Özkan’ın laboratuar mücadelesi | Körfez Gazetesi
Büyükşehirden üniversite camisine destek

Büyükşehirden üniversite camisine destek

2 ayda 27 işyerini soydu

2 ayda 27 işyerini soydu

Butik otel yangında kül oldu

Butik otel yangında kül oldu

3 metreden dere yatağına düştü

3 metreden dere yatağına düştü

Yerleşik Ruslarda seçim hazırlığı

Yerleşik Ruslarda seçim hazırlığı

Özkan’ın laboratuar mücadelesi
Özkan’ın laboratuar mücadelesi

TAM yüz nakli ve çift kol nakilleriyle adını duyuran Prof. Dr. Ömer Özkan, Akdeniz Üniversitesi’nde organ nakli ve kompozit doku araştırmalarına yönelik laboratuar kurulması için 2 yıldır mücadele verdiklerini belirterek, “Önümüzde bir tek maddi imkan kaldı. Bunu da aşarsak çok güzel olacak” dedi Türkiye’de ilk yüz ve çift kol ile dünyada ilk rahim naklini gerçekleştiren […]

TAM yüz nakli ve çift kol nakilleriyle adını duyuran Prof. Dr. Ömer Özkan, Akdeniz Üniversitesi’nde organ nakli ve kompozit doku araştırmalarına yönelik laboratuar kurulması için 2 yıldır mücadele verdiklerini belirterek, “Önümüzde bir tek maddi imkan kaldı. Bunu da aşarsak çok güzel olacak” dedi

Türkiye’de ilk yüz ve çift kol ile dünyada ilk rahim naklini gerçekleştiren Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan, Türkiye’de araştırma çalışmalarının yapılabileceği laboratuarların yetersizliğinden yakındı. Prof. Dr. Özkan, “Mesela biz, kompozit doku naklini yapabiliyorsak bunun ilaçları zamanında bir yerlerde bulunmuş, bu ameliyatları birileri daha önce yapmış ve biz bunların üzerinden götürmüşüz. Değişik teknikler buluyoruz biz de ama biz, ‘Başkalarının yaptığı ameliyatları burada yapalım’ demişiz. Mesela kullanılan ilaçların hiçbirini burada üretmemişiz” diye konuştu.

ÇOK DAHA FAZLASINI YAPMALIYIZ

Kemik iliği, kök hücre, doku ve karaciğer hücrelerini üretme çalışmalarının yapılacağı yerlerin laboratuarlar olduğunu belirten Özkan, “Yurt dışına gittiğimizde ‘Türkiye çok iyi’ diyorlar; ama neden bahsediyorlar? Yapılan karaciğer nakli, böbrek nakli sayısından bahsediyor. ‘O karaciğer nakliyle ilgili şu yöntemi bulmuşsunuz’ denilen şey, var elbette; ama çok az. Kol naklini yapıyoruz; ama dünyadan farklı ne yapıyoruz? Hiçbir şey yapmıyoruz. Dünyada insanlar, yemek borusu, mesane üretmeye çalışıyor. Bizim burada bunun çok daha ötesini yapmamız lazım” dedi.
UZUN DÖNEMLİ DÜŞÜNEMİYORUZ

Araştırma laboratuarlarının kurulmasının çok kolay olmadığını da dile getiren Prof. Dr. Özkan, şunları söyledi: “Bir inşaat ruhsatı alıp, bina yapılması gibi değil. Altyapıyı hazırlamanız lazım, kendinizi iyi ifade edebilmeniz lazım, daha da önemlisi para bulmanız lazım. İlerlemek için insanların, bunun hakikaten gerekli olduğuna, bunun öncelik olduğuna inanması lazım. Bizde kısa dönem çok önemlidir. Mesela ‘Kısa dönemde şu kadar böbrek nakli yapacağız’ dendiğinde insanların çok hoşuna gidiyor; ama ‘Uzun dönemde biz böbrekleri şöyle yapacağız’ dendiği zaman 5 sene sonrayı kimse düşünmüyor. Bizim bu coğrafyanın böyle bir sıkıntısı var. Uzun dönemli düşünemiyoruz. Bugün ‘Ben böbrek hücresi üreteceğim’ deseniz, ‘Ne zaman üretiyorsun?’ diye sorarlar. ‘5 sene sonra karaciğer hücresi üreteceğim, 5 sene sonra belki karaciğer nakli yapmayacağız’ deseniz 5 sene çok uzun geliyor insanlara.”

LABORATUVAR, PARA ENGELİNE KATILDI

Akdeniz Üniversitesi’nde organ nakli ve kompozit doku araştırmalarına yönelik laboratuar kurulması için 2 yıldır uğraştıklarını anlatan Özkan, “Önümüzde bir tek maddi imkan kaldı. Bunu da aşarsak çok güzel olacak. Rektörümüz ve başhekim destek oluyor; ancak maddi engele takılıyoruz. Yöneticilerin bu sorunu çözmesi gerekiyor. Bu laboratuarların benzerlerinin Türkiye’nin birçok yerinde kurulması gerekiyor. Temel bilimlere destek olmamız gerekiyor. Bunun için de uğraşımız devam ediyor. Konuştuğumuz herkesin de bizi anladığını ve destek olacağını umuyoruz” dedi.

YURT DIŞINA KAPTIRIYORUZ

Türkiye’de yapılan kol ve yüz nakillerinin başarılı nakiller olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özkan, “Nakilleri yapıyoruz. Başarılı, güzel nakiller; ama maalesef bu nakillerde ilaç kullanıyoruz. O zaman tıp, nereye gidiyor? Birincisi, bu nakillere ihtiyaç duyulmayacak yöntemler. İkincisi de yapılan nakilleri daha az komplikasyona yol açacak ilaçlar ve yöntemlerle yapmak. Yani ameliyatı daha az komplikasyona yol açacak ameliyat olarak planlamak ve yaptıktan sonra hastaya sorun yaratmayacak ilaçlar kullanmak. Ayrıca bir de gelecekte bunların hiçbirine ihtiyaç duymayacak değişik yöntemler ki bunlar belki 20, belki 40 sene sonraki yöntemlerdir” diye konuştu.  (DHA)

 

  • Etiketler
  • Yorumla
ARŞİV
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz