Antalya
22.12.2017
A
GENEL , RÖPORTAJ
Denizi insanlardan korumalıyız
Denizi insanlardan korumalıyız

Röportaj: Işık TUNÇEL Akdeniz eşsiz güzellikteki sahilleri ve doğasının yanında su altındaki zenginlikleriyle de dünyanın gözdesi. Bu gözde coğrafyadaki tarihi eserleri, flora ve faunasıyla büyük ilgi gören su altı güzelliklerini nasıl koruduğumuz ise içler acısı.  Hayatını su altı fotoğrafçılığına adayan Ali Kılıç su altındaki canlılara insanların adeta işkence ettiğini anlattı.   Deniz altı ayrı bir dünya orada yaşadıklarınızdan başlayalım… Denizaltı muhteşem bir dünya, ayrı bir atmosferi, ayrı bir kâinatı, ayrı bir güzelliği ve o dünyaya ait kuralları olan bir dünya. Sualtı dünyası ve su üstü dünyası diye her zaman ikiye ayrılır. Bizim tek yapabildiğimiz sualtı dünyasına sadece misafir olarak gitmemiz. 1995 yapımı “waterworld” filminde  Kevin Costner’ın oynadığı karakterdeki gibi solungaçlarımın olmasını çok isterdim. Belki su altı dünyasına beni kabul ederlerdi. Her insanın mutlu olduğu, huzur bulduğu bir şey vardır. Bu müzik, mekan, okuduğu kitap, çaldığı enstrüman olabilir, benim de mutluluk kaynağım sualtı dünyası. Sualtına her inişimde, ilk defaymışçasına heyecanlanıyor ve mutluluktan uçuyorum. Sualtı fotoğrafçıları ve dalgıçlar için deniz altı aslında ekmek teknesi, bu anlamda ekmek teknenizi nasıl koruyorsunuz? Herkes yaptığı işten para kazanmak ister. Ama dalış sektörünün büyük bir çoğunluğu ‘sadece para kazanayım da’ düşüncesiyle çalışıyor. Evet para kazanmalıyız ama hayatında hiç dalış yapmamış bir kişiyi önce sualtı ile tanıştırıp ona o dünyayı da sevdirmeliyiz. Zaten dalış için bir hizmet bedeli alıyoruz. Bazı meslektaşlarım  dalış sektöründe müşteri memnuniyetini arka planda bırakarak sadece para için bu işi yapıyor. Dolayısıyla bu sualtındaki enerjisine de yansıyor. Hiç denizin altını görmemiş birisi oraya indiğinde sadece dalma merakını gidermemeli sualtı dünyasında misafir olduğunu bilerek o dünyanın değerlerine de sahip çıkmalı. Bu meslektaşlarımın ve dalgıçların ilk özen göstermesi gereken konudur.   Çok sayıda insan ile deniz canlılarını tanıştırmış olmalısınız. Sualtında insanlar deniz canlılarına nasıl davranıyor?  Eğer bir dalgıç adına konuşacak olursam deniz canlılarına iyi davranılıyor. Fakat su üstündeki insanlarımız farkında ya da değil sualtına resmen işkence yapıyor. Sahilden denize atılan ya da falezlerden denize atılan şişeler, plastikler ve diğer çöpler çok sayıda canlının ölümüne ya da sakat kalmasına neden oluyor. Ne yazık ki bile bile canlılara zarar verenler daha fazla.  En sık karşılaştığımız durumu sizinle paylaşayım. Balığı ağ ile yakalarken parçalanan ağı denize atıyorlar. Sonra o ağa takılan bir deniz canlısı kurtulamıyor ve ölüyor. Belki de denizde nesli tükenmekte olan bir canlıyı bile bile öldürüyorlar. İki balık tutma uğruna…   Sualtını koruma gibi Türkiye’de ne gibi çalışmalar var?  Az sayıda da olsa çeşitli dernekler var. Bunlardan birisi Sualtı Araştırmaları Derneği (SAD). Fakat dernekler hariç Türkiye’de koruma konusunda hiçbir çalışma yapılmıyor. Denizlerimiz adeta kendi kaderine kurban edilmiş durumda. Sualtını koruma ile ilgili özel olarak plan yapılaması gerektiği kanaatindeyim.  Olaya bir de turizm açısından bakarsak yetkililerin gereken özeni göstermesi için zaman gelmiştir. Dünya’da dalış sektörünün öncülüğünü üstlenmiş yerler Kızıldeniz, Mısır, Malezya’dır. Nedeni ise gerçekten sualtına değer veriyorlar. Sualtı canlılarına, mercanlara, resiflere bozulmamış doğal doğasını korudukları için öncüler. Türkiye’mizin de muazzam sualtı dünyası var. Dünya’ca ünlü dalış noktalarımız var. Buralar nasıl korunaklıysa Türkiye’mizde bulunan tüm sualtına da aynı özeni, aynı değeri verip korumamız gerekiyor. Turizmimizin kalkınması için sualtını korumalıyız.   Akdeniz’deki balık türleri nelerdir Sıklıkla karşılaştığımız türler Akya, Barbunya, Orfoz, Çizgili barbun, Ateş balığı (Asker balığı), İskorpit, Horozbina, Güneş balığı, Eşkina, Baraküda, Küllah balığı, Balon balığı. Geçtiğimiz sezon inanılmaz bir artış sergileyen zehirli ve göçmen balık olan Aslan balığı da mevcuttur.   Çevre kirliliği ve su kirliliği canlıları nasıl etkiliyor?  Canlılar kendi dünyalarına gelen yabancı canlılar ve onların attığı çöplükler nedeniyle kendi evlerinde işkence çekiyorlar. Gençlerimiz sahil kenarında yedikleri çöpü denize atıyor, pet şişenin içine taş koyup sualtından pet şişe çıkarma yarışmalarına kadar denizimizi kirletecek her türlü şeyi yapıyorlar. Çok vahim bir durumdayız aslında. Sezon içinde kaç insanla bunun kavgasını ettiğimin sayısı yoktur. Son zamanlarda dışarıdan ülkemize göç eden  insanların yaptıklarını gördükten sonra bu işin ne kadar kötü bir hal aldığını ve daha da kötüye gittiği gözler önünde. Kaç insana uyarılarda bulunduk ama işi kavgaya kadar götürmeleri her şeyi gözler önünde seriyor doğrusu. Sualtında çektiğim fotoğraflarda ve videolarda o kadar kötü bir manzara var ki içki şişelerinden, kadın erkek iç çamaşırlarına, kamyon lastiklerinden, balık ağlarına kadar daha neler neler sayabilirim. Sualtı canlıların nesli büyük risk altında. Gerçekten haksızlık ediyoruz. Onların hayatlarını gasp etmeye rahat yaşamlarını ölüm gibi bir duruma düşürmeye hiç birimizin hakkı yok!   Akdeniz sualtı canlıları göç ediyor mu? Göç ediyorsa neden?  Her canlı göç ediyor bu sadece deniz canlıları değil. İnsanlar ve havyalarda da bu şekilde. Akdeniz hem göç alan hem de göç eden bir yapıya sahip. Göçün en büyük etkisi iklim değişikliği. Vatoz, orkinos, köpek balığı gibi sualtı canlılarının kuzeye göç etmesinin nedeni de bundan kaynaklanıyor. Akdeniz’de geçen sezondan itibaren göç alan cins olarak aslan balığı ve balon balığı bence ilk sırada yer alıyor. Göç etme nedenlerinin başını kirlilik alıyor. DUYARLILIK AİLEDE BAŞLAMALI “Kurtardığım sualtı canlılarını dalış yaptırdığım müşterilerin gözü önünde ya da eğitim verdiğim öğrencilerimin yanında eğer bunlar yoksa da kurtarma işlemini videolara alıp paylaşıyorum. Burada önce ailelere sonra meslektaşlarıma duyarlılık bilinci oluşturmaya çalışıyorum. Herkesin sualtı canlıları için duyarlılığı göstermesini daha çok dikkatli olmalarını istiyorum. Bu duyarlılık bilincinin daha çok yayılması için elimden ne geliyorsa yapacağım”.      

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: