Antalya
31.01.2018
A
GENEL , YAŞAM
TTB üyeleri serbest bırakılsın
TTB üyeleri serbest bırakılsın

KESK Antalya Şubeler Platformu ve Antalya Çağdaş Hekimler Grubu tarafından Eğitim Sen’de yapılan basın açıklamasında, Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi üyelerinin savaş karşıtı açıklama yapmaları nedeniyle gözaltına alınmaları kınandı   KESK Şubeler Platformu ve Çağdaş Hekimler'in ortak bildirisini okuyan KESK Şubeler Platformu Sözcüsü Kadir Öztürk, "TTB Merkez Konseyi üyelerini ifadeye davet etmek yerine evlerinin basılarak gözaltına alınmaları hiçbir şekilde kabul edilemez. TTB Merkez Konsey Üyeleri serbest bırakılmalı ve talimatla açılan davalar geri çekilmelidir " dedi.   TOPLUMSAL MUHALEFETE SALDIRIDIR Kamu kurumu niteliğindeki TTB'nin 11 Merkez Konsey üyesinin gözaltına alınmasının Cumhurbaşkanının işaretiyle topluma ve toplumsal muhalefete yapılan bir saldırı olduğunu söyleyen Kadir Öztürk, "Öncelikle belirtmek isteriz ki, yaşatmaya ant içmiş bir mesleğin mensupları 'yaşamı savundukları' için göz altına alınmıştır. Barış talebine soruşturma açılması başlı başına sorunlu olsa da, her birinin adresi belli TTB Merkez Konseyi üyelerini ifadeye davet etmek yerine evlerinin basılarak gözaltına alınmaları hiçbir şekilde kabul edilemez" dedi.   HÜKÜMETİ UYARMA POLİTİKASI "TTB'ne yönelik bu sindirme operasyonunun nedeni, bilindiği üzere mesleki toplumsal sorumluluk gereği yaptığı 'Savaş bir halk sağlığı sorunudur' açıklamasıdır. Ancak bilinir ki, dünyanın her yerinde tabiplerin temel görevi insanları yaşatmaktır. Türk Tabipleri Birliği'nin de istediği; ölüme karşı yaşamın, savaşa karşı barışın, kısaca insan yaşamının sürekliliğinin sağlanmasıdır" diyen Kadir Öztürk, "Dünya Tabipler Birliği'nin, tabip birliklerinin ve hekimlerin savaşın ve silahlı çatışmaların insancıl sonuçları konusunda hükümetleri uyarmalarına ilişkin net bir politikası vardır. TTB'nin 'Savaş bir halk sağlığı sorunudur!' başlıklı açıklaması, hekimliğin binlerce yıllık değerlerini savunmaktan başka hiçbir ifade içermemektedir" ifadelerine yer verdi.   TTB'NİN YANINDAYIZ "Bu operasyonun nedeni, ülkede yaratılan korku atmosferini perçinlemek ve bütün muhalefetin sesinin kalmasıdır. Medyalarıyla, sosyal medya trolleriyle, faşist ittifaklarıyla, kendileri gibi düşünmeyen herkesi 'terörist' ilan ediyor, hedef gösteriyor, lince tabi tutuyorlar" diyen Kadir Öztürk, "Türk Tabipleri Birliği'nin yapmış olduğu açıklamayı bizler de sahipleniyor, barışın yanında savaşın karşısında olduğumuzu kamuoyuna bir kez daha açıklıyoruz. TTB'ne yönelik demokrasiyi, hukuku, mesleki-toplumsal hak ve görevleri ayaklar altına alan bu operasyonu kınıyoruz. Bu saldırı karşısında 'yaşam' ve 'barış' diyen TTB'nin yanındayız. İktidar bu saldırıya derhal son vermeli, TTB Merkez Konsey Üyeleri serbest bırakılmalı, talimatla açılan davalar geri çekilmelidir" dedi.   OLAYLAR YENİ DEĞİLDİR Kadir Öztürk'ün konuşmasının ardından Çağdaş Hekimler'i temsilen söz alan Hafize Öztürk, TTB'nin "Savaş bir halk sağlığı sorunudur" başlıklı bildirisinin son derece masum bir bildiri olduğunu belirterek, "Hepimizin önünde, hekimlerin temsilcisi olan Türk Tabipleri Birliği gibi bir meslek örgütü itibarsızlaştırılmaya, onursuzlaştırılmaya çalışıldı. Ancak, TTB'nin tarihinde bu tür olaylar yeni değildir. Daha önce de, hiç kimsenin ağzına almadığı idamlara karşı durma, idam kararlarının yanında olmama kararı alındı. Merkez Konseyi o dönemde de yargılanmıştı. Yaşamı savunmaya yönelik yaptığı benzer çalışmalarda, Gezi eylemleri sırasında aldığı tutum nedeniyle de yargılanmış, bunların hepsinden berat etmişti" diye konuştu.   ONURLU BİR MÜCADELE "TTB, tarihine baktığınızda onurlu bir mücadelenin temsilcisidir. Bu geleneği devam ettirmektedir" diyen Hafize Öztürk, "Ta İsa'dan önce 3 bin yıllarında yazılmaya başlanan Hekim Andı metinleri, daha sonra da Hipokrat adıyla somutlanan, yaşamın bütün formlarını korumaya dönük yemine sadakatle bu görevi yerine getirmiştir. Güncel olarak da 144 hekim meslek örgütünün üye olduğu Dünya Hekimler birliği, adı savaş ya da başka bir şey olsun, silahlı çatışma dönemlerinde hekim meslek birliklerinin, bunun bir toplum sağlığı sorunu olduğunu, yöneticilere, hükümetlere hatırlatmak gibi bir görevi olduğunu deklare etmiştir. Dolayısıyla Türk Tabipleri Birliği görev ve sorumluluklarını topluma açıklamaktan başka hiçbir şey yapmamıştır. Bir haftadan beri yapılan linç kampanyası ve bugünkü gözaltılar, TTB'yi itibarsızlaştırmaya yönelik girişimlerdir. Türk tabipleri bundan sonra da görevlerini yapmaya devam edecektir" dedi.   Mustafa KOÇ  

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: