Tarımda gelecek | Körfez Gazetesi
Güney Kore’ye kültür gezisi

Güney Kore’ye kültür gezisi

İspanyol piyanist büyüledi

İspanyol piyanist büyüledi

Aytemiz Alanyaspor  3 puana tek golle ulaştı

Aytemiz Alanyaspor 3 puana tek golle ulaştı

Kınıkspor deplasmanda galip

Kınıkspor deplasmanda galip

Agora kapılarını açtı

Agora kapılarını açtı

Tarımda gelecek
  • NazmiGündüz
    • Nazmi Gündüz
    • info@antalyakorfez.com
    • 23 Ekim 2017 - 09:49:21

Diğer Yazıları

Tarım, insanların yaşamını sürdürülebilmesi ve beslenmesi için vazgeçilmez bir unsurdur. Bu bağlamda, tarımsal üretimin yapılmaması (yapılamaması)  insanlığın sonunu getirir.

Tarım dünyanın her yerinde iklim, toprak yapısı, su varlığı, coğrafi şartlar ve bilinç düzeyine göre yapılır. Biz Türkiye olarak, tarımda dünyanın önde gelen birkaç ülkesinden biriyiz. Çünkü, çiftçilerimiz üretim konusunda çok başarılıdır. Tarımsal üretim bir aile işidir. (Dünyada tarımın yüzde 80’i aileler, yüzde 15’i aile şirketleri, yüzde 5’i profesyonel şirketler tarafından yapılır)

Türkiye’de tarımın yapısal sorunları çok fazladır. Bu sorunları sıralarsak;

1-Üreticilerin ürettiği ürünleri değerinde satamaması (ticaret) sorunu.

Ülkemizde üreticilerden tüketicilere uzanan yolun kısaltılması ve hem üreticinin hem de tüketicinin yararına yeni pazarlama sistemlerine geçilmesi gerekiyor

2-Üretim ve üretim teknolojileri gelişmediği için üniversite, araştırma enstitüleri ve üreticiler birlikte çalışamıyor.

 Bunu sağlayamadığımız için de yeni teknoloji geliştirmek ve bunu çiftçilerimize sunmak konusunda yetersiz kalıyoruz.. Dolayısıyla tarımda kullanılan bütün teknolojiyi ithal ediyoruz

3-Üreticilerin güçlü bir örgütlenme yapısına sahip olmaması.

Dünyanın gelişmiş bir çok ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de kooperatifleşme bir an önce yaygınlaştırılmalıdır.

4-Lojistik ve nakliye konusundaki sıkıntılar.

Lojistik ve nakliye konusunu çeşitlendirmemiz gerekiyor. Türkiye olarak kara taşımacılığında başarılıyız. Ancak, hava taşımacılığını neredeyse hiç kullanmıyoruz. Denizde ise, frigolu ve hızlı konteyner taşımacılığına geçmemiz gerekiyor

5-Girdi maliyetlerinin yüksek olması.

Bildiğiniz gibi Türk üreticisi hala dünyanın en pahalı mazotunu ve elektriğini kullanıyor. Ayrıca bütün girdilerin hammaddelerinin ithal ediliyor olması sektörü zorluyor

6-Tarım arazilerinin amaç ve tarım dışı kullanılması.

Tarım alanımız son 15 yılda 41,2 milyon hektar alandan 38,4 milyon hektar alana düşmüştür. Yani, ülkemizde 15 yılda 3 milyon hektar tarım arazisi terk edilmiştir. Bu kötü gidişin önüne geçmek için mutlaka önlem alınmalıdır.

7-Büyük şehir yasasıyla köylerin boşaltılması.

Çıkartılan Büyük şehir yasası ile kırsalda yaşayan nüfus yüzde 7,9’a düştü. Peki, bu durumda üretimi kim yapacak?

8-Üreticilerin üretimden uzaklaşması sonucu artan ithalat.

  Türkiye; Rusya, Almanya, Fransa, Ukrayna’dan buğday, İngiltere ve Hırvatistan’dan arpa, Gürcistan’dan saman, ABD, Yunanistan, Türkmenistan ve Hindistan’dan pamuk, Arjantin’den soya, ABD, Arjantin ve Brezilya’dan mısır, ABD Vietnam, İtalya ve Tayland’dan çeltik ve pirinç, Etiyopya, Bangladeş, Mısır ve Çin’den kuru fasulye, Kanada’dan nohut ve yeşil mercimek, ABD, Ukrayna ve Kanada’dan bezelye, Bulgaristan’dan kurbanlık koyun, Şili, Uruguay ve Fransa’dan büyükbaş hayvan, Bosna Hersek’ten lop et ithal eden bir ülke haline düşürüldü. Kısacası, bu dönemde neredeyse bütün tarım ürünlerini ithal eder noktaya geldik. Oysa, tarım ürünlerini ithal ederek üretimimizi artıramayız, aksine tarım sektörünün gelişmesini engelleriz.

9-Tarımsal yapıda finansman ve teknoloji kullanımı eksikliği.

 Çiftçilerimiz, ürünleri değerinde satılmadığı için son yıllarda ciddi borç yükü altına girdi. Bu da teknoloji kullanımını azaltan bir unsurdur.

Size anlatmaya çalıştığım, Türkiye’deki tarım sektörünün gelişmesini engelleyen sorunları dünyada çözmüş ve başarılı olmuş ülkeler var. Bu ülkelere örnek olarak ABD, Hollanda ve İsrail’i verebilirim. Dünyayı yeniden keşfetmemize gerek yok. Başarılı olmuş ülkeleri gereğince incelememiz ve bu yolu takip etmemiz yeterlidir. Zira, ülkemizin Asya-Avrupa arasında köprü olması, ulaşım yollarının üzerinde bulunması, iklim, su ve toprak yapımız bakımından 12 ay değişik bölgelerde üretim yapılabiliyor olması bizi tarım konusunda çok başarılı kılabilir. Üretim kapasitemizi akılcı politikalarla çok kısa sürede birkaç katına çıkarabiliriz. Bu da ihracatımızı artırmamız anlamına gelir. Böylece 12 ay PARA kazanabiliriz.

Kısacası, Türkiye’nin önünde dünyanın tarım üretimi ve ticaretinin merkezi olması konusunda hiçbir engel yoktur. Yeter ki isteyelim, yeter ki bunu isteyen politikalar ülkemizde uygulamaya geçirilsin..

Diğer Yazıları

  • Etiketler
  • Yorumla
ARŞİV
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz