Antalya
22.06.2017
A
GÜNCEL , POLİTİKA
Kararlı Yürüyüş Sürüyor
Kararlı Yürüyüş Sürüyor

        ‘Adalet Yürüyüşü’nün 6’ıncı gününde hava kapalı, hafiften yağmur çiseliyor, kış ayını aratmayan bir ayaz ve önümüzde yürünmesi gereken rampa bir yol var. Kızılcahamam’dan başlayıp Çamlıdere mevkiine kadar takip ettiğim halk, bedenen yorgun olsa da ruhen kararlı ve inançlı   Müzeyyen Yüce’nin Adalet Yürüyüşü izlenimleri CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun partisinin İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun MİT TIR’ları davasında tutuklanmasının ardından Ankara Güvenpark’ta başlattığı ‘Adalet Yürüyüşü’nün 6. gününe Körfez Gazetesi tanıklık etti. Altıncı günün sonunda 25 günde yürünmesi planlanan 432 kilometrelik yoldan 97 kilometresi kat edilmiş oldu. CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun öncülüğünde devam eden yürüyüş, Kızılcahamam’a bağlı Bulak Köyü’nden sabah saat 8’i 10 geçe başladı. Eline ‘adalet’ yazılı pankart alan Kılıçdaroğlu, bir yanında eşi Selvi Kılıçdaoğlu, diğer yanda yürüyüşe altıncı günde destek veren Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Kani Beko ile yürümeye koyuldu. Onlara yaklaşık bir saat sonra CHP’nin eski Genel Başkanı 85 yaşındaki gazeteci Altan Öymen de katıldı. GAZETECİLER İÇİN ZORLU YÜRÜYÜŞ Hava kapalı, yağmur hafiften çiseliyor, ocak ayını aratmayan bir ayaz ve önümüzde yürünmesi gereken rampa bir yol var. Yürüyüşün bir saatini geride bırakıyoruz. Alışık olmayan biri (ben) için, kortejde de yaklaşık 3 bin kişi olduğunu düşünürsek oldukça zorlayıcı bir yürüyüş. Ancak yürüyüşe destek için gelen ve en ön safta yürümeye devam eden DİSK’in ve beraberindeki işçi sınıfının haber takibini yapmak, bir yandan da geride kalarak Kılıçdaroğlu’nu izlemek, fotoğraf çekebilmek için yüksek bir alan bularak tırmanmak, sonra kafileye yetişmek için tempolu bir yürüyüş. Bölgede internetin çekmemesi de anında haber akışı yapmak zorunda olan gazeteciler için dezavantaj oluşturuyor. Telefonların şarj sorunu çözmek ancak yanımızda taşıdığımız taşınabilir şarj cihazı ile mümkün. Bu, yürüyüşün gazeteciler için şahit olduğum zor kısmıydı. KORTEJ TRAFİĞİ ENGELLEMİYOR Yürüyüşe daha çok ellerinde ‘adalet’ yazan pankartlar taşıyan orta yaş kuşağı hâkim. Kortejin en önünde yürüyen DİSK, ‘Adalet halkın ekmeğidir, işçilerin geleceğidir’ yazılı pankart eşliğinde sloganlar atıyor, bir yandan da Basın- İş Sendikası ‘Özgür basın susturulamaz’ diye haykırıyor. En sık duyduğum sloganlardan biri de karşılıklı olarak söylenen “Ne istiyoruz? Adalet. Ne zaman? Hemen şimdi. Vermeyecekler. Alacağız" oldu. Yol boyunca ise Vedat Türkali’nin kaleme aldığı ve Edip Akbayram’ın seslendirdiği ‘Bekle beni İstanbul’ şarkısı çalıyor. Yürüyüş güzergahı boyunca kortejin tek şeritten yürümesi çevrede güvenlik önlemi alan jandarma sayesinde sağlanıyor. Şeridi geçenler hemen jandarma tarafından uyarılıyor; böylece trafiğin akıcılığı korunuyor. Şeridin hemen yan tarafından geçen araçlar korna çalarak ve atılan sloganlara eşlik ederek yürüyüşe destek veriyor. Öğle molasına kadar yaklaşık 6 kilometre yürüyen vatandaşların enerjisinden eksilen hiçbir şey olmadı. Herkesin yüzü gülüyor, yürüdükçe ruhen diriliyorlardı sanki. BAYKAL HARİÇ VEKİLLER ORDA 6 gün önce başlayan ‘Adalet Yürüyüşü’ serbest kürsüye dönmüş, meclis-halk buluşmasına adeta zemin hazırlamış. Nitekim mecliste takım elbise-kravat ritüeline alışık olduğumuz milletvekilleri, halk ile iç içe yürüyor, doğal ve samimi görüntüleri ile dikkat çekiyor. Milletvekillerinin çoğunluğu CHP’nin Çamlıdere’de yapılacak olan grup toplantısı nedeniyle oradaydı. Deniz Baykal dışında CHP Antalya milletvekillerinin tamamı sahadaydı. Niyazi Nefi Kara, Çetin Osman Budak, Mustafa Akaydın ve Devrim Kök, kalabalıkla fotoğraf çektiriyor, adalet arayışı için yürüyen insanların derdini dinliyordu. Yaklaşık 6 kilometrelik yürüyüşün ardından saat 11.00’da Çamlıdere mevkiine ulaşarak burada öğle molası veriyoruz. Kılıçdaroğlu, saat 13.30’da yapılacak olan grup toplantısı öncesi istirahat etmek için karavanına geçti. MENÜDE ÇORBA, SANDVİÇ, KARPUZ VE ERİK VAR Mola yerinde vatandaşlara Eskişehir Tepebaşı Belediyesi tarafından çorba, sandviç, karpuz ve erik dağıtıldı. Bir sonraki sıra kuyruğu ise çay ve meyve suyu içindi. Yemek kuyruğunda yaklaşık yarım saat, çay kuyruğunda ise 15 dakikalık bir bekleyişin ardından karnımızı doyurup çay içebildik. Alanda tuvalet sorunu da bölgeye konumlandırılmış karavanlarla çözülmüş. Yürüyüşün organizasyonu dağ başı gibi bir yerde olması gereken kadardı. Bu sırada Kılıçdaroğlu’nun konuşması için alana bir platform hazırlandı ve platformun arkasına büyük harflerle ‘Adalet’ yazılırken, küçük harflerle de ‘hukukta, sağlıkta, eğitimde adalet’ yazıldı. Platforma, Mustafa Kemal Atatürk’ün fotoğrafı asıldı. TOPLANTI ÖNCESİ NOTLAR Toplantı öncesi eline megafonu alan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, vatandaşların oturma düzeni ile ilgileniyor, bir yandan da basın mensuplarını işaret ederek, vatandaşlardan özel bir talepte buluyor. Özel, partililerden gazetecilerin, ‘patronajlarına’ bakmadan itinalı davranmalarını, onları ötekileştirmemeleri gerektiğini, muhabirlerin de emekçi olduğunu megafondan hatırlatıyor. Daha sonra emin adımlarla alana Kılıçdaroğlu geliyor, sanki 6 gündür yürüyen o değilmiş gibi gayet enerjik ve diri bir ses tonuyla 30 dakika süren konuşmasına başlıyor. Gün sonunda 18 kilometre yürüyen vatandaşlar 6’ıncı günü geride bırakırken, ertesi gün devam edecek olan adalet yürüyüşü için hazırlıklara başlıyor. Biz Antalya’ya döneceğimiz için Çamlıdere mevkiinden sonraki yürüyüşe katılamadık. Bir günlüğüne de olsa katıldığım bu tarihi yürüyüşte edindiğim izlenimleri sizlerle paylaştım. Fark ettiğim en önemli unsur beni dahi genç yaşıma rağmen yoran bu yürüyüş, Kılıçdaroğlu için doping etkisi yaratıyor sanki. Yürüyüş boyunca izlediğim CHP Lideri’nin yüzündeki gülümseme hiç kaybolmadı ve enerjisinden de hiçbir şey kaybetmedi. Kılıçdaroğlu kararlı görünüyor. Kızılcahamam’da başlayan Adalet Yürüyüşü’nün altıncı günü Ankara-Bolu il sınırındaki Yayla Mokamp Tesisleri'nde sona erdi. Yürüyüşe katılacaklar için dipnot: Yanınızda mutlaka kalın bir hırka ve telefon şarjınız için taşınabilir şarj cihazı götürün. Ayrıca molalarda yemek kuyruğu beklemek istemiyorsanız yanınıza kumanya ve bol bol su alın.          

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: