Dünyanın En İkonik Yemek Mekanları listesine Türkiye’den 6 mekan girdi. Listeye 43’üncü sıradan Antalya 7 Mehmet girmeyi başardı. Uluslararası arenada oldukça önemli sayılan anket sonuçlarının Türkiye ayağında ise lise başı Gaziantep İmam Çağdaş Lokantası oldu.
LEZZET HARİTASI BELİRLENDİ
Listeye 28’inci sıradan giren Gaziantep İmam Çağdaş Kebap ve Baklava Salonu Türkiye restoranları arasında en üst sırada yer aldı. Onu 39’uncu sıradan Bursa Uludağ Kebapçısı Cemal & Cemil Usta ve 43’üncü sıradan Antalya 7 Mehmet takip etti. İstanbul Fatih’te yer alan Tarihi Sultanahmet Köftecisi Selim Usta listeye 75’inci sıradan, İstanbul Kadıköy’de bulunan Çiya Sofrası 119’uncu sıradan, İstanbul Beyoğlu’ndaki Hacı Abdullah Lokantası ise 120’nci sıradan girdi.
İŞTE O LOKANTALAR
Gaziantep, İmam Çağdaş Kebap ve Baklava Salonu:
1887’de kurulan, meşhur Gaziantep baklavasıyla tanınan otantik bir Türk restoranı. Restoranda baklavaların dışında kebaplar ve Gaziantep mutfağının diğer lezzetleri de sunuluyor.
Bursa, Uludağ Kebapçısı Cemal & Cemil Usta:
1967’de kurulan restoran İskender kebabıyla ünlüdür. Zengin tarihi ve otantik Türk lezzetlerine olan bağlılığıyla tanınıyor.
Antalya, 7 Mehmet:
1937’de küçük bir çorbacı olarak kuruldu. Yıllar geçtikçe büyüyerek bugün modern Akdeniz lezzetlerini geleneksel Türk mutfağıyla buluşturan bir restorana dönüştü. Menü oldukça geniş olup 650’ye yakın Türk mutfağı çeşidi sunmaktadır.
İstanbul, Tarihi Sultanahmet Köftecisi Selim Usta:
1920 yılında Fatih’te köfteci olarak yolculuğuna başladı. Bugün dünyanın 100 yılda çok değiştiğini ama köftelerinin lezzetinin aynı kaldığını gururla söyleyen beşinci kuşak tarafından yönetiliyor.
İstanbul, Çiya Sofrası:
1998’de kurulan restoran rahat ve sade bir ortamda servis edilen çok çeşitli Anadolu ve Ortadoğu yemekleriyle öne çıkıyor. Bu restoran, Türkiye’nin farklı bölgelerinden farklı lezzetleri ve tarifleri keşfetmek isteyenler için lezzet cenneti.
İstanbul, Hacı Abdullah Lokantası:
1888’de Sultan Abdülhamit Han’ın izniyle açılan lokanta, Osmanlı-Türk mutfağının özgün lezzetini günümüze kadar korumuştur. Yavaş yavaş pişirilen yemekleriyle ünlü restoran yerli ve yabancı turistler arasında popüler.
7 MEHMET HAKKINDA
Mesleğinde titiz, bir o kadar da disiplinli kişiliği olan Usta Hacı Hasan’ı bir gün misafir yemeğinde çıkan bir saç çılgına çevirir. Duruma çok sinirlenen usta, tüm elemanları hizaya çeker ve cezayı keser. Ertesi gün tüm çalışanlar, saçları ustura ile kazınmış halde lokantaya gelir. Bu cezadan nasibini ve dersini alan Mehmet’in saçları kesilince küçük yaşlarda geçirdiği trafik kazasında kalan “V” harfi ortaya çıkar. Eski Türkçe’de yedi anlamına gelen bu işaret ustanın dikkatini çeker ve ona isminin önünden bir daha silinmeyecek olan “7 Mehmet” lakabını takar. Böylece 7 Mehmet serüveni başlar. Belediye İş Hanı’nda küçük bir çorbacı olarak kendi iş yerini açan Mehmet, ilk gün taktik olarak çarşı esnafına askı ile çorba servisi yapar. İkinci gün bu servisi kaldırır ve dükkanda müşterileri beklemeye başlar. Taktiği tutmuş ve tereyağlı çorbanın tadını alan esnaf küçücük dükkanın önünde kuyruk olur. Dört sandalye bir masa ve üç beş servis takımından oluşan bu küçük dükkanda 7 Mehmet’in çorbalarının dumanı 1940’lı yıllarda tütmeye başlar.