Ovalarımızı dağlarımıza benzetmeyelim | Körfez Gazetesi
Antalyaspor’da kombine sevinci

Antalyaspor’da kombine sevinci

Döşemealtı’nın gururu İpek

Döşemealtı’nın gururu İpek

TFF’den Başkan Çalık’a teşekkür ziyareti

TFF’den Başkan Çalık’a teşekkür ziyareti

Robin van Persie gidiyor

Robin van Persie gidiyor

Muratpaşa’nın şampiyon jimnastikçileri

Muratpaşa’nın şampiyon jimnastikçileri

Ovalarımızı dağlarımıza benzetmeyelim
Ovalarımızı dağlarımıza benzetmeyelim

Dün Tarım Konseyi toplantısını izledik. Vali Karaloğlu, tarımın kötüye gittiğini söyleyenleri eleştirerek, “Tarım iyiye gidiyor” dedi. Tarım Konseyi Başkanı Ali Çandır’ın yorumu ise Vali Karaloğlu’nun iyimserliğiyle çakışmıyordu. Çandır, 2000 yılında yükselişe geçen tarımın 2010 yılında zirve yaptığını, 2015 yılına gelindiğinde 2010’daki kazancın 3’te 2’sinin kaybolduğunu dile getirdi. Çandır’ın vurguladığı bir başka nokta, devlet destekleri ve […]

Dün Tarım Konseyi toplantısını izledik. Vali Karaloğlu, tarımın kötüye gittiğini söyleyenleri eleştirerek, “Tarım iyiye gidiyor” dedi. Tarım Konseyi Başkanı Ali Çandır’ın yorumu ise Vali Karaloğlu’nun iyimserliğiyle çakışmıyordu. Çandır, 2000 yılında yükselişe geçen tarımın 2010 yılında zirve yaptığını, 2015 yılına gelindiğinde 2010’daki kazancın 3’te 2’sinin kaybolduğunu dile getirdi. Çandır’ın vurguladığı bir başka nokta, devlet destekleri ve teşviklerinden Antalya’nın yeterince yararlanamıyor olmasıydı.

‘ANTALYA YAKLAŞIMI’NA KATKI SUNMALI
Çandır, Antalya ekonomisinin iki lokomotif sektörü tarım ve turizmdeki sorunun “Antalya Yaklaşımı” ile çözülebileceğini bizim katıldığımız hemen her toplantıda gündeme getirdi. Gazeteciler olarak dünkü toplantının birinci bölümünü izleyebildik. Çandır’ın kötümser, Karaloğlu’nun iyimser yorumlarının Tarım Konseyi’nin basına kapalı olan ikinci bölümünde tarımın alt sektör temsilcileri tarafından tartışıldığını, ortaya çıkan sonuçların “Antalya Yaklaşımı”nın alt başlıkları olarak not edildiğini düşünüyoruz.

‘DEVRİM’ NİTELİĞİNDE BİR KARAR
Vali Karaloğlu’nun dile getirdiği “devrim” niteliğindeki bir karar, Antalya’daki 9 ovanın tarımsal sit alanı ilan edilmesi kararı, hepimizi mutlu etti. Karaloğlu’nun, “Birinci sınıf tarım arazilerimizin bir bölümünü, üzerlerine şehirler, sanayi alanları kurarak kaybettik. Tarım alanlarımızı korumamız, sanayi ve şehir alanlarını marjinal alanlara kaydırmamız lazım” şeklindeki sözleri, tarım alanlarının ranta kurban edilmesinden rahatsızlık duyanların düşünceleriyle bire bir örtüşüyor. Karaloğlu, bu kadarla da yetinmedi, “Ovalar sit ilan ediliyor ve imara açma veya yapılaşmaya kesinlikle izin verilmeyecek. Hiç kimse ‘burası gelecekte imara açılır’ diye yüksek fiyata arazi almaya kakmasın!” uyarısında bulundu.

İNANMAK İSTİYORUZ
Bu ifadeler de tarım alanlarının ranta kurban edilmesine karşı çıkanların, tarım alanlarının ranta kurban edilmesine karşı mücadele yürütenlerin duygularını dile getiren ifadeler. Bu ifadeleri yaşadığımız kentin en yüksek mevkisindeki yöneticisinden duymak son derece sevindirici. Bu ifadeleri dile getiren Sayın Valimizin içtenliğinden de en küçük bir kuşkumuz olamaz. Yine de, yaşadığımız, bu kentin yaşadığı onca olumsuz deneyimin ardından, sit alanı da ilan edilse, tarım alanlarının imara açılmayacağına inanmamız epey zor. “Bakanlığın ‘kamu yararı’ kararıyla açılabilir” ibareleri de zaten Resmi Gazete’de yayınlanacak kararın koşula bağlı, ucunun açık olduğunu işaret eder yönde.

DAĞLARIMIZA BENZEMESİNLER
“Yaşadığımız onca deneyim” diyoruz; bu deneyimleri peyderpey taş ve maden ocakları, hidroelektrik santralleri (HES) inşaatlarıyla karşılaştığımızda yaşamaktayız. Antalya coğrafyasının yüzölçümü olarak 4’te 1’i taş ve maden ocaklarına tahsis edilmiş durumda. Antalya’nın büyük – küçük bütün akarsuları, yazın suyu kuruyan ırmakları, dereleri, HES inşaatlarına ayrılmış bulunuyor. Taş ve maden ocağı ya da HES inşaatlarının bulunduğu alanlardaki birinci – ikinci – üçüncü sınıf tarım arazileri de “kamu yararı” adına bu işlerle uğraşan firmaların kullanımına sunuldu. Antalya ovalarının akıbetinin taş ve maden ocaklarıyla delik deşik edilmiş dağlarımızınki gibi olmamasını dileyerek, bu kararı alan siyasetçi ve bürokratlarımıza; bakanlığın belirlediği 7 ovaya ek 2 ova daha öneren Sayın Valimize teşekkür ediyoruz.

  • Etiketler
  • Yorumla
KÖŞE YAZILARI
ARŞİV
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz