Rusya: bir üretim ülkesi | Körfez Gazetesi
Mitolojik semboller sergisi

Mitolojik semboller sergisi

140 kabin görevlisi için 21 bin başvuru

140 kabin görevlisi için 21 bin başvuru

Antalya’da ‘Elektronik Harp Tatbikatı’

Antalya’da ‘Elektronik Harp Tatbikatı’

Topları bile yok ama hedefleri Türkiye şampiyonluğu

Topları bile yok ama hedefleri Türkiye şampiyonluğu

Kepez’in Sultanları set vermedi

Kepez’in Sultanları set vermedi

Rusya: bir üretim ülkesi
  • ErdemGÜNER
    • Erdem GÜNER
    • bekirerdemguner@gmail.com
    • 12 Eylül 2017 - 10:30:52

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Rusya’nın tarım ürünlerimize uyguladığı ambargo hakkında bilgi verirken, ambargo yüzünden Rusya’nın da zarar gördüğünü kaydetti.

 

Bayraktar şunları söyledi: “Ambargodan Rusya da olumsuz etkilendi, domates ithalatını yüzde 30,5 azaltmak zorunda kaldı ve 204 bin ton daha az domates ithal etti. Rusya; Fas, Azerbaycan, Belarus ve Ermenistan’dan domatesin tonunu, 2015’de ortalama 1013 dolardan 2016’da 1005 dolardan ithal etti. Türkiye, Rusya’ya çok daha ucuza kaliteli ürün temin edebilir. Domates ihraç fiyatı, ülkemizde ton başına 2015’de 675 dolarken, 2016’da 494 dolara geriledi. İki ülke arasındaki temaslar sürüyor. Önümüzdeki günlerde iki ülke yeniden bir araya gelecek. Rusya bu işi daha fazla uzatmamalı, ambargoyu sadece domateste değil, tüm tarım ürünlerinde kaldırmalı, Türkiye’den ucuz ve kaliteli ürün temin etmeli, Türkiye de Rusya’ya ihracat yaparak kazanmalıdır.”

 

***

 

15 Ağustos tarihli yazımızda Rusya’nın Türkiye’den ithal ettiği bitkisel ürünlere neden kısıtlama getirdiğini açıklamayı denemiştik. Rusya’nın artık bizden domates almayacağını, alırsa da sezon boşluklarını doldurmak için alacağını yazmıştık.

 

6–7 Eylül’de, Vladivostok’ta düzenlenen Doğu Ekonomik Forumu’nda Rus Tarım Bakanı’nın aşağıda alıntıladığımız sözleri, tespitlerimizi doğrular nitelikte.

 

Rusya tarımsal ürün ithalatını en aza indirmenin yollarını aramış, bulmuş; bu yöntemleri gerçekleştirmek için devlet imkanlarını da azami düzeyde devreye sokarak uygulamaya başlamış bir ülke.

 

Bunu yaparken de stratejik ortaklıklar yaptıkları, ortak tarihsel geçmişleri olan ülkelerle birlikte davrandılar. Öte yandan sürdürülebilir, uzun ömürlü ticari ilişkiler kurabilecekleri bazı başka ülkelerle de işbirlikleri kurdular.

 

Yurt içinde tarım yatırımı yapmak isteyenlere arazi hibesi, tarımsal ısıtmada ücretsiz doğalgaz, çeşitli kredi teşvik ve desteklemeleri gibi çok önemli ve cazip teşvikler getirdiler. Bir sürü insan da bu teşvikler sayesinde yatırımlar yaptı…

 

Yani Rusların domatesimize getirdiği kısıtlama, Rus yatırımcı için, Rus çiftçi için yahut Rus bürokratlar için tek sezonluk yahut birkaç sezonluk mesele değil.

 

Onların hedeflediği “yeni durum” belki 10 yıl sonra oluşmasını bekledikleri piyasadır. Onlar muhtemelen atacakları adımları, üç beş günlük vadelerle hesaplayıp planlamıyorlar. Muhtemelen onlarca yıl sonrasını hesap ederek davranıyorlar.

 

Yani çocuklarının geleceğini bugünden kurmanın derdindeler.

 

Bütün mesele düşmanlık mı?

Bizim toplumumuzda ise bu işlere bakış açısı arzu edebileceğimiz düzeye bir türlü gelemiyor.

 

Bırakın 50 yıl gibi afaki vadeleri, 2 yıl sonrasını bile düşünüp taşınalım diyemiyoruz…

 

Bu bir düşünme biçimidir, halbuki. Bir yaşam biçimidir.

 

Bu şekilde bakmayı alışkanlık haline getirebilsek; belki bugün Rusların derdini de daha iyi anlayıp değerlendirme şansımız olur! Ama onları anlayamıyoruz!…

 

Diyoruz ki “uygulanan ambargo, düşmanlıktan başka bir şey değil!”

 

Değerli, okurlarımız, kıymetli domates üreticilerimiz; Rusların işi gücü yok, bütün mesaisini Türk halkına düşmanlık etmek için mi harcıyor? Öyle mi zannediyorsunuz?

 

Öyle değil. Ruslar çocuklarının geleceğini kurmaya, kurtarmaya çalışıyor.

 

Ruslar zarar falan görmedi!

Bizim en babayiğit, en etkili, temsil gücü en yüksek ve bu mevzularda başvurulacak en üstün figürümüz ise diyor ki “Bu işten Ruslar da zarar gördü! Şu kadar domates aldılar, bu kadar para ödediler” falan…

 

Asistanların derlediği devlet istatistikleriyle yapılmış üç günlük hesaplar… Sanki bugün ambargo kalksa, domates çiftçimizin bütün dertleri son bulacak…

 

Sanki istatistik bilgi verirsek (onlar bilmiyor ya…!) Rusları ikna edebilecekmişiz gibi, Rusların aslında rasyonel olmayan bir tutum içinde olduklarını anlatmaya çalışan; ufuksuz, düşüncesiz, anlamsız değerlendirmeler.

 

Ruslar zarar falan görmedi.

 

Ruslar planladıkları şeyi yaptılar, planladıkları sıkıntıları çektiler, planladıkları ödülü alıyorlar.

 

Ruslar bugünkü davranışlarını en az 10-15 yıl önce planladılar. “Zarar etti” dediğiniz şey zaten sürecin bir parçası. Bedel. Ödeyip geçecekler.

 

Karşılığında kendi domateslerini üretebildikleri, en küçüğü 100 dekarlık binlerce seraları olacak. Her birinde onlarca Rus işçi çalışacak. Bitkisel ürün ithalatına harcadıkları parayı tasarruf edecekler. Vergi kaçırma yollarının ‘kitabını yazmış’ yabancı tüccarlarla uğraşmayacaklar.* Gıdada bağımsızlık konusunda önemli mesafeler alacaklar.

 

 

Peki, biz ne yapacağız?

Biz ne yapacağız, peki? Hala “Tkaçev şunu dedi”, “Kremlin bunu dedi” diye geveleyerek, rivayetlerin peşinde ve boş umutlarla ticaret yapmaya çalışıyoruz.

 

Yalvar yakar; “Kapıları açıverin!” “Rusya bu işi daha fazla uzatmamalı!”…..

 

Sanki Rusların tek derdi şu: “Türkler nasıl hissediyor!”

 

Rusya bir şeyleri uzatmıyor ki. Adam normal işini yapıyor; planı programı var; uyguluyor. ‘Uzatmak, kısaltmak’ falan umurunda değil ki…

 

Rus Tarım Bakanı Tkaçev Vladivostok’taki demecinde “Rusya’da domatesin yetişmediği kış aylarında Türkiye’den belirli miktarlarda domates alımına başlayabiliriz” diye açıkça ifade etti.

 

Yani, içerde yetiştirdiği mal yetişmezse bizden domates alacak. Biz de “Nihayet ambargo gevşetiliyor mu!” diye hevesleneceğiz…

 

Bugünden bir kere daha söyleyelim; heveslenmeyin.

 

Onun yerine ileri görüşlü olmaya çalışın. Çok yıllık planlamalar yapın. Planı, programı bozan kim olursa olsun direk devreden çıkarın. Tarımsal üretim süreçlerini üç günlük politik çıkarlar doğrultusunda evire çevire kullananlara fırsat vermeyin. Başkalarının tezgâhında malzeme olmayın. Kooperatif mi dersiniz, birlik mi dersiniz; bir araya gelin, örgütlenin.

 

Çocuklarınızın geleceğini kurun.

*Vergi kaçırma hususundaki imalarımızı yadırgayanlar olabilir. Yadırganacak bir şey yok. Duyumlarımıza göre Kremlin, kendi bilgisi dışında vergi kaçırmaya kalkanlara karşı aşırı derecede duyarlılık gösteriyor. Yine duyduklarımıza göre Rus hapishanelerinde vergi kaçakçılığı yüzünden yakalanan ve henüz mahkeme yüzü bile görmeden, 3–5 yıldır tutuklu bulunan yabancı tüccarlar var. Rusya’da iş yaparken, yakalanma korkusuyla artık bu ülkeye giriş yapamayan yabancı (Rus olmayan) iş adamlarının varlığı da rivayet ediliyor.

  • Etiketler
  • Yorumla
ARŞİV
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz