Ümmani teyzenin evi neşe doldu | Körfez Gazetesi
Mitolojik semboller sergisi

Mitolojik semboller sergisi

140 kabin görevlisi için 21 bin başvuru

140 kabin görevlisi için 21 bin başvuru

Antalya’da ‘Elektronik Harp Tatbikatı’

Antalya’da ‘Elektronik Harp Tatbikatı’

Topları bile yok ama hedefleri Türkiye şampiyonluğu

Topları bile yok ama hedefleri Türkiye şampiyonluğu

Kepez’in Sultanları set vermedi

Kepez’in Sultanları set vermedi

Ümmani teyzenin evi neşe doldu
  • Ana Sayfa » GÜNCEL
  • 7 Kasım 2017 - 12:03:57
Ümmani teyzenin evi neşe doldu

  Gazipaşa ilçesinde geçirdiği trafik kazası sonucu her derdini mani söyleyerek anlatan Ümmani Uysal’ın evinde 13 yıldır tartışma olmuyor Gazipaşa ilçesinde 2004 yılında bindiği köy otobüsü kapısının seyir halindeyken açılması sonucu yola düşen 44 yaşındaki Ümmani Uysal, bir ay yoğun bakımda kaldıktan sonra hayata yeniden tutundu. Kazadan sonra sol kolunda istem dışı titreme meydana gelen […]

 

Gazipaşa ilçesinde geçirdiği trafik kazası sonucu her derdini mani söyleyerek anlatan Ümmani Uysal’ın evinde 13 yıldır tartışma olmuyor

Gazipaşa ilçesinde 2004 yılında bindiği köy otobüsü kapısının seyir halindeyken açılması sonucu yola düşen 44 yaşındaki Ümmani Uysal, bir ay yoğun bakımda kaldıktan sonra hayata yeniden tutundu. Kazadan sonra sol kolunda istem dışı titreme meydana gelen Ümmani Uysal’da bir de mani söyleme isteği uyandı. Sağlığında ara sıra mani söyleyen Uysal, kaza sonrası çevresindeki insan ve hayvanlarla mani söyleyerek iletişim kurmaya başladı. Doktorların “Kafana bir şey takmayacaksın” tavsiyesini yerine getirmek için manilere tutunan Uysal, söylediği manilerle hem gülüyor, hem de güldürüyor.
Eşine, “Afiyet olsun, cebin parayla dolsun, çalış senin de olsun” diyerek çay veren Uysal, çay içerken de “Oldu mu Osman Ağa, camekanda olur domates ile bostan, bana bağırır mısın yoksa Osman” diye takıldı.

HERKESE MANİ SÖYLÜYOR
Kolundaki istem dışı titreme nedeniyle İstanbul’a tedaviye giden ve 10 gün evinden uzak kalan Manici Uysal, baktığı hayvanlarla da maniler söyleyerek hasret giderdi. Kedisini, “Ben bunu sever överim, kötüleri döverim. Güzel güzel dursana, tatlı çıksana, insanlara baksana” diyerek sevdi. Tavuklarına yem atarken “Tavuklarım güzel güzel sarı, olmuş insanlar koca karı. Yeğenimin adı Iraz, tavuğum var horoz, gel sana yedireyim tavuk değil horaz. Gel gel, gel ciğerim gel” diyerek çağırdı. Ahırda baktığı buzağına, “Beni özledin mi, gelecek diye gözledin mi? Ala buzağım ala, ah ben de çıktım yola. Çok sevdim coştum, buzağımın yanına nasıl koştum. Kimse bilemez bu dünyada ölemez. Bunu nasıl özlediğimi kimse bilemez” diyerek öptü. Keçisini de öpüp koklayan Uysal, “Tatlım, ben çok özledim seni. İstanbul’un dağları uzak, koydular önümüze bir tuzak. Çok özledim bakmadılar mı sana?” diyerek sevdi. Uysal keçi yavrusuna da “Vuy benim tatlı keçim, küçük sarışan, yok mu sana karışan, kötülerle barışan?” sözleriyle öpüp kokladı.

UYDURMAYA ÇALIŞIYORUM
Başına gelenleri anlatan Ümmani Uysal, 2004 yılında arabaya bindiğinde kapısının açıldığını ve sürüklendiğini söyledi. Hastaneye gittiğinde kendisini bilmediğini belirten Uysal, bir ay yoğun bakımda kaldıktan sonra kendine geldiğini dile getirdi. Muayene olduğu doktorun kafasına bir şey takmaması gerektiğini söylediğini belirten Uysal, “Önceden de mani söylemeyi severdim ama kaza sonrası arttı. Birini gördüğümde gönlüm açılsın diye mani söylüyorum. Görenler de ‘Bu ne tatlı kadın, ne güzel söylüyor’ diyerek seviniyorlar. Her şeye bir şey uydurmaya çalışıyorum. Bu rezilliğe alışıyorum. İnsan içinden gelmeyince böyle söyleyemez. Sen de iki dörtlük söyle bakayım. Sağ kuş candan özür dilemez, bu Ümmani’nin ne çektiğini kimse bilemez. Genç yaşta insanlar ölemez, bu güzel sözlere insanlar nasıl gülemez? Her şeye gülecek ama vadesi gelen ölecek. Genç demez koca demez bakmaz gözünün yaşına, acı katar tatlı aşına, oturmuş da ağlar garipler kendi başına” dedi. (İHA)

0

  • Etiketler
  • Yorumla
ARŞİV
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz