Antalya
22.03.2018
A
ARŞİV , GÜNCEL , YAŞAM
Boğaçay’da kimyasal tehlike
Boğaçay’da kimyasal tehlike

Sulardaki mikroplastik ve mikrofiber kirliliğinin önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirten gıda mühendisi Bülent Şık, “Boğaçay Projesi mikroplastik ve mikrofiber kirliliğine yol açacak. Bu nedenle Boğaçayı Projesi’nde deniz suyu nehir yatağı boyunca içeri alınması kararı ve uygulamasından vazgeçilmelidir” dedi   22 Mart Dünya Su Günü kapsamında açıklama yapan Gıda Mühendisi Bülent Şık, Antalya’daki kimyasal kirlilik etkenlerine dikkat çekti. Gıda mühendisleri Odası’nda basın açıklaması yapan Şık, mikroplastik ve mikrofiber kirlilik üzerinde durdu. Son yıllarda Dünya Sağlık Örgütü’nün de üzerinde durduğu sulardaki  mikroplastik ve mikrofiber kirliliğinin çok önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu ifade eden Şık, “Mikroplastikler; şampuan, duş jeli, tıraş köpüğü, diş macunu, güneş kremleri, deodorantlar gibi ürünlerde bulunuyor. Mikrofiber ise, giyim eşyaları, mobilyalar ve temizlik ürünlerinde bulunuyor. Antalya’nın turizm potansiyeli mikroplastik ve mikrofiber kirliliğine dikkatle bakmayı gerektiriyor. Antalya her yıl 11 milyondan fazla turist ağırlıyor. Turistlik tesislerde temizlik ve kozmetik malzeme kullanımı, çarşaf, örtü, perde, çamaşır ve giysi yıkama sıklığı oldukça fazladır. Turizm sektörü Antalya ili suları için mikroplastik ve mikrofiber kirliliği yaratan çok önemli bir kaynak olarak görülmelidir. Mesela Mikrofiber ile dokunmuş tek kişilik bir otel çarşafı çamaşır makinesinde tek bir yıkamada yaklaşık 10 milyon mikrofiber parçacığının sulara karışmasına neden olmaktadır” diye konuştu. BU KONUDA BİR ARAŞTIRMA YOK Türkiye’de sulardaki mikroplastik ve mikrofiber kirliliği üzerine yapılmış bir çalışma olmadığını işaret eden Bülent Şık, şöyle konuştu: “Bu etmenler atık sular ile birlikte denize karışmaktadır. Mikroplastik kirliliğine yol açan en önemli etkenlerden biri de tarımsal faaliyetlerdir. Turizm tesislerinde ve tarımsal faaliyetlerde su kullanımı çok fazladır. Kullanım sonrası deşarj edilen sularda mikroplastik ve sentetik fiber kalıntılarının bulunacağı kesindir. Araştırılması gereken mesele yer altı ve yerüstü suları ve Antalya Körfezi’ndeki deniz suyunda mikroplastik ve sentetik fiber kirliliğinin ne düzeyde olduğudur. Bu çalışmaları yapmak konusunda ilgili kamu kurumlarına ve belediyelere sorumluluk düşmektedir. Bu durum en kaygı verici çevre kirliliği sorunudur.” DEĞİŞMELİ VEYA VAZGEÇİLMELİ Boğaçay Projesi’nin mikroplastik ve mikrofiber kirliliğine yol açacağını savunan Bülent Şık, “Mikroplastik ve mikrofiberler atık sular ile birlikte denize karışmaktadır. Mikroplastik ve mikrofiber parçacıkları deniz suyundaki zehirli kimyasalları bir sünger gibi bünyelerine çekmektedir. Bu parçacıklar zehirli kimyasalları taşıyan araçlar gibi görülmektedir. Deniz suyu ile tatlı su kaynaklarına da taşıması mümkündür. Böyle bir durumda tatlı su kaynaklarını temizleyecek ya da arıtacak bir teknolojik yöntem yok. Bu riskler dikkate alındığında Boğaçayı Projesi’nde deniz suyunun nehir yatağı boyunca içeri alınması kararı ve uygulamasından vazgeçilmelidir” ifadelerine yer verdi. KOZMETİKTE YASAKLANMALI Kozmetik ürünlerinde mikroplastik kullanımının ülke genelinde derhal yasaklanması gerektiğine dikkat çeken Şık, “Ancak bu yasaklama mevzuat değişikliği ile sağlanabilir. Mevzuat değişikliği yapılana kadar turizm tesislerinde mikroplastik içermeyen kozmetik ürünlerinin kullanılması sağlanmalıdır. Bu konuda Turizm Bakanlığı’na,  Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği ile Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği’ne büyük sorumluluk düşmektedir. Mikroplastik kalıntılarının sulardaki varlığının dikkatle izlenmesi gerekiyor. İl Sağlık Müdürlüğü ve Antalya Büyükşehir Belediyesi bu konudaki çalışmaları yapmakla sorumlu kurumdur” dedi. MÜZEYYEN YÜCE          

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: