Antalya Sanatçılar Derneğinde 21 Ekim’de gerçekleşen Cumhuriyetin 100. Yılında Türk Edebiyatı konulu söyleşiye Dr. Tarana Oktan, Çağdaş Türk edebiyatının dünya edebiyatındaki yerinden ve Türk yazar ve şairlerin çeşitli yarışmalarda aldıkları ödüllerden söz ederek başladı. Oktan,

‘’1923 ile 1940 yılları ve 1940’dan sonrasını kapsayan Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatı, Cumhuriyet’in ilanından hemen sonra çağdaş anlayışlarla ortaya çıkmıştır. Bu Edebiyat akımında Kurtuluş Savaşı’nın vermiş olduğu etki sebebiyle Anadolu’ya ve buradaki halkın özelliklerine ağırlık verilmiştir.’’ dedi.

TOPLUMCU GERÇEKÇİ, MİLLİYETÇİ, İSLAMCI EĞİLİMLER

Tarana Oktan söyleşide; Cumhuriyet dönemi edebiyatı nesrinin genel hatlarından, edebiyatımızdaki toplumcu gerçekçi, milliyetçi, islamcı eğilimlerden, modern ve postmodern edebiyatın temsilcilerinden bahsetti. Yazarların başlıca eserlerinden ve sanatlarının esas özelliklerinden, kahramanların genel özelliklerine değindi. Söyleşide ayrıca edebiyat tarihimizin gidişatı ve yönünü belirlemede önemli rolü olan edebiyat tartışmaları, kavgaları ve davalarına değinildi. Bu kavgalardan birisi, Nazım Hikmet’in 1929’da “Resimli Ay”ın sayfalarında başlattığı ve eski- yeni çekişmesini gündeme getiren “Putları Yıkıyoruz” kampanyası olduğunu belirten Tarana Oktan, Yakup Kadri ve dönemin Türk Ocağı Cemiyeti’nin başkanlığını yapmış Hamdullah Suphi’nin, Abdülhak Hamit’in ve Mehmet Emin Yurdakul’un yazılı miraslarına yeniden değer biçen Nazım Hikmet’i “Bolşevik”likle suçlamaları, tartışmanın büyümesine ve dönemin öğrenci gençlerinin de bu tartışmada seslerini duyurmalarına neden olduğunu belirtti.

 

HAMLET DAVASI

Söyeşi de ayrıca; özellikle yabancı eserlerin çeviriyle ilgili olarak da Hamlet Davası’ndan söz edildi. Dönemin tiyatro hayatının en önemli simalarından Muhsin Ertuğrul’un 1941 senesinde çevirip Şehir Tiyatrolarında sahnelediği “Hamlet” oyununun hem çeviri hem sergileniş hem de oyunculuk açısından Celaleddin Ezine’ce beğenilmemesi ve Peyami Safa’nın “Shakespeare’in Hamlet’i son sahnede ölür, Ertuğrul son perdeye kadar bekleyememiş” diye alay etmesiyle büyüyüp neredeyse dönemin bütün yazar kafilesinin bu tartışmalara dahil olmasından söz edildi.

 

İNTİHAL DAVALARI

Dr. Tarana Oktan konuşmasında; edebiyatımızdaki intihal davalarından da söz ederek, Nahit Sırrı Örik’in “Eve Düşen Yıldırım” (1932- tefrika yılı) adlı eserinin, Selami İzzet’in Fransızcadan yaptığı ve “Bağ Bozumu” (1929) adıyla basılan adapte çevirisinden, Adalet Ağaoğlu’nun “Bir Düğün Gecesi”(1979) romanının Aldous Huxley’nin “Ses Sese Karşı” (1928) romanından ve Necip Fazıl Kısakürek’in “Para” piyesinin İtalyan oyun yazarı Gherardo Gherardi’nin eserinden çalıntı olduğu iddialarını hatırlamak yerinde olacaktır dedi.

N. F. Kısakürek’in, intihalle suçlanması yetmiyormuş gibi buna, bir de piyesinin Şehir Tiyatrosunda sahnelenmesinde rol alan köpeğin sahibinin Şehir Tiyatrosunu, aylardır kayıp olan köpeğini çalmakla suçlaması eklendiğini belirtti.

 

DÖNEM İÇİ KAVGALAR

Dr.Oktan, bu dönemdeki kavgalardan da bahsederek,

"Tartışmaların, “Bizde münekkit var mı, yok mu?”, “Türk edebiyatı mı yoksa Türkçe yazılmış edebiyat mı?” ya da  “Türk edebiyatında varoluşçuluk akımı” tartışmaları gibi sırf edebi kavgaların yanı sıra siyasi hayattaki değişimleri aksettirdiğinin altını çizen Sabahattin Ali’nin 1940’ta yazdığı “İçimizdeki Şeytan” eserine Hüseyin Nihal Atsız’ın “İçimizdeki Şeytanlar” yazısı ve dönemin başbakanı Şükrü Saraoğlu’na yazdığı 2 açık mektubuyla cevap vermesine neden olmuştur . Ve Atsız’ın Sabahattin Ali’yi vatan hainliği ile suçlaması sonuncunda hakaret davası açmasına ve şaşırtıcı bir şekilde Sabahattin Ali’nin kazanmasına neden olmuştur." dedi. 

SİYASİ HAYATTA YAŞANAN DARBELER

Dr. Oktan son olarak; 1960’tan sonra siyasi hayatımızda yaşanan darbeler de edebiyatımızı etkilerinden de söz etti. Sevgi Soysal’ın “Yenişehir’de Bir Öğle Vakti” ve “Şafak”, Vedat Türkali’nin “Bir Gün Tek Başına”, Samim Kocagöz’ün “İzmir’in İçinde”, Nezihe Meriç’in “Korsan Çıkmazı”, Füruzan’ın “47’liler”, Adalet Ağaoğlu’nun “Bir Düğün Gecesi” gibi eserlerinde 27 Mayıs’ı ve 12 Mart muhtırası hazırlayan, darbe sırasında ve sonrasında yaşanan olaylar yankısını bulduğunu anlattı.1947’de önerilip 1948-1951 yılları arasında yürürlüğe giren Marshall planına ve toplumun bazı kesimlerinin ABD’ye olan hayranlığına tepki olarak yazılan F. Baykurt’un “Amerikan Sargısı”, Cevat Fehmi Başkut’un “Harput’ta Bir Amerikalı”, Güngör Dilmen’in “Canlı Maymun Lokantası” gibi eserlerden de bahsedildi.

Konuşmasını Dialarla örneklemelerde bulunarak zenginleştiren konuk öğretim üyesi Dr. Tarana Oktan, sempatik tavırları, içtenliği, konusuna hakimiyeti ile dinleyicilerden takdir dolu sözlerle, teşekkürler aldı.

Muhabir: YEŞİM ERTAN