OHAL’de gazetecilik | Körfez Gazetesi
Antalyaspor’da kombine sevinci

Antalyaspor’da kombine sevinci

Döşemealtı’nın gururu İpek

Döşemealtı’nın gururu İpek

TFF’den Başkan Çalık’a teşekkür ziyareti

TFF’den Başkan Çalık’a teşekkür ziyareti

Robin van Persie gidiyor

Robin van Persie gidiyor

Muratpaşa’nın şampiyon jimnastikçileri

Muratpaşa’nın şampiyon jimnastikçileri

OHAL’de gazetecilik
OHAL’de gazetecilik

15 Temmuz darbecileri halkın üzerine kurşun yağdırdı. Yüzlerce insanımızın hayatını kaybettiği bu girişim başarılı olsaydı daha nice insanımız ölecek; on binlerce, yüz binlerce insanımız işkencelerden geçecek; Türkiye, tarihin gördüğü en acımasız askeri diktatörlüklerden birine sahne olacaktı. Darbeci canilere bu nedenle öfke duymamız, lanet okumamız; bunların işledikleri cinayetlere denk düşen ağır cezalara çarptırılmalarını istememiz oldukça anlaşılır […]

15 Temmuz darbecileri halkın üzerine kurşun yağdırdı. Yüzlerce insanımızın hayatını kaybettiği bu girişim başarılı olsaydı daha nice insanımız ölecek; on binlerce, yüz binlerce insanımız işkencelerden geçecek; Türkiye, tarihin gördüğü en acımasız askeri diktatörlüklerden birine sahne olacaktı. Darbeci canilere bu nedenle öfke duymamız, lanet okumamız; bunların işledikleri cinayetlere denk düşen ağır cezalara çarptırılmalarını istememiz oldukça anlaşılır bir şey.

SGK KAYDI İÇİN GÖZALTI
Olağanüstü Hal kararı sonrası gündeme gelen uygulamalarsa, daha baştan bu amacın çok ötesine geçen sonuçlar üretmeye başladı. Sıradan gazeteciler gözaltına alınıp tutuklanıyor. Antalya’da Cihan Haber Ajansı’nda SGK kaydı olduğu gerekçesiyle 10’a yakın muhabir tutuklanarak cezaevine konuldu. Ortada kesinleşmiş bir yargı kararı olmadığı halde yaşadığımız kentin en köklü gazetesi Antalya’nın kapısına kilit vuruldu, onlarca meslektaşımız açlığa terk edildi.

HİLMİ YAVUZ’DAN TERÖRİST YARATMAK
Hilmi Yavuz için gözaltı kararı alınması OHAL’le gelen yeni dönemde işlerin nereye varacağının, dahası işlerin nereye varacağı belli olmayacak şekilde kantarın topuzunun kaçtığının kanıtı. Mevcut uygulama böylesi bir seyirle 12 Eylül hukukunu aratır hale gelir. 12 Eylül’de “terör örgütünün üyesi” olma, “terör örgütünün sair efradından” olma, “terör örgütü sempatizanı” olma ayrımları yapılıyor; tutuklamalar, cezalar buna göre gündeme getiriliyordu. 12 Eylül hukukunda “düşünce suçları”yla “terör” suçları ayrı ele alınıyor; “düşünce suçları”yla ilgili 141. – 142. Maddeler darbe yıllarının ardından suç olmaktan çıkarılıyordu.

SINIR TANIMAZLIKTA SINIR AŞILDI
Darbeye kalkışan, darbeye katılan “terör” suçlularıyla, “ılımlı İslamiyet”in temsilcisi olduğunu düşünerek Cemaatçilerin yanında, yakınında bulunanların, 100 milyar dolarlık bir sermayeye hitap eden Cemaatçi ekonomiyle uzak – yakın ilişki kuranların, Cemaatçilerin gazetesinde televizyonunda çalışanların bir görülmesi, OHAL’in “anti-darbeci” hukukununun 12 Eylül hukukunun da gerisinde olduğuna, OHAL’le gelen sınır tanımazlığın 12 Eylül’le gelen sınır tanımazlığın şimdiden ötesine geçtiğine işaret eder.

SUÇ VARSA HERKES İÇİN VAR
Bu ilişkiler suç teşkil ediyorsa, edecekse herkes için etmeli. Ne var ki o zaman da gözaltına alınmayacak, tutuklanmayacak insan sayısı bendeniz benzeri partisiz, derneksiz, cemaatsiz dinozorlarla sınırlı kalır. Yaşadığımız ve yaşamaya devam edeceğimiz dönemin bedelini masumlara ödetmek istemiyorsak, suçun tanımını doğru yapmamız, gazete muhabiri Kenan Baş’tan, Şair Hilmi Yavuz’dan “terör örgütü üyesi” yaratmaktan kaçınmamız gerekir. 15

VİCDANEN RAHAT MISINIZ?
15 Temmuz’un ardından tutuklanan gazeteci arkadaşlarımla ilgili bu değerlendirmeyi yapmışım. Antalya’dan tutuklanan gazeteci arkadaşlarımızın tamamına yakını iddianamenin hazırlanmasının ardından  tahliye edildi. Dava dosyası, kalan iki arkadaşımızın da ilk duruşmada tahliye edileceğine işaret ediyor. Bu arkadaşlarımızın mağduriyeti karşısında takındığımız tavırla ilgili vicdanımız ne kadar rahat? 8 ay önce yapılan mütevazı bir yorumu şimdi gündeme getirmemin nedeni bu. Cezaevindeki yüzlerce meslektaşımızın mağduriyeti için de sorabiliriz aynı soruyu kendimize. Cevap gazeteci olarak durduğumuz yeri, nerede durduğumuzu gösterecektir. Aynı kaygıyı umarım siz de taşımışsınızdır.

  • Etiketler
  • Yorumla
KÖŞE YAZILARI
ARŞİV
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz