmak üzere 668’dir" şeklinde konuştu.   ÇOCUKLARA KELEPÇE TAKILMAMALI Kanunla ihtilafa düşen çocuklarla ilgili işlemlerin çocuk polisi tarafından yapılması gerekirken kanuna aykırı olarak diğer kolluk kuvvetleri tarafından yapıldığını, çocukların polis merkezleri ve jandarmaya alındığı saat yazılmadığı için “gözlem altında” tutulma sürelerinin uzadığını, çocuklara kanuna aykırı olarak kelepçe takıldığını, çocukların adliye koridorlarında kelepçeli bekletildiğini, savcılığa ve mahkeme salonlarına kadar kelepçeli getirildiğini belirten Serap Ertuğrul, şunları söyledi: "Çocuklar, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne ve Çocuk Koruma Kanunu’na aykırı olarak 'özel yetkili' mahkemeler yerine yetişkinlerle birlikte yargılanmakta. Yasal zorunluluk olmasına rağmen istismar mağduru çocukların ifadeleri Çocuk İzlem Merkezleri yerine kollukta alınmakta, kollukta alınan ifadelerde ise sesli ve görüntülü ifade alınmasında yeterince özen gösterilmemektedir. İstismar mağduru çocukların mahkeme salonlarında sanıkla karşılaştırılmamasına yeterince özen gösterilmemekte çocuklar mağduriyet üstüne mağduriyet yaşamaktadır. Suça sürüklenen çocuklar için 'özgürlüğünden yoksun bırakma' uygulanması gereken en son yöntem olması gerektiği halde başvurulan ilk yöntem olmaktadır."   ÇOCUKLARIN YANINDAYIZ "Uluslararası sözleşmeler ışığında her ne sebeple olursa olsun adalet sistemine giren çocuğun toplumdan izole edilerek cezalandırılması değil, eğitici ve onarıcı bir yaklaşım sergilenerek toplum içinde toplumla bütünleşmesini sağlayacak bir sistem içerisinde yer alması sağlanmalı, bu çerçevede çocuk adalet sisteminin felsefe ve yaklaşımına aykırı olan çocuk cezaevleri kapatılmalı, iç savaş sebebiyle ülkesinden kaçıp Türkiye'ye sığınan çocuklar da dahil olmak üzere çocukların her türlü ihmal ve istismardan ve diğer sömürü türlerinden korunması ve benzeri vakaların yaşanmaması için uluslararası hukuktan doğan sorumluluklar yerine getirmeli" diyen Serap Ertuğrul, "Çocukların uygun olmayan koşullarda ve gelişimlerine zarar verebilecek bir tarzda çalışma süreci olarak kabul edilen çocuk işçiliğine son verilerek çocukların fiziksel veya zihinsel yeterliliğini aşacak veya gelişimini tehlikeye düşürecek işlerde çalıştırılması engellenmelidir. Antalya Barosu Çocuk Hakları Merkezi olarak, çocuklara yönelik tüm hukuksuzluklarda onların yanında olacağımızı, çocuk hak ihlallerinin takipçisi olacağımızı bir kez daha kamuoyu ile paylaşıyoruz" dedi.   BU TABLOYU DÜZELTEBİLİRİZ Toplantının açış konuşmasını yapan Antalya Barosu Başkanı Polat Balkan, Atatürk'ün "Özgürlüğün de adaletin de temel dayanağı ulusal egemenliktir" sözünü hatırlatarak, "Ulusal egemenliğinde çocuklara verilmesi tarihte bir ilktir. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı yalnızca bizim çocuklarımıza değil, tüm dünya çocuklarına armağan edilen bir gündür" diye konuştu. "Çocuklarımıza güvenli bir ortam yaratamadık. İyi eğitim koşulları yaratamadık. Güvenli bir gelecek veremedik" diyen Polat Balkan, "700'den fazla çocuğumuz anne babalarının işlediği suçlar nedeniyle cezaevinde. Bu tabloyu düzeltebiliriz. Çocuklar bizim dünümüz, bugünümüz, yarınımız" sözlerine yer verdi.   SADECE MESLEK ODASI DEĞİLİZ Toplantının diğer konuşmacısı ABÇHM Koordinatörü Özhan Karazeybek de, "Antalya Barosu olarak yalnızca bir meslek odası olmadığımızın farkındayız. 1926'dan bu yana kırılgan gruplara, çocuklara, kadınlara, insan haklarına daha dayalı, onunla ilgili söyleyecek sözü olan bir kurumuz" ifadelerini kullandı.   ÇOCUK BAŞKANDAN ÇAĞRI Konuşmaların bitiminde Boro temsilcisi avukatlar, 23 Nisan'a özel avukat cübbesi giymiş çocuk avukatlarla başkanlık odasına geçip toplu fotoğraf çektirdiler. Polat Balkan, başkanlık koltuğunu İnönü Ortaokulu öğrencisi Tuana Olgun'a bıraktı. Tuana Olgun, Baro üyesi avukatlara çocuk istismarının son bulması için daha çok çaba sarf etmeleri çağrısında bulundu.  Mustafa KOÇ        

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: