Antalya
30.11.2017
A
GENEL , EKONOMİ , YAŞAM
Kısa ve uzun vadeli çözümler
Kısa ve uzun vadeli çözümler

ATB Başkanı Ali Çandır, Antalya’nın batı ilçelerinde meydana gelen hortumun 50 yılın en büyük afeti olarak değerlendirdi. Çandır, Antalya Tarım Konseyi olarak kısa ve uzun vadede önerilerden oluşan bir rapor hazırladıklarını ifade etti   Antalya Ticaret Borsası(ATB) Kasım Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında gerçekleşti. 7 gündem maddesinin görüşüldüğü toplantıda konuşma yapan ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, kasım ayının Antalya için afet ayı olduğunu kaydetti. Çandır, Demre, Finike, Kumluca ve Kaş’ta yaşanan hortum felaketinin son 50 yılın en büyük afeti olarak adlandırırken, olayda can kaybının olmamasının teselli olduğunu söyledi. ATB’DEN AFET RAPORU Başkan Çandır, afet sonrası Antalya Tarım Konseyi’nce önerilerden oluşan bir rapor hazırladıklarını ifade etti.  Çandır, müşterek olarak alacakları karar sonrası acil önlemler-uzun vadeli önlemler başlıkları altında önerilerini ilgili makamlara ileteceklerini de dile getirdi.  Raporda yer alan kısa ve uzun vadeli önerilerini de kamuoyu ile paylaşan Başkan Çandır, şunları söyledi: “Kısa vadede; üretimin devamı için üreticilere yeterli miktarda acil nakit desteği sağlanmalıdır. Tarım Kredi ve Ziraat Bankası borçları üretim normale dönene değin ertelenmelidir. Uzun vadede ise; sürekli tekrar eden afet bölgeleri havza sisteminde tespit edilip; bu bölgelerdeki tüm tarım alanlarında sigortalılık zorunlu hale getirilmeli ve primlerdeki devlet katkı payı yüzde 70’ e çıkarılmalıdır. TARSİM mevzuatında fiziki olarak tarımsal üretim yapılan her alanda, niteliğine bakılmaksızın kapsayıcı bir yeni bir düzenleme yapılmalıdır. Yeni oluşturulacak seralarda; dolu riski için temperli sarsıntı ve darbelere dayanıklı cam ya da UV içeriği yüksek plastik örtüler kullanılması mevzuatla destekleme kapsamına alınmalıdır.” HAYVANI MERADA GÖRMEK İSTİYORUZ Kırmızı etin uzun süredir gündemlerinde olduğunu ancak bir türlü çözüm bulunamadığını ifade eden Çandır, “Bir yanda eti pahalı yiyen tüketici, diğer yanda ise ithalatla terbiye edilmeye çalışılan üretici bulunuyor. Kırmızı et konusundaki gelişmeleri hemen hemen her ay meclisimizde tartışıyor, önerilerimizi ise kamuoyu paylaşıyoruz. Bu konuda tek başına kazanacak ya da kaybedecek bir taraf yok. Tüketici, zincir market, kasap, aracı ya da üretici kesimlerini topyekun memnun etmenin zor bir durum olduğunun bilincindeyiz” ifadelerini kullandı. Girdi maliyetlerinin bu denli yüksek ve ithalata bağımlı halde bulunduğu bir dönemde büyükbaş hayvancılığın yapılmasının akıl karı olmadığını da dile getiren Çandır, “Üreticiyi üretimde tutacak kararlar bir an önce alınmalı, girdi maliyetleri düşürülmelidir. Bu işin püf noktası üretimdir” dedi. Yine kısa bir süre önce süte gelen zammın yaklaşık 3 katı oranında girdi maliyetlerine zam geldiğine değinen Çandır, “Meslek komitelerimizde de tartıştığımız üzere, sütteki sıkıntıların daha fazla artması demek mevcut hayvancılığımızın da kısa sürede bitmesi anlamını taşımaktadır. Biz hayvanı merada yayılırken görmek istiyoruz, vitrinde salınırken değil” dedi. TIBBİ VE AROMATİK BİTKİLER Tıbbi ve aromatik bitkilerin Korkuteli’nde üretiminin geliştirilerek ilçe ekonomisine katkı yaratması amacıyla kurumlar ile birlikte hareket ettiklerini belirten Çandır, “İlk olarak 300 dönümlük bir alanda başlayacağımız pilot üretimi tüm ilçeye yayarak, Korkuteli’nin mantarda yazdığı başarı hikayesini tıbbi aromatik bitkilerde de yazmayı hedefliyoruz. Umuyorum ki ilçemiz zaman içerisinde bu konuda da söz sahibi olacak bir konuma gelecektir. Katkı veren tüm paydaşlarımıza huzurlarınızda Borsamız adına bir kez daha teşekkür ediyorum. MÜZEYYEN YÜCE  

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: