Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde bulunan ve bugün kentin en lüks semtlerinden biri olan Lara, özellikle turizmin geliştiği 80’li yılların sonunda parladı. Konyaaltı ile birlikte kentin falezlerinin yükseldiği Lara, birçok mahallenin birleşmesiyle bu ismi aldı. Falezlerin dışında Düden’i Akdenizle buluştuğu bölge olan Lara, sahilleriyle de Antalya’nın gözbebeği konumumda. 

LARA’NIN ADI NEREDEN GELİYOR? 

Antalya’nın Lara semtinin isminin kökeni çok eski zamanlara dayanıyor. Luvi dilinde “kum” anlamına gelen “Lara”, bu bölgenin adının kökenini açıklıyor. Ünlü coğrafyacı Strabon, “Larissa” adlı kentlerin alüvyonlarla dolu topraklara sahip olduğunu yazmış. Bu bilgi, Lara’nın adının “Kum Kenti” anlamına geldiğini ve doğal güzelliklerle dolu bir yer olduğunu gösteriyor. 

Eski Antalya Fotoğrafları (4)

LARA ESKİDEN ÇORAK VE DEĞERSİZDİ 

Antalya’nın Lara bölgesi 60 yıl önce büyük ölçüde bakir arazilerden ve doğal sahillerden oluşan bir bölgeydi. Bugün bölgede bulunan yüksek katlı binalar, oteller ve konutların neredeyse tamamı o zamanlar yoktu. Turizmin gelişimiyle birlikte Antalya’nın en gözde bölgelerinden biri haline gelen Lara, özellikle 1990’lardan sonra hızla yapılaşmaya başladı. Sahil boyunca lüks oteller inşa edilirken, iç kesimlerde ise çok katlı konut projeleri arttı. Bu değişim, bölgenin ekonomik olarak büyümesini sağlasa da doğanın ve yeşil alanların kaybolmasına neden oldu.

Eski Antalya Fotoğrafları (5)

TURİZMİN MİLADI 1984 

Antalya’nın en önemli tarihçilerinden biri olan Hüseyin Çimrin, 1984 yılında turizmin gelişmeye başlamışıyla beraber Antalya’nın gelişmeye başladığını belirtiyor. Rahmetli Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın turizmin önündeki birçok engelli kaldırdığına vurgu yapan Çimrin, “Turizmin miladı 1984. Turgut Özal’ın vasıtasıyla Antalya’da turizm gelişmeye başlıyor. Eskiden Alanya’da küçük bir pansiyon yapılacak olsun. Merkezden Alanya’ya 10 kişilik bir heyet giderdi. Yerden çok öğle yemeğine para giderdi. Adam belki de 1 mevsim tarlasında çalışıp o parayı ödeyebilecekti. Otel yaptırılacağı zaman 50 yerden izin alınırdı. Orman, Askeriye, Sağlık Müdürlüğü gibi hemen hemen her daireden izin alınırdı. Özal bunları kaldırdı. Güney Antalya ve Belek projeleri vardı. Bu projeler bir türlü yürümüyordu. Sebebi ise eskiden milletvekili seçilen kişiler bunları engelliyordu, öteki başka bir şey yapıyordu… Özal bunların hepsini kaldırdı. Dışarıdan yapılan bir plan vardı Özal, ‘Turizm Bakanlığı olarak ben tahsis edeceğim ve ona göre yapılacak planları biz yapacağız’ dedi. Bütün yükü kaldırdı ve böylece turizm gelişmeye başladı” dedi. 

Eski Antalya Fotoğrafları (1)

“ANTALYA’YA GÖÇ KUZEY’DEN GELECEK” 

Antalya’nın Lara semtinin eskiden bu kadar değerli olmadığına fakat sonradan gelen göçler ve bölgenin kamulaştırılmasıyla beraber hızlı bir şekilde değerlendiğine değinene Çimrin, “Antalya’nın Lara semti eskiden bu kadar beğenilmezdi. Lara Plajı’nın olduğu taraf hariç tabii. O bölgeye baya bir göçmen geldi.  O bölgede istenmeyenlere “Çikin Ova” adı verildi. Hatta ismi ‘Çirkin’ değil ‘Çikin’di. Bu gelen göçmenler ise orada bulunan bazı tarım arazilerini almaya başlamış. Orada eskiden bizim bildiğimiz sazan evler vardı. Sonradan 1955 yılında o bölgede imar planım yapılmaya başladı. Hatta bu imar planı için dünya çapında bir yarışma açıldı ve yabancılar buraya gelmeye başladı" diye konuştu. 

Eski Antalya Fotoğrafları (3)

"LARA ANTALYA'NIN EN ZENGİN SMETİ OLACAK" 

Antalya'ya gelen yabancıların o dönem Lara için olan öngörülerinden bahseden Hüseyin Çimrin, "Adnan Selekler, (1918 yılında Antalya’da dünyaya gelmiş, 11’inci dönem Antalya Milletvekilliği yapmış, bir siyasetçi) o dönemde gelen yabancılar ile bir sohbet etmiş. Sohbet ettiği o adam, Selekler’e şöyle demiş, ‘Antalya göç Kuzey’den olacak. Çünkü, göçenler en yakın yere göçerler ve şehre girmekten korkarlar.”  Aynı zamanda o adam, ‘Lara Antalya’nın en zengin semti olacak’ demiş. Hakikaten öyle oldu. Turizmle beraber şehrin gelişeceğini öngörmüş ve şöyle bir plan yapmışlar: Yaptıklarında ilk planda şehri oldukları gibi bırakıyorlar. Küçük rötuşlar yapıyorlar fakat yani Antalya’yı Meltem’e taşıyorlar. Bu yapıldığı yıllarda da orada Haşim İşcan zoruyla yapılan bahçelievler var. Zenginlere gelmişler, ‘Orada değil burada oturacaksınız’ diye zorlamışlar. Onlara o dönem biner lira para verilmiş. Falez bandının denize yakın olan yerlerine de o vatandaşlara tapular verilmiş. Fakat ‘burada hiçbir inşaat yapılamayacak’ diye bir kural konulmuş. Sonra orası kamulaştırıldı ve bedavaya aldıkları yerlerin paralarını da aldılar” sözlerini kaydetti. 

Hüseyin Çimrin Antlaya Tarihçisi

Muhabir: Tahsin CAN ÖNALP