Son yılların en iyi yazısı | Körfez Gazetesi
Turnuva sona erdi

Turnuva sona erdi

Kazak basın heyeti Antalya’yı ziyaret etti

Kazak basın heyeti Antalya’yı ziyaret etti

Maruldan servet kazanıyor

Maruldan servet kazanıyor

MATSO’dan muz paneli

MATSO’dan muz paneli

‘Milli judocuya dayak’  iddiasına soruşturma

‘Milli judocuya dayak’ iddiasına soruşturma

Son yılların en iyi yazısı
Son yılların en iyi yazısı

Sol.org’da yayınlanan, onlarca ülkede savaş muhabirliği yapmış bir düşünür, romancı, film yapımcısı ve araştırmacı gazeteci Andre Vltchek’in “Neden komünist oldum?” başlıklı yazısını büyük bir şevkle okudum. Beynimizde dönüp dolaşan kelimelere, kavramlara, görüntülere net bir biçim vermiş. Alıntılamadan edemezdim. Mesela, “Gerçek komünist olmak şu anlama gelir” demiş ve açıklamış: “İnsan beyninin, bedeninin ve haysiyetinin uğradığı aralıksız tecavüze, […]

Sol.org’da yayınlanan, onlarca ülkede savaş muhabirliği yapmış bir düşünür, romancı, film yapımcısı ve araştırmacı gazeteci Andre Vltchek’in “Neden komünist oldum?” başlıklı yazısını büyük bir şevkle okudum. Beynimizde dönüp dolaşan kelimelere, kavramlara, görüntülere net bir biçim vermiş. Alıntılamadan edemezdim. Mesela, “Gerçek komünist olmak şu anlama gelir” demiş ve açıklamış: “İnsan beyninin, bedeninin ve haysiyetinin uğradığı aralıksız tecavüze, doğal kaynakların ve doğanın yağmalanmasına, bencillik ve onu takip eden düşünsel ve duygusal boşluğa karşı sürekli bir kavgaya tutuşmak. Bu kavganın hangi bayrak altında sürdürüldüğü umurumda bile değil; ister kırmızı üzerine orak ve çekiç, ister yine kırmızı üzerine beş sarı yıldız. O bayrakları tutan insanlar dürüst olup insanlığın ve gezegenimizin geleceğine dair endişe duyduğu müddetçe bana ikisi de uyar; bir de tabii, kendilerine komünist diyen insanlar hayal kurma becerisine hâlâ sahip olduğu müddetçe!”

 

Her devrim bir yolculuktur

 

Hani Batı propagandacılarının, “Bize kusursuz bir tane komünist toplum gösterin” geyiği vardır ya, buna da muhteşem bir cevap var: “Böyle bir toplum yok. Herkesin bildiği gibi insanlar, kusursuz bir şeyler yaratmaktan acizdir. Neyse ki! ‘Kusursuzluk’ yalnızca dinci fanatiklerin hedefidir. Kusursuz bir dünyada insanlar sıkıntıdan ölür giderdi. Bir devrim, komünist bir devrim bir yolculuktur, süreçtir. İnsanların beyinlerini, kaslarını, kalplerini, şiirlerini ve cesaretlerini kullanarak çok daha güzel bir dünya inşa etmeye yönelik gerçekleştirdikleri devasa, destansı bir girişimdir! İnsanların aldıklarından fazlasını verdikleri, fedakarlığın olmadığı zamanlarda ise yalnızca insanlığa karşı görevlerini yerine getirdikleri ebedî bir süreçtir”. Peki komünist? “Kişisel olarak bana göre gerçek bir komünist emperyalizme, ırkçılığa, ‘Batı özgücülüğüne’, sömürgeciliğe ve neo-sömürgeciliğe karşı savaşan kişidir; dünyanın her tarafındaki tüm insanlar için eşitliğe ve sosyal adalete inanan kararlı bir enternasyonalisttir”. İşte bu!

 

Dünyayı değiştirme cesareti

 

Ve ekliyor: “İşte bu, şu anda oluyor! Latin Amerika’da, Afrika’da ve Asya’da, eski Sovyetler Birliği’nin birçok parçasında ve Çin’de daha az değil daha fazla insan komünizmi istiyor. İsteklerini adlı adınca komünizm diye nitelemiyorlar, ancak haykırışlarının içinde komünizmin özü gizli: özgürlük ve dayanışma, tutku, coşku, dünyayı değiştirme cesareti, eşitlik, adalet ve enternasyonalizm”. Eli özgürlüklerden, eşitlikten, adaletten, demokrasiden yana kalem tutan bütün yazarlar bu gizli özün parçası aslında. Vltchek de tekrarlıyor bunu: “Bir yazarın ‘nötr’ ya da apolitik olamayacağını düşünüyorum. Öyleyse de korkağın tekidir; ya da yalancıdır”. Son derece net bir tespit… Daha sarsıcısına geçelim: “Kusursuzluk beni korkutur; soğuktur, sterildir ve tepeden bakar; sofudur, gericidir ve dolayısıyla insanlık dışıdır, hatta sapkıncadır. Azizlere inanmam. Birisi aziz gibi davranmaya çalıştığında ise onun yerine utanç duyarım. Halkları ve ülkeleri böylesine sıcak, sevecen ve insanî kılan şey o küçük hatalar, ‘kusurlar’dır”. Muhteşem!

 

Devrim düşmanı ‘sol kanat’

 

Ve bu uzun metnin içinde, bizim CHP’lileri de ilgilendiren, daha doğrusu CHP’yi tarif ederken kullanmamız gereken bir argüman da gizli. Şöyle ki; “Batı’daki birçokları, hatta sol kanatta olduğunu iddia edenler bile komünizmin yok olmasını istiyor. Komünizmi lekelemek, pisliğe bulamak istiyorlar; onu ‘kendi seviyelerine’ indirmek istiyorlar. Komünizmin çanına ot tıkamak istiyorlar. Komünizmin yanlış olduğuna kendilerini umutsuz bir biçimde ikna etmeye çabalıyorlar. Zira aksi halde, kaybedilen yüz milyonlarca canın sorumluluğu enselerinden düşmeyecek. Aksi halde Avrupalıların ve Kuzey Amerikalıların sahip olduğu ayrıcalıkların, insanlığa karşı işlenen tüyler ürpertici suçların üzerine inşa edildiğini duymak ve hatta belki de kabul etmek zorunda kalacaklar! Aksi halde, bu ayrıcalıkları ortadan kaldırmaya ahlaki açıdan zorunlu kılınacaklar”. Meselenin özü budur; ötesi laf-ı güzaf!

  • Etiketler
  • Yorumla
ARŞİV
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz