Yeşil kaplumbağalar deniz dibini çölleştirdi | Körfez Gazetesi
El sanatları göz kamaştırdı

El sanatları göz kamaştırdı

David Badia çalıştırdı

David Badia çalıştırdı

Kumluca’ya yüzme havuzu

Kumluca’ya yüzme havuzu

Turistler köpük partileriyle serinliyor

Turistler köpük partileriyle serinliyor

Konyaaltı’nın dibi çöp deposu

Konyaaltı’nın dibi çöp deposu

Yeşil kaplumbağalar deniz dibini çölleştirdi
Yeşil kaplumbağalar deniz dibini çölleştirdi

GEÇMİŞ yıllarda özellikle Antalya’nın turizm bölgesi Side’de yüksek popülasyon oluşturan yeşil deniz kaplumbağaları buradaki deniz çayırlarını tüketince, deniz dibini çölleştirdi. Otçul olan yeşil kaplumbağalar şimdi de başka bir turizm bölgesi olan Kekova’da yığılma gösteriyor. Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi öğretim üyesi Doç.Dr. Mehmet Gökoğlu, Antalya kıyılarında iki tür deniz kaplumbağası bulunduğunu, bunlardan birinin Caretta Carettalar […]

GEÇMİŞ yıllarda özellikle Antalya’nın turizm bölgesi Side’de yüksek popülasyon oluşturan yeşil deniz kaplumbağaları buradaki deniz çayırlarını tüketince, deniz dibini çölleştirdi. Otçul olan yeşil kaplumbağalar şimdi de başka bir turizm bölgesi olan Kekova’da yığılma gösteriyor.

Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi öğretim üyesi Doç.Dr. Mehmet Gökoğlu, Antalya kıyılarında iki tür deniz kaplumbağası bulunduğunu, bunlardan birinin Caretta Carettalar diğerinin ise, Chelonia Mydas (yeşil kaplumbağa) olduğunu söyledi. Her iki deniz kaplumbağasının birbirine benzediklerini ancak, şekil ve kabuktaki plaka sayısının farklı olduğunu belirten Doç.Dr. Gökoğlu, zaman zaman Caretta Carettalar’ın insanlara zarar verici davranış eğilimi gösterdiğini, yeşil kaplumbağaların ise sakin ve bu tür davranışlarda bulunmadığını kaydetti.

CARETTA ETÇİL, YEŞİL KAPLUMBAĞA OTÇUL

Caretta Carettalar’ın daha çok etçil beslenen bir tür olduğunu, deniz eko sistemi içerisinde bulduğu balık, yengeç, istiridye, ıstakoz ve karides gibi canlılarla beslendiğini anlatan Doç.Dr. Gökoğlu, “Diğer tür olan yeşil kaplumbağa ise yavru dönemde etçil, ileri dönemlerde tamamen otçul bir beslenmeye geçer” dedi.

FİNİKE, KAŞ, KEKOVA’DA YIĞILMA

Halen Kaş, Finike ve Kekova’da yüksek popülasyon oluşturan yeşil kaplumbağaların geçmişte Antalya’nın doğusunda yer alan Manavgat İlçesi’ndeki turizm bölgesi Side kıyılarında çok görüldüğünü belirten Doç.Dr. Gökoğlu, şöyle devam etti:

“Özellikle Side kıyıları geçmişte ‘Cymodocea Nodosa’ dediğimiz deniz çayırlarıyla kaplıydı. Bu deniz çayırları Side’den Gelidonya burnuna kadar olan koyların içerisinde çokça vardı. Aşırı şekilde bölgede yeşil kaplumbağa popülasyonu oluşunca bu deniz çayırları bitti. Çünkü yeşil kaplumbağalar bu deniz çayırlarıyla besleniyor. Side bölgesinde deniz çayırları bitince yeşil kaplumbağa popülasyonu şimdi batı ilçelerine kaydı. Finike, Kaş ve Demre’nin Kekova bölgesinde yoğunlaştılar. Oralarda adeta bir yığılma oldu. Yaz döneminde bulunduğumuz için yeşil kaplumbağaların beslenme fizyolojileri artmış durumda. Bu nedenle sürekli deniz çayırlarını tüketiyorlar.”

“HİÇ BİR CANLIYA ZARAR VERMEZ”

Yeşil kaplumbağaların el sürülmediği sürece hiçbir canlıya zarar vermediğini vurgulayan Doç.Dr. Mehmet Gökoğlu, bu türün deniz tabanında beslendiğini vurguladı. Beslenme sırasında yeşil kaplumbağaların yüzeye çıkarak nefes aldığına işaret eden Doç.Dr. Gökoğlu, “Tekrar aşağıya inip yatar. Sakin bir hayvandır. Kimsenin korkmasına gerek yok. Ağırlıkları 100 kiloya kadar ulaşabilen bu türün kabuğu, Caretta Carettalar’a nazaran daha geniş, yüksekliği ise, daha azdır. En önemli farklardan biri kabuğundaki plakalardır. Üstündeki plaka sayısı 4 ise yeşil kaplumbağa, 5 ise Caretta Caretta’dır” dedi.

DENGELER Mİ DEĞİŞTİRİLDİ?

Yeşil kaplumbağaların bölgede deniz çayırlarını tüketerek deniz dibinde çölleşmeye neden olduklarının bir gerçek olduğunu vurgulayan Doç.Dr. Gökoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu türler uzaydan gelmedi, Akdeniz ekosisteminde hep vardı. Ancak, şu düşünülebilir; Acaba biz dengeyi bozduk mu? Kaplumbağalar üzerindeki koruma dengeleri mi değiştirdi? Bu da tartışılabilir. Hep koruduk, müdahale ettik. Dolayısıyla acaba çok mu çoğaldı? Önceden kendi kendine bir denge mi vardı? Böyle olduğunu tam olarak söyleyemiyorum ama bunu da tartışmak lazım. Araştırmak lazım.”

  • Etiketler
  • Yorumla
KÖŞE YAZILARI
ARŞİV
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz